Kemal Şengül'ün Köşesi

F1 2017 ilk yarı raporu: Vettel lider başladı lider bitirdi

Motorsport.com Türkiye editörlerinden Kemal Şengül, 2017 Formula 1 sezonunun ilk yarısında yaşananları analiz ediyor.

Sezon öncesi testleri başlamadan şampiyonluk savaşının Red Bull ve Mercedes arasında geçmesini bekliyorduk. Sonuçta Red Bull son yıllarda gridin en iyi şasisini ortaya koyuyordu ve Mercedes, harika şekilde paketlenmiş motor/şasi birleşimiyle yine şampiyonluğun en büyük adaylarından birisi olacaktı. Ferrari ise tamamiyle kapalı bir kutu gibiydi. Son yıllarda büyük çabalara rağmen istenilen şampiyonluğun bir türlü gelmemesi artık beklentilerin düşmesine neden oluyor. Durum böyleyken, Ferrari taraftarları da sezon öncesinde temkinli kalmak istediler. Son yıllarda olduğu gibi umutla başlayan ve hüsranla biten bir sezon daha yaşamak istemiyorlardı.

Sezon öncesi testleriyle birlikte Red Bull'un geride kaldığını ve Ferrari'nin ise ön plana çıktığını gördük. Sanırım tek doğru tahmin Mercedes'in yine güçlü olmasıydı. İtalyan takım, Mattia Binotto önderliğinde hem motor hem de şasi anlamında çok iyi bir araç ortaya koydu, buna takımın başarıya olan açlığını da eklediğimizde ortaya muhteşem bir sinerji çıktı. Avustralya'da Vettel'in aldığı muhteşem zafer sadece bir başlangıç gibi görünüyordu.

Ferrari'nin ilk yarışlarda Mercedes'e karşı bir avantajı olduğu ortadaydı. SF70-H daha dengeli ve daha iyi bir araç olduğu için, piste çıktığı ilk andan itibaren Vettel ve Raikkonen'e istediği o "tatlı" duyguyu veriyordu. Takım ayarları daha iyi yapabiliyordu, zaman zaman sorun yaşadıklarını gördük ancak bu sorunlar Mercedes'in yaşadığı kadar büyük değildi. Lastiklere çok iyi bakan bir Ferrari görüyorduk, Mercedes ise genelde lastikleri doğru aralıkta tutmayı başaramıyordu. Bunun pek çok sebebi olduğunu söylemek mümkündü, tamamiyle farklı araç tasarımlarından bahsediyoruz. Araçların önden duruşuna baktığımızda bile tamamen farklı konseptlere sahip olduğunu görüyoruz. Bu tasarımların artıları ve eksileri de oluyor. Daha uzun bir dingil mesafesi seçen bir Mercedes, daha kısa bir dingel mesafesine sahip olan bir Ferrari var. Bu tasarım felsefesi Ferrari'yi Monaco, Macaristan ve Singapur gibi pistlerde öne çıkartırken, Silverstone gibi yarışlarda ani bir Mercedes dublesi görmek kaçınılmaz oluyor.

İlk yarıdan kısa kısa

Ferrari'nin sezonun ilk yarısında zaman zaman önüne çıkan fırsatları avantaja çeviremediğini gördük. Örneğin Çin GP'sinda galibiyet için savaşabilirlerdi, Hamilton yarışa pole'den başlamıştı ama erken yapılan pit ve Giovinazzi'nin kazası... Takımın stratejisini alt üst etti ve Vettel kendisini podyum dışında buldu. Dönüp o gün atılan turlara baktığımızda, Vettel ve Hamilton arasında muhtemel bir galibiyet savaşı yaşanması gerektiğini net şekilde görebiliriz. Yine de Vettel o yarışta hasarı minimumda tutacak atakları yapmayı başardı ve şampiyona liderliği için son ana kadar zorladı.

Bahreyn'de Vettel, Hamilton'dan iyi bir tempo yakaladı ve rakibinin cezasını da iyi değerlendirerek zafere ulaşmayı başardı. Ama Mercedes pilotlar ikinci ve üçüncü olarak, belki de maksimumu almayı başardılar. Mercedes kazanamasa bile hafta sonundan mümkün olan en iyi sonucu almayı başarıyordu.

Sochi pistinde Vettel'in şampiyonadaki en büyük rakibi Hamilton sorun yaşadı ancak Bottas ön plana çıktı. Hamilton hafta sonu boyunca araçtan istediği dengeyi bir türlü alamadı. Durum böyle olunca sıralama turlarında yarım saniye geride kaldı. Takım arkadaşı Bottas ise, söylediğimiz şekilde o "tatlı" aralığı yakalamayı başardığı için araçtan maksimumu aldı. Mercedes, yavaş yavaş aracı anlamaya başlamıştı ve bunu iki araçla birden yapamasa bile tek araçla yapmayı başarmıştı. Tabii bunda sürüş stillerinin de payı olabilir. Bottas iyi bir startla öne fırladı ve Mercedes'in güçlü olması beklenilen Rusya'da kariyerinin ilk zaferini elde etti. Ama Mercedes'in burada Ferrari'den daha üstün olduğunu söylemek mümkün değildi. Zaten bitiş çizgisini geçtiklerinde aralarındaki fark 0.6 saniyeydi. Hamilton da yarışı 36 saniye geride bitirdi ve adeta bir "pazar sürüşü" yaptı.

İspanya genel olarak hızlı virajlarıyla şasiyi ön plana çıkartan pistlerden birisi ve Mercedes-Ferrari savaşındaki durumun ne olacağını hepimiz merak ediyorduk. Mercedes buraya büyük bir güncelleme paketiyle gelmişti ve bu güncelleme paketi iyi çalıştı. Hamilton pole'den başladı ama Vettel kendisinden daha iyi kalktı ve ilk sıraya yükseldi. Belki de çoğumuz Vettel'in alıp başını gideceğini düşündük, ama öyle olmadı. Mercedes daha güçlü yarış temposuyla birlikte, Hamilton Vettel'i geçti ve liderliği devraldı. O andan itibaren fark 4 saniyeyi buldu. O gün kazanan Mercedes, 2017'de ilk kez üst üste yarış kazanmayı başarmış oldu. İlk virajda yaşanan temas Raikkonen'i yarış dışı bırakırken, belki de Fin pilotun "ahını alan" Bottas motor patlatarak yarışa veda etti. Bu sonuçla Mercedes Ferrari'den 7 puan çalmayı başardı.

Monaco sezonun kırılma anlarından birisi olarak gösterilebilir. İspanya'nın ardından Ferrari'nin temposu konusunda bazı kaygılar vardı. Ama Mercedes, Monaco'da lastikleri çalıştırmayı başaramayınca, Ferrari de hafta sonu boyunca güçlü bir performans sergileyince zafer Ferrari'nin oldu. Raikkonen pole pozisyonunu alarak Ferrari taraftarlarını iki kat mutlu ederken, yarışta zafer Vettel'in oldu. Mercedes'ler podyum dışında kaldı, Ferrari yıllar sonra duble yaptı. Rüzgar tersine mi dönüyordu? Yorumları hepimiz hatırlarız. Mercedes'ten kaygılı açıklamalar gelmeye başlamıştı. Herkes sorunun tekrarlanmaması gerektiğini söylüyordu. Wolff endişeliydi, Lauda mutlu değildi.

Monaco'nun ardından şampiyona durumu:

SıraPilotlarPuanaustraliachinabahrainrussiaspainmonaco
1 germany Sebastian Vettel 129 25/1 18/2 25/1 18/2 18/2 25/1
2 united_kingdom Lewis Hamilton 104 18/2 25/1 18/2 12/4 25/1 6/7
3 finland Valtteri Bottas 75 15/3 8/6 15/3 25/1 - 12/4
4 australia Daniel Ricciardo 57 - 12/4 10/5 - 15/3 15/3
5 finland Kimi Raikkonen 67 12/4 10/5 12/4 15/3 - 18/2

Montreal'e giderken kendinden emin bir Ferrari ve kaygılı bir Mercedes vardı. Ama Hamilton pole'den başladığı yarışı baştan sona üstün götürürken, Ferrari'ler yaşadığı sorunlarla birlikte oldukça zor bir hafta sonu geçirdiler. Bottas da gerilerden gelerek takımına dubleyi getiren isim olmayı başardı. Mercedes bu zaferle/dubleyle rahatlarken, Bakü'ye daha güvenle gitti. İnişler ve çıkışlar böylelikle devam etti. Bir yarış sonra neler olacağını kimse bilmiyordu. Bakü'yü kim kazanacaktı? Mercedes güçlü formunu sürdürecek miydi? Ferrari gerçek temposunu ortaya koyamadığı Montreal'in ardından yeniden zafer alabilecek miydi? Belki de yıllardır en çok özlediğimiz duygu buydu. Bakü yarışı ortadaydı, motor gücünü ön plana çıkartan bir pistti ve Mercedes'in avantajlı olacağı düşünülüyordu. Ama Ferrari'nin çok fazla geride kalması beklenmiyordu.

Hafta sonunun başından itibaren güçlü olan bir Hamilton ve Mercedes vardı. İngiliz pilot, sıralama turlarında Bottas'tan 0.4, Raikkonen'den 1.1 saniye daha hızlı bir tur attı. Bu tur bizi adeta bir önceki yıllara götürdü. Hepimiz bir "ne oluyor?" dedik. Yarış öncesinde "yağ yakma" konusunda yeni düzenlemeler gelmişti ve padokta Ferrari'nin bu yüzden geride kaldığı dedikoduları dolaşmaya başladı. Ama Vettel'in sıralama turları öncesinde yaşadığı sorun kendisini eski motora geçmeye zorladı. Bu motorun ömrü dolmak üzereydi ve Vettel üçüncü seansı tamamiyle kaçırmıştı. Hepimiz biliriz, pilotlar genelde ikinci seansta yarış üçüncü seansta ise sıralama turları çalışması yapar. Üçüncü seansta kaçan zamanlar sizi sıralama turlarında zor durumda bırakır. Peki bu yarışa nasıl yansıyacaktı? Yarışta Bottas-Raikkonen temasından sonra ikinci sıraya yükselen Vettel'in Hamilton'la benzer tempoda gittiği en azından sıralama turlarındaki o devasa farkın yarışa yansımadığını gördük. Ancak Hamilton'ın kafalığı yerinden çıkınca, Vettel de Hamilton'a yaptığı hareketten sonra ceza alınca galibiyet Ricciardo'ya, ikincilik son sıraya kadar düşen Bottas'a, üçüncülük de ilk yarışların en kötü isimlerinden birisi olan Stroll'a gitti. Hamilton-Vettel arasındaki puan farkı kapanıyor derken, Vettel Hamilton'ın önünde finiş görünce puan farkı daha da açılmış oldu. Tabii bir de işin takımlar boyutu var. Raikkonen ilk virajdaki temastan sonra hasarlı araçla yarıştı, sonrasında lastik patlatınca hafta sonunu puansız kapattı. Mercedes ise iki araçla birden puanla ayrıldı ve markalar klasmanında Ferrari'yle arayı açmaya başladı. Kanada GP'sindeki 43 puandan sonra burada gelen puanlar Mercedes için bir teselli gibiydi. Raikkonen'in yarış dışı kalmasıyla birlikte Mercedes Ferrari'den puan çalmayı başarmıştı.

Azerbaycan'ın ardından şampiyona durumu:

SıraPilotlarPuanaustraliachinabahrainrussiaspainmonacocanadaazerbaijan
1 germany Sebastian Vettel 202 25/1 18/2 25/1 18/2 18/2 25/1 12/4 12/4
2 united_kingdom Lewis Hamilton 188 18/2 25/1 18/2 12/4 25/1 6/7 25/1 10/5
3 finland Valtteri Bottas 169 15/3 8/6 15/3 25/1 - 12/4 18/2 18/2
4 australia Daniel Ricciardo 117 - 12/4 10/5 - 15/3 15/3 15/3 25/1
5 finland Kimi Raikkonen 116 12/4 10/5 12/4 15/3 - 18/2 6/7 -/14

Mercedes Bakü'de, vites kutusunda bazı değişikliklere giderek daha hızlı ve daha iyi vites aralıkları bulmaya çalışmıştı. Ancak bu ayarlar vites kutusuna zarar verdi ve hem Hamilton hem de Bottas, yarış dışı kalmadıkları için vites kutusu cezası almadan bunları değiştiremeyecekti. Bakü'de daha iyi olalım derken takım elini yüzüne bulaştırmış ve şampiyonluk savaşı veren ikilisinin vites kutusunu bozmuştu.

Hamilton'ın vites kutusundaki problem daha büyüktü, takım risk almadı ve Hamilton, üçüncü sırada tamamladığı Avusturya sıralama turlarına sekizinci sıradan başladı. Vettel ise Bottas'ın hemen gerisinde ikinci oldu. Yarış böyle başladı ve kısmen böyle bitti. İlk iki sıra değişmedi, Mercedes beklenildiği gibi güçlüydü ama Azerbaycan'daki devasa sıralama turları farkından eser yoktu. Vettel son bölümde farkı kapattı ve Bottas'a atak yapmaya çalıştı ama yer yoktu, galibiyet Bottas'a gitti. Ricciardo harika bir performansla bu ikiliden kopmadan üçüncü oldu, Avustralyalı pilotu geçemeyen Hamilton ise dördüncü olarak podyum dışı kaldı. Raikkonen hayal kırıklığı yaratan performansının ardından beşinci oldu ve Mercedes bir kez daha takımlar şampiyonasında puan farkını açma şansı yakaladı. Vettel ise puan farkını iyiden iyiye yükseltti.

Sıradaki durak yeni araçlarla birlikte turun yüzde 90'ının tam gazla geçileceği Silverstone'du. Bu Ferrari ve Mercedes için ne anlama geliyordu? Mercedes'in sahip olduğu paket, Silverstone gibi yüksek hızlı virajlara sahip olan ve tam gazla geçilen pistlere daha uygundu. Ferrari ise Monaco gibi, bol virajlı, düşük süratli ve yüksek downforce isteyen pistlerde iyiydi. Durum böyle olunca beklenti Mercedes'in kazanacağı yönündeydi ve öyle de oldu. Hamilton hafta sonu boyunca çok güçlü bir performans sergiledi. Pole'den başladığı yarışı rahat şekilde kazandı. Ferrari pilotlarına kıyasla daha iyi bir tempo tutturdu. Ferrari'ler hasarı minimumda tutmak üzereyken, önce Raikkonen sonra Vettel lastik patlattı ve Mercedes hanesine 43 puan daha yazıldı. Ferrari ise hayal kırıklığı ve eleştirilerle ayrıldı Britanya'dan. Hamilton'ın ülkesi, Ferrari ve Vettel'e iyi gelmemişti. Bottas vites kutusu cezasıyla geriden başladığı yarışta ikinci olmuş oldu. Raikkonen üçüncü, Vettel ise ancak altıncı olmuştu.

Yarıştan sonra başta İtalyan basını başta olmak üzere çoğu kesim Ferrari'yi eleştirdi. Ferrari'nin son galibiyetinin üzerinden 4 yarış geçmişti ve galibiyet kazanamadığınız her yarışın şampiyonluk savaşında size yardımcı olmayacağını biliyoruz. Şampiyonluk savaşında rüzgar Hamilton ve Mercedes'ten yana çevrilmiş gibiydi. Markalar klasmanında puan farkı açılmış, pilotlar şampiyonasında ise sadece bir puan kalmıştı.

Ama Ferrari'nin imdadına oldukça iyi olması beklenilen Macaristan yetişti. Ferrari cumartesi günü itibariyle öne geçti ve bir daha da arkasına bakmadı. Sıralama turlarında Vettel, Raikkonen ve Bottas 0.1 saniye içinde yer aldılar. Ama Hamilton gerideydi. Fren ve denge problemleri başını ağrıtıyor gibiydi. Mercedes'in Q3'teki avantajı ortada ve Ferrari buna rağmen Mercedes ikilisini geçmeyi başarmıştı. Galibiyetle önlerindeki tek engel start gibiydi. İyi bir startla birlikte, direksiyonu sorununa rağmen zafer Ferrari çiftine gitti. Vettel direksiyon sorunu yüzünden virajlara istediği gibi saldıramadı, durum böyle olunca tempo kaybı yaşadı. Arkasındaki takım arkadaşı Raikkonen kendisinden daha hızlıydı ama Ferrari, şampiyona lideri Vettel'i korumak amacıyla buna izin vermedi. Mercedes bunu avantaja çevirmeye çalıştı ama Raikkonen hata yapmayınca, Hamilton da lastiklerini bitirince Ferrari 12 saniye farkla rahat bir zafer elde etti. Sürpriz şekilde Bottas'a yol veren Hamilton ise dördüncü oldu ve puan farkının 10'un üzerine çıkmasına engel olamadı. Bottas'a yer vererek de ekstradan üç puan kaybetmiş oldu.

Şampiyonluk savaşının seyri

Bu yıl şimdiye kadar inişler ve çıkışlar yaşandığını alınan galibiyet ve podyumlardan görebiliriz. Genel tabloya bakarsak, Mercedes çoğu yarışta Ferrari'den daha fazla puan almayı başardı. Yani bir pilot sorun yaşadığında diğeriyle bunu telafi etme şansı yakaladı. Ama Ferrari'de genel olarak yaşanan sorunlar ve Raikkonen'in şanssızlıkları buna engel oldu.

Bunda Raikkonen'i suçlamak pek mümkün değil. Örneğin İspanya'da Bottas'ın temasıyla yarış dışı kaldı. Kanada GP'sinde fren sorunu yaşadı, Azerbaycan'da yine Bottas teması ve pistteki parçaların kurbanı oldu. Şu ana kadar en eleştirildiği yarış Avusturya'ydı. Monaco itibariyle vites arttırmasına rağmen üst üste yaşanılan sorunlar hem kendisinin hem de Ferrari'nin puan kaybı yaşamasına engel olamadı. Son iki yarışa bakarsak Raikkonen hep Vettel'le aynı tempoda ve zaman zaman daha hızlı gitmeyi başardı. Avusturya performansı tartışılabilir ki zaten Marchionne kendisine bir eleştiride bulundu. Ama sezon başında yaşanılan problemler olmasaydı Raikkonen Avusturya'da öyle sürer miydi?

Mercedes'te de benzer tabloyu Hamilton için söylemek mümkün. İngiliz şampiyon Rusya, Monaco ve Macaristan'da Bottas'la aynı performansı sergileyemedi. Fakat Bottas, kariyeri boyunca en iyi yaptığı şey olan; istikrarını kullandı. Bottas genel olarak bir çizgi yakalamayı başarıp hemen hemen tüm yarışlarda bu çizgiden gitmeyi başarıyor. Sıralama turları ve yarışta Hamilton'dan bariz şekilde yavaş kaldığı çok az yarış vardı. Mesela Bakü sıralama turları bunun bir örneği olabilir.

Dönüp baktığımızda eğer sezon Monaco'da başlasaydı bugün şampiyona lideri Botttas olurdu. Bunu ben değil şampiyonada alınan puanlar söylüyor. Araca alışmaya devam ediyor ve Vettel/Hamilton'ın yaşadığı sorunları çok iyi değerlendiriyor. Henüz sezon başında takılma katıldığını unutmamak gerekiyor. Durum böyle olunca Bottas bir tebriği hak ediyor.

SıraTakımlarPuanaustraliachinabahrainrussiaspainmonacocanadaazerbaijanaustriaunited_kingdomhungary
1 germany Mercedes 357 33 33 33 37 25 18 43 28 37 43 27
2 italy Ferrari 318 37 28 37 33 18 43 18 12 28 21 43

Pilotlar şampiyonasında ise bahsettiğimiz istikrarın yeniden ön plana çıktığını görüyoruz. Vettel, ilk altı yarışta üç kez kazanırken, üç kez ikinci oldu. Hamilton ise bu dilimde iki galibiyet, iki ikincilik bir beşincilik ve bir de altıncılık aldı. Kanada'yla birlikte yükselişe geçen bir Hamilton var ve Macaristan dahil toplam 84 puan aldı. Bu zaman diliminde iki de galibiyet aldığını hatırlatmak lazım.

Vettel bu dilimde 73 puan aldı ve bunu sadece 1 galibiyet alarak başardı. Bottas aynı zamanda 94 puan almayı başardı. Ricciardo bu dilimde 60, Raikkonen ise 49 puan alabildi.

Bunlar genel istatistikler, buraya bakarsak Mercedes'in Monaco'dan sonra ciddi bir atağa kalktığını görüyoruz. Bunda aracı daha iyi anlamalar, getirilen güncellemelerin büyük payı var. Ama dediğimiz gibi Raikkonen'in yaşadığı sorunları unutmamak gerekiyor.

SıraPilotlarPuanaustraliachinabahrainrussiaspainmonacocanadaazerbaijanaustriaunited_kingdomhungary
1 germany Vettel 202 25/1 18/2 25/1 18/2 18/2 25/1 12/4 12/4 18/2 6/7 25/1
2 united_kingdom Hamilton 188 18/2 25/1 18/2 12/4 25/1 6/7 25/1 10/5 12/4 25/1 12/4
3 finland Bottas 169 15/3 8/6 15/3 25/1 - 12/4 18/2 18/2 25/1 18/2 15/3
4 australia Ricciardo 117 - 12/4 10/5 - 15/3 15/3 15/3 25/1 15/3 10/5 -
5 finland Raikkonen 116 12/4 10/5 12/4 15/3 - 18/2 6/7 -/14 10/5 15/3 18/2

Sıralama ve yarış performansları:

Bu yıl şimdiye kadar, en iyi sıralama performansına sahip olan ismin Vettel olduğunu söyleyebiliriz. Geride bıraktığımız 11 yarıştaki en kötü sonucu dördüncülük oldu. Tüm sıralama turlarında ikinci bölüme kalmayı başardı. Grid ortalaması şu anda 2,18. Raikkonen'e karşı sekize üç üstünlük kurmayı başardı. İki kez de pole pozisyonu aldı.

Kendisine en yakın isim Bottas, 2,64'lük bir grid ortalamasına sahipti. Bottas'ta bahsettiğim istikrar tam olarak bu. Onun da en kötü sonucu dördüncülük, tüm sıralama turlarında son bölüme kalmayı başardı. Hamilton'ın en güçlü yanlarından birisi tek tur performansıydı ve Bottas Hamilton'a altı kez yenilirken, şampiyon pilotu beş kez geride bıraktı.

Gelelim Hamilton'a. Onunla ilgili ilginç bir istatistik verelim; Hamilton, Bottas'ı geçtiği tüm sıralama turlarında pole pozisyonu aldı. Yani bu yıl altı kez pole aldı ve pole alamadığı tüm yarışlarda Bottas'ın gerisinde kaldı. Ya hep var, ya da hiç yok diyebilir miyiz? Bu performansıyla bu yıl en çok pole pozisyonu alan isim olmayı başardı fakat Rusya'daki dördüncülüğü, Monaco'daki 13.lüğü, Avusturya'da vites kutusu yüzünden 8. sıraya gerilemesi ve son yarışta 4. olması bu istatistiğin düşmesine sebep oluyor. Yani Hamilton 3.00'lık bir ortalama sahip durumda. Bunları yaşamasaydı Bottas'ı geçer miydi? Geçebilirdi, ama bu Bottas'ın gösterdiği güçlü performansı değiştirmiyor.

Raikkonen ise ilk beş yarışta sadece bir kez ilk çizgide yer alırken, Monaco'yla birlikte üç kez ilk çizgide yer aldı ve son yarışların en başarılı isimlerinden birisi oldu. O da 3,18'lik bir ortalamaya sahip. Ayrıca Bottas ve Vettel'le birlikte tüm sıralama turlarında son bölüme kalan üç isimden birisi.

Sıralama istatistikleri:

Pillot Sıralama sonucu Sıralama seansları Takım arkadaşı (VS)
Ortalama En iyi En kötü 1 2 3
germany Sebastian Vettel 2,18 1 4 11 11 11 8:3
finland Valtteri Bottas 2,64 1 4 11 11 11 5:6
united_kingdom Lewis Hamilton 3,00 1 14 11 11 10 6:5
finland Kimi Riakkonen 3,18 1 5 11 11 11 3:8
netherlands Max Verstappen 6,55 4 19 11 10 10 7:4
australia Daniel Ricciardo 7,45 4 20 11 10 10 4:7
united_kingdom Jenson Button 9,00 9 9 1 1 1 1:0
mexico Sergio Perez 9,45 6 18 11 10 8 9:2
germany Nico Hulkenberg 9,73 6 14 11 11 6 10:0
brazil Felipe Massa 9,90 6 17 10 9 7 9:1
spain Carlos Sainz 11,18 6 16 11 10 4 6:5
france Esteban Ocon 11,73 7 20 11 9 6 2:9
russia Daniil Kvyat 12,18 9 20 11 10 2 5:6
spain Fernando Alonso 12,40 7 16 10 9 2 9:1
france Romain Grosjean 12,45 6 20 11 8 5 7:4
belgium Stoffel Vandoorne 14,82 9 19 11 4 3 1:10
canada Lance Stroll 15,00 8 19 11 4 2 2:9
denmark Kevin Magnussen 15,09 11 20 11 6 0 4:7
united_kingdom Jolyon Palmer 15,10 10 20 10 4 1 0:10
italy Antonio Giovinazzi 15,50 15 16 2 1 0 0:2
germany Pascal Wehrlein 17,33 13 20 9 3 0 7:2
sweden Marcus Ericsson 18,00 14 20 11 2 0 4:7
united_kingdom Paul di Resta 19,00 19 19 1 0 0 0:1

Yarış performansında şampiyona lideri Vettel yine ilk sırada yer alıyor. Bu yıl şimdiye kadar tüm yarışları tamamlamayı başaran iki isimden birisi olan Vettel (diğeri Hamilton) İngiliz pilottan sonra en çok lider giden ikinci isim ve ortalama finiş pozisyonunda 2,45 ile ilk sırada yer alıyor. Geride bıraktığımız 11 yarışın 8'ini ilk iki sırada tamamladı ve en kötü sonucu yedincilikti.

Bottas burada da Hamilton'ı geride bırakıyor, bir kez yarış dışı kalmasına rağmen 2,70'lik bir finiş ortalamasına sahip oluyor. Hamilton ise bu iki ismin gerisinde 2,91'lik bir ortalamaya sahip. Raikkonen'in bu alan Red Bull pilotlarının gerisinde kaldığını hatırlatalım.

Ayrıca yılın ilk yarısında Mercedes, Ferrari ve Red Bull dışında turu lider geçen bir isim göremedik.

Pilot Finiş pozisyonu Liderlik Tamamlanan mesafe
Ortalama En Yüksek Tur KM KM Zaman KM %
germany Vettel 2,45 1 221 1018,743 679 17:27:01.064 3311,57 100,00%
finland Bottas 2,70 1 131 650,181 651 16:47:35.705 3181,23 96,06%
united_kingdom Hamilton 2,91 1 262 1363,506 679 17:26:09.436 3311,57 100,00%
australia Ricciardo 3,38 1 18 108,054 530 13:49:34.680 2560,388 77,32%
netherlands Verstappen 4,50 3 9 39,429 398 10:17:18.583 1957,814 59,12%
finland Raikkonen 4,90 2 38 132,822 608 15:46:18.651 2974,451 89,82%
mexico Perez 7,50 4 0 0 661 17:11:26.687 3209,535 96,92%
spain Sainz 7,57 6 0 0 482 12:50:59.894 2325,68 70,23%
france Ocon 8,27 5 0 0 673 17:32:17.177 3281,571 99,09%
brazil Massa 9,50 6 0 0 507 13:30:52.599 2512,774 75,88%
france Grosjean 9,88 6 0 0 527 13:50:22.264 2524,612 76,24%
germany Hulkenberg 10,00 6 0 0 582 15:19:25.063 2906,388 87,76%
denmark Magnussen 11,13 7 0 0 570 15:08:41.323 2771,451 83,69%
spain Alonso 11,40 6 0 0 421 11:35:57.086 2127,714 69,73%
canada Stroll 11,75 3 0 0 547 14:06:12.933 2615,345 78,98%
italy Giovinazzi 12,00 12 0 0 58 1:31:55.903 307,828 50,68%
russia Kvyat 12,25 9 0 0 567 14:14:03.627 2714,727 81,98%
belgium Vandoorne 12,29 10 0 0 530 13:51:19.313 2557,024 77,21%
united_kingdom Palmer 12,29 11 0 0 483 11:49:12.633 2187,275 66,05%
germany Wehrlein 13,25 8 0 0 535 13:59:44.596 2584,7 95,58%
sweden Ericsson 13,75 11 0 0 611 16:11:28.610 2984,464 90,12%
united_kingdom Di Resta -   0 0 60 1:28:58.199 262,82 85,71%
united_kingdom Button -   0 0 57 1:15:53.814 190,209 73,08%

 Geride bıraktığımız 11 yarışta, Hamilton 6, Raikkonen 2, Perez, Vettel ve Alonso 1'er kez en hızlı turu kaydetmeyi başardı. Mercedes'in bu alanda üstün olduğunu söylemek mümkün.

Sürücü En hızlı tur Takım En hızlı tur
united_kingdom Hamilton 6 germany Mercedes 6
finland Raikkonen 2 italy Ferrari 3
mexico Perez 1 india Force India 1
germany Vettel 1 united_kingdom McLaren 1
spain Alonso 1

Orta grup savaşı

Bu yıl, Ferrari, Mercedes ve Red Bull'un bulunduğu grupla diğer takımlar arasında ciddi oranda hız fark bulunuyor. Bu şaşırtıcı mı? Tabii ki değil. Bu üç takımın sahip olduğu bütçeyle -Renault ve McLaren'ı bir kenara koyarsak- diğer takımların sahip olduğu bütçe arasında dağlar kadar fark var. Buna rağmen doğru kaynağı doğru yere harcayan Force India, zaman zaman ön bölümde yer almayı başardı.

Force India, ilk yarıştan itibaren genel anlamda en hızlı araca sahip olmasa bile doğru zamanda doğru yerde olmayı başardı ve sürekli doğru stratejiler yaptı. Buna Perez ve Ocon'un hatasız sürüşünü de eklersek takım gerçekten çok iyi bir noktada yer alıyor. Perez ve Ocon çok hızlı ve hatasız pilotlar, ancak birbirleriyle mücadeleleri bu yıl Force India'yı birkaç podyumdan etti. Örneğin Kanada GP'sinde Ocon, Azerbaycan'da hem Ocon hem de Perez podyum görebilirdi. İkisi de başarıya çok aç, ikisi de ayağını gazdan çekmeyen pilotlar. Durum böyle olunca, birisi ayağını gazdan çekmeyince temas kaçınılmaz oluyor. Ocon'un kaybedeceği bir şey yok, kendini kanıtlamak istiyor. Perez de geleceğin yıldızı olarak gösterilen Ocon'a karşı üstünlük kurmak istiyor. Artık yaşı geçiyor ve Ferrari ile yarışmak için son şanslarını kullanıyor olabilir.

Williams'ın beklenenin çok gerisinde kaldığını söyleyebiliriz. Bunda Stroll'un büyük payı var. Sezon başında Massa puanlar alırken, Stroll duvarları süpürmekle meşguldü. Ama o henüz çok yeni bir pilot ve alışması zaman aldı. Bu bir bahane mi? Tabii ki değil. Geçen yıl 2014 aracıyla pek çok test yapıldı. Stroll'un babasının Williams'a ne kadar büyük bir para getirdiğini biliyoruz, Stroll yetenekli olabilir ancak bunu gösteremediği sürece yetenekli olmasının hiçbir anlamı yok. Ekstra şeyler yapmadığınız sürece sıradan bir pilot ya da paralı pilot olarak anılırsınız. Montreal ile birlikte çıkışa geçmiş gibi görünüyor ama henüz Massa seviyesinde olmadığı ortada. Araç tarafına gelirsek, Williams'ın güçlü olması beklenen pistlerden eli boş dönmesi, örneğin Avusturya ve İngiltere, takımın sezonu güçlü bir yerde bitirme umutlarını da bitirmiş oldu. Bu noktadan sonra Force India'yı yakalamaları gerçekten çok zor. Araç son yılların bir evrimi gibi. Düşük süratli yüksek downforce pistlerinde ortada yok. Yağmur yağınca kayboluyor. Aniden aracın tüm sürüşü gidiyor sanki. Takım yıllardır buna bir çözüm bulamadı ama sadece 2014 ve 2015 yılında başarı getiren bu felsefeyi sürdürmeye devam ediyorlar. Bu felsefeyi değiştirmeleri de önümüzdeki yıldan önce mümkün olmayacağı için, ne kadar güncelleme getirirse getirsinler bu yıl normal şartlar altında podyum görmeleri gerçekten çok zor, Force India ile yarışmaları belki mümkün olabilir ancak onlar da gelecek yarışlar için yeni güncellemeler hazırlıyor. Aradaki puan farkı gerçekten çok yüksek. Williams eğer istenilen gelişimi kaydedemezse ki, Paddy Lowe'un bazı güncellemeler hazırlattığını biliyoruz, Renault ve Toro Rosso ikinci yarıda daha güçlü gelebilir gibi görünüyor. Bu da Williams'ın başını ağrıtabilir.

"İlk yarının bir diğer galibi Perez"

SıraPilotlarPuanaustraliachinabahrainrussiaspainmonacocanadaazerbaijanaustriaunited_kingdomhungary
1 mexico Sergio Perez 56 6/7 2/9 6/7 8/6 12/4 -/13 10/5 - 6/7 2/9 4/8
2 france Esteban Ocon 45 1/10 1/10 1/10 6/7 10/5 -/12 8/6 8/6 4/8 4/8 2/9
3 spain Carlos Sainz Jr. 35 4/8 6/7 - 1/10 6/7 8/6 - 4/8 - - 6/7
4 germany Nico Hulkenberg 26 -/11 -/12 2/9 4/8 8/6 - 4/8 - -/13 8/6 -/17
5 brazil Felipe Massa 23 8/6 -/14 8/6 2/9 -/13 2/9 - - 2/9 1/10 -
6 canada Lance Stroll 18 - - - -/11 -/16 -/15 2/9 15/3 1/10 -/16 -/14
7 france Romain Grosjean 18 - -/11 4/8 - 1/10 4/8 1/10 -/13 8/6 -/13 -
8 denmark Kevin Magnussen 11 - 4/8 - -/13 -/14 1/10 -/12 6/7 - -/12 -/13
9 spain Fernando Alonso 10 - - -/14 - -/12 - -/16 2/9 - - 8/6
10 germany Pascal Wehrlein 5 - - -/11 -/16 4/8 - -/15 1/10 -/14 -/17 -/15
11 russia Daniil Kvyat 4 2/9 - -/12 -/12 2/9 -/14 - - -/16 -/15 -/11
12 belgium Stoffel Vandoorne 1 -/13 - - -/14 - - -/14 -/12 -/12 -/11 1/10
13 united_kingdom Jolyon Palmer 0 - -/13 -/13 - -/15 -/11 -/11 - -/11 - -/12
14 sweden Marcus Ericsson 0 - -/15 - -/15 -/11 - -/13 -/11 -/15 -/14 -/16
15 italy Antonio Giovinazzi 0 -/12 - - - - - - - - - -

Toro Rosso'da da benzer bir hikaye var diyebiliriz. Sainz tamamladığı her yarıştan puanla ayrılırken, Kvyat tarafından işler iyi gitmiyor. Rus pilot sürekli sorunlar yaşıyor, bazen kendisi hata yapıyor bazen fren sorunuyla yolda kalıyor. Ama bu yıl Sainz'la zaman zaman başa çıksa da yarış performansı İspanyol sürücü kadar iyi gözükmüyor. Durum böyle olunca Sainz hem Toro Rosso'yu hem de Kvyat'ı sırtında taşımak zorunda kalıyor. Puan tablosuna bakın, Sainz 35 Kvyat 4 puan. Bu sadece teknik sorunlarla açıklanacak bir fark değil. İkinci yarıda Toro Rosso'nun güçlü olacağını düşünebiliriz, ama olası bir Honda anlaşması imzalanırsa takım güncelleme yapmayı kesip kaynaklarını 2018'e aktarabilir, böylelikle Renault'nun da gerisine düşebilirler.

Haas'ın performansı genel olarak çok iyi. Ama o istikrarı bir türlü yakalamış değiller. Bunda belki de pilotların payı da olabilir. Grosjean frenlerden memnun değil. Brembo'yu deniyor, istediği hissi alamıyor. Carbone Industrie'ye geçiyor ve antrenman turlarından sonra "Brembo daha iyiydi" diyor. Sonra Brembo'yu kullanıyor, "istediğim hissi alamıyorum"  diyor. Sonra yine Carbon Industrie frenlerine geçiyor, sorun yaşadıktan sonra "gelin Brembo'ya geçelim" diyor... Böyle böyle gidiyor. Fren bir pilot için hayatidir, araçta rahat olmanız ona bağlıdır. Grosjean gününde olduğu zaman gerçekten harika sürüyor mesela, Bahreyn, Avusturya ve Monaco buna örnek gösterilebilir. Magnussen ise fren sorunu yaşamıyor ancak şanssızlıklar peşini bırakmıyor. Bazen çok iyi performans gösterirken bazen ortalıktan kayboluyor. Haas istediği ayarları bulamaz ve lastikleri çalıştıramazsa bir de Grosjean fren sorunu yaşıyorsa gerçekten kayboluyorlar. Avustralya'da kaçan puanları unutmamak lazım. Şu ana kadar 29 puan aldılar ve 11 yarışın 7'sinden puanla ayrıldılar. İkinci yarı ufak tefek güncellemeleri olacak, peki bunlar yedinciliği korumak yeterli olacak mı? Çok zor görünüyor.

Renault belki de bu yıl en çok gelişen takımlardan birisi oldu. Ama istenilen istikrar bir türlü yakalanamadı takım istediği aralığı bir türlü tutturamadı. İlk başlarda yarışta harika bir Renault ama sıralama turlarında geride kalan bir Renault vardı. Sonrasında tam tersi olduğunu gördük. Şimdi kıyas noktası olarak kimi ele alacağımız da çok önemli. Hulkenberg'e bakarsak, Renault gridin en hızlı dördüncü veya beşinci takımı gibi görünüyor. Ama Palmer'a bakarsak, takım son sıralarda kalıyor. Takımın şu ana kadar topladığı tüm puanlar Hulkenberg'den geldi. Özellikle son yarışlardaki güncellemelerin çalışması Renault'yu bir adım ileri taşımış gibi görünüyor. Ama dediğimiz gibi teknik sorunlar ve yarıştan yarışa değişen tablo, Renault'nun markalar klasmanında sekizinci sırada yer almasına neden oluyor.

"Grup 2'nin en iyisi Force India"

SıraTakımlarPuanaustraliachinabahrainrussiaspainmonacocanadaazerbaijanaustriaunited_kingdomhungary
1 india Force India 101 7 3 7 14 22 - 18 8 10 6 6
2 united_kingdom Williams 41 8 - 8 2 - 2 2 15 3 1 -
3 italy Toro Rosso 39 6 6 - 1 8 8 - 4 - - 6
4 united_states Haas F1 Team 29 - 4 4 - 1 5 1 6 8 - -
5 france Renault F1 Team 26 - - 2 4 8 - 4 - - 8 -
7 united_kingdom McLaren 11 - - - - - - - 2 - - 9
8 switzerland Sauber 5 - - - - 4 - - 1 - - -

McLaren için zorlu bir sezon daha oluyor. Takımın sorunlarından bahsetmek isterim ama artık hepimiz bunun nedenini gayet iyi biliyoruz. Motor dayanıksız, performans olarak iyi değil ve istenilen gelişim bir türlü kaydedilemiyor. Üçüncü versiyon motorla daha güçlü ve dayanıklı bir görüntü çizdiler ama bu takımı ileri taşımak için yeterli değil. Bir McLaren en arkada olmamalı. Yarışta sürekli tasarruf modunda giden ve benzini "hortum gibi çeken" bir Honda motoru var. Bari çektiğine değse sorun yok, fakat motor saatli bomba gibi her an patlayabilir. Takım artık pit stop yapar gibi motor değişiyor. Şu anki takımlar arasında en hızlı motor değişme yarışması yapsalar McLaren Honda birinci çıkar.

Üçüncü versiyon motorla nispeten dayanıklılık çözüldü. Yeni MGU-H ünitesi de daha dayanıklı görünüyor. Bu da performans güncellemelerinin önünü açan bir şey, Japon üreticinin dördüncü versiyon motoru performans anlamında kritik olacak. Bu açıdan büyük bir adım olmasını bekliyorum, ama gelecek yıldan önce Renault motoru seviyesine gelmeleri sadece tatlı bir hayal olur. Bazı şeyler güncellemeyle olmuyor, kış sezonunda değişmesi gereken şeyler olacak. Bu yıl kullanılan motor önümüzdeki yılın tabanını oluşturacak. Fakat bu tasarımsal açıdan hiçbir şeyin değişmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu yüzden son yarışa kadar güncellemeler getirmeyi düşünüyor Honda. Büyük güncellemeler üzerinde çalışıyor. McLaren da bu güncellemelerin ne getireceğini merak ediyor. Bu konuya girdiğimiz an sanırım kaybolacağız, bunu uzun uzun saatlerce konuşmak mümkün. O yüzden McLaren şasisinden biraz bahsedelim. MCL32 bilindiği üzere en iyi şasilerden birisi, bunu ben söylemiyorum sonuçlar söylüyor. Zaten herkes ne kadar iyi olduğunu görüyor. Lastikleri çok iyi kullanan bir McLaren var. Hangi pilot kullanırsa kullansın araçtan hemen en iyi hissi alabiliyor. Buna Jenson Button ve son testte Lando Norris örneğini verebiliriz. Araç çok dengeli, sezon başındaki gibi değil. Sezon başında titreme problemi başta olmak üzere çoğu sorun yüzünden dengesiz bir araç vardı ama Avustralya'dan sonraki güncellemelerle araç yerine oturdu ve artık çok iyi bir konumda. Benzer dengeye sahip olan diğer takım Ferrari, bu iki araç birbirlerine gerçekten benziyor. En azından lastik kullanımı ve rahatlık açısından benziyor. Leclerc'in turlarından ne kadar rahat olduğunu görebilirsiniz.

Sauber için çok fazla şey söylemek mümkün değil. Şasiye odaklanmak için 2016 Ferrari motorunu kullanma kararı tamamiyle utanç vericiydi. Takımda para yok diyeceğim ancak yeni sahipler  her türlü fedakarlığı yapıyor. Teknik departmana yapılan yatırımlar ortada. Yeni bir döneme eski motorla başlamak akıl mantık işi değil gibi görünüyor. Ferrari de yeni motorda büyük bir gelişim kaydetti. Sauber'in amacı aerodinamik anlamda bu performansı telafi etmekti, ama ne sezon başında ne de sezon içerisinde gelen güncellemeler bu performansı sağlamadı. Aerodinamik anlamda araç neredeyse hiç çalışmadı. Beklenen adım gelmeyince takım son sıraya demir attı.

Pit stoplar şampiyonasında Williams rüzgarı

Sanırım Williams'ın bu yıl yaptığı en iyi şey pit stoplar oldu. Belki pit stoplarda kaybedilen veya kazanılan zamanlar küçük gelebilir. Ama yarış içerisinde atılan turlara bakın veya pole derecelerine... Örnek verelim; Yarışta Hamilton ve Vettel galibiyet savaşı veriyor, tur başına 0.1 saniye oynuyor aralarında. Hamilton 2 saniyelik ve Vettel de 3 saniyelik bir pit stop yapıyor, yani Vettel 10 tur kapatmak için uğraştığı saniyeyi tek pit stopta vermiş oluyor. Bu açıdan pit stopların önemi büyük. Son duruma bir bakalım;

Takım                                                                        Puan
287
230
178
119
109
101
50
34
2
1

Sezonun ikinci yarısına dair

Sezonun ikinci yarısında her anlamda heyecan verici bir bölüm bizi bekliyor. Hamilton-Vettel savaşı, Bottas ve Raikkonen'in konumu, Red Bull'un şampiyonluğa etkisi, dördüncülük savaşı, Renault-Kubica ihtimali, McLaren-Honda'nın durumu ve diğer pek çok soru işareti var. Kesin bir şey söylemek gerçekten çok zor, ama Ferrari'nin ikinci yarı için hazırladığı yeni bir motor güncellemesinden bahsediliyor. Aynı şekilde Mercedes'in de bir motor güncellemesi hazırladığı söyleniyor. Bu motor güncellemelerinden nasıl bir sonuç çıkacağı merak konusu. Ortada bazı rakamlar var, ancak bunları vermek ne kadar doğru bilmiyorum. İkinci yarıdaki pistler, karakteristik açıdan Mercedes'e daha uygun gözüküyor, ama Ferrari'nin dengeli ve Mercedes'in kısmen daha belirsiz bir aracı var. Ferrari'nin yarın ne yapacağını kestirebiliyorsunuz, ama Mercedes'in ne yapacağını bilemiyorsunuz. Wolff da öyle söylüyor, bugün mutluyuz ama Macaristan'da tokat yiyebiliriz diyor.

Şampiyonluk savaşında Ferrari artık Vettel'e öncelik vermiş durumda. Macaristan öncesinde Vettel-Raikkonen arasındaki puan farkı üç yarışa çıkmıştı ve bu da Ferrari'nin Vettel'i seçmesi için yeterli bir sebep olmuş gibi görünüyor. Mercedes Hamilton ve Bottas arasında bir lider belirlemedi, en azından öyle görünüyor çünkü ikili arasındaki puan farkı nispeten daha az. Bottas son yarışlarda çok iyi puanlar getirdi takıma. Mercedes, iki pilotu arasındaki puan farkının açılmasını bekliyor. Ama Bottas bu farkın açılmasına izin vermiyor. Durum böyle olunca da takımın eli kolu bağlanıyor. Onunla gelecek yıl da devam etmek istedikleri için takımda bir veya iki numaralı pilot belirlemek istemiyorlar. Kapalı kapılar ardında neler döndüğünü bilmiyorum, ama Macaristan bir ve iki numaralı pilot yok görüntüsü verdi bize. Ama Horner'ın "Mercedes'in lideri Hamilton" dediğini de unutmamak gerekiyor. Bir noktada Bottas'ı bırakıp Hamilton'a döndüklerini görürsek şaşırmamak gerekiyor ve belki de doğrusu bu olacak.

Bir diğer soru işareti Ferrari'nin yeni bir turbo getirmesi halinde Vettel'in bunu alıp almayacağı olacak. Takım sezon başında turbo sorunlarından çok çekti ve Vettel daha şimdiden dört turbo kullandı. Eğer bir turboya daha geçerse grid cezası alacak. Bu da şampiyonluk savaşı için kritik bir durum. Takımın turbo güncellemesi üzerinde çalışıp çalışmadığına dair bir bilgi yok ve takımın mevcut turbolarla sezonu tamamlaması da zor görünüyor. Şöyle bir bilgi verelim, şu ana kadar 4 turbo kullanıldı ancak bunları hepsi çöp değil. Yani Avustralya'da kullanılan turbo eğer iyi durumdaysa yine kullanılabilir. Ama bunların bazıları güncellenmemiş turbolar olduğu için sorun çıkartma ihtimali bulunuyor. Ferrari de bunları olabildiğince az kullanmaya çalışıyor. Cuma günü en kötü durumdaki turboyu kullanıp sonra daha iyisini kullanıyor olabilirler. Bu tür çalışmalarla mevcut üniteyle sezonu tamamlamaya çalışıyorlar. Takım bir noktada risk almamak için bir değişiklik yapabilir. Hamilton ve diğer pilotlar bu konuda sıkıntı yaşamıyor.

Güç ünitesi parçalarında son durum:

Pilot Takım
Motor
ICE
TC
MGU-H
MGU-K
ES
CE
 Lewis Hamilton
3
3
3
3
2
2
 Valtteri Bottas
3
3
3
3
2
2
 Sebastian Vettel
3
4
3
2
2
   3
 Kimi Räikkönen
   3
3
2
2
2
2

Red Bull'un Macaristan'a getirdiği güncelleme paketi aslında çok iyi gözüktü. Verstappen'in yarış temposu makuldü, 10 saniyelik cezaya rağmen Bottas'ı yakaladı. Cuma günü de iyi gözüktüler.  Yaz sonrası Macaristan'daki verileri analiz edip, daha iyisini yapmayı başarırlarsa ikinci yarıda zaman zaman galibiyet mücadelesine ortak olabilirler ve bu da şampiyonluk hesaplarını değiştirebilir. Verstappen'in sert savunmalarını ve agresif ataklarını biliyoruz. Onun gerisinde kalmak, şampiyonluk savaşında Vettel, Hamilton veya Bottas'a pahalıya patlayabilir.

Raikkonen'in artan performansı da kritik bir diğer konu olacak. Son yarışlarda araçtan istediği hisleri alan bir Raikkonen gördük. Her zaman söylüyoruz, Raikkonen aracın ön tarafını hissettiği zaman yani araçla anlaştığı zaman adeta uçuşa geçiyor. Son yarıştaki pole pozisyonu dereceleri ortada. Yarışı kaç saniye geride bitirdiği de ortada. Silverstone performansı ortada. İkinci yarıda Spa gibi sevdiği bir pist var. Burada bir şanssızlık yaşamaz ise 2013'ten sonraki ilk zaferini elde edebilir. Kritik soru; eğer arkasında Vettel olursa, Ferrari kendisinden yer vermesini ister mi?

Renault, McLaren ve Williams'ın ikinci yarı için hazırladığı güncellemeler orta grubu şekillendirebilir. Güncellemeler son yarışa kadar süreceği için her anlamda büyük bir savaş bizleri bekliyor.

Siz okurlar ve seyircilere bu heyecanlı yarışları izlemek, bizlere de haberlerini yapmak düşer. Bir sonraki yazımda 2018 pilot pazarına değinmeye çalışacağım, o güne kadar kendinize iyi bakın!

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Pilotlar Lewis Hamilton , Sebastian Vettel
Takımlar Ferrari , Mercedes , Red Bull Racing
Haber tipi Analiz
Etiketler 2017 sezonu, avustralya gp, bottas, f1 2017, ferrari, formula 1 2017, hamilton, ilk yarı, monaco gp, raikkonen, vettel
Topic Kemal Şengül'ün Köşesi