Schumacher'in "yağmur ustası" lakabını aldığı yarış: 1996 İspanya Grand Prix

Bugün, Michael Schumacher'in "yağmur ustası" lakabını aldığını 1996 İspanya Grand Prix'sinin 25. yıl dönümü. Biz de bu yarışın yıl dönümünde, motor sporları tarihinin en iyi ıslak zemin sürüşlerinden birine tekrardan göz atmak istedik.

Schumacher'in "yağmur ustası" lakabını aldığı yarış: 1996 İspanya Grand Prix

Schumacher'in 1995 sezonunda Benetton ile şampiyonluğu kazandığı dominant sezonunun ardından o dönem performans olarak Benetton'ın seviyesinde olmayan ve yıllardır şampiyonluk kazanamamış Ferrari'ye gitmesi o dönem bazıları tarafından şüpheyle karşılanmıştı.

Schumacher, Benetton'daki önemli mühendisleri de kendiyle birlikte Ferrari'ye gelmeye ikna etmişti. 1996 sezonunda Ferrari performans olarak bir seviye atlamış olacak ve seneyi Benetton'ın önünde 2. sırada tamamlayacaktı.

1996 sezonunun 7. ayağı olan İspanya Grand Prix'sine gelmeden önceki ilk 6 yarışta 3 kez yarış dışı kalan Schumacher, diğer 3 yarışta ise podyuma çıkmayı başarmıştı.

Ferrari'yle henüz ilk galibiyetini alamayan Alman pilotun işi oldukça zorluydu çünkü Damon Hill ve Jacques Villeneuve'ün altındaki Williams FW18 fazlasıyla rekabetçiydi. Adrian Newey'nin büyük ölçüde tasarladığı araç Hill'in sürüş stiline göre dizayn edilmişti ve o sezonki iki şampiyonluğu da bu araç kazandı.

İspanya'ya gelmeden önceki altı yarıştan beşini kazanan Williams, iyi bir aracı kötü bir araçtan ayırt etme konusundaki en iyi pistlerden olan Barcelona'da da favoriydi. Özellikle aerodinamik yere basma gücü konusunda çok üstün olan FW18, griddeki en komple araç olması nedeniyle Barcelona pistine uyuyordu. 

Ferrari'nin o sezonki aracında gayet bir motor olsa da aracın verimsiz aerodinamik yapısından dolayı araçta çok fazla hava sürtünmesi vardı. Hatta Alman pilot, sezon içinde aracına "paraşüt" benzetmesini yapmıştı. Bundan ötürü Schumacher de bu hafta sonunda Williams'lar ile yarışabileceğini düşünmüyordu ve hafta sonundan önce ''Aracımız bu piste pek uymuyor.'' demişti.

Aracın verimsiz aerodinamik yapısına ek olarak, yerden fazlasıyla yüksek kokpit tasarımı aracın dengesine de yardımcı olmuyordu. Schumacher'in takım arkadaşı Eddie Irvine'ın performansından da anlaşılacağı gibi Ferrari'nin 1996 aracı özellikle de sezonun ilk bölümünde normal şartlarda yarış kazanabilecek bir araç değildi. 

Cumartesi günü, sezonun çoğunluğunda olduğu gibi pole pozisyonu mücadelesi Williams pilotları Hill ve Villeneuve arasında geçti. 

Günün sonunda Hill, takım arkadaşının 0.434 saniye önünde pole pozisyonun sahibi oldu. Schumacher ise seansı Hill'in 1 saniye arkasında üçüncü sırada tamamladı. Böylelikle dominant Williams'lara en çok yaklaşabilen pilot olmuştu.

Damon Hill, Williams FW18 Renault

Damon Hill, Williams FW18 Renault

Fotoğraf: Rainer W. Schlegelmilch

Williams'lar fazlasıyla hızlı olsa da Pazar gününe geldiğimizde birçok kişinin tabiri ile motor sporlarındaki "en iyi performans eşitleyicisi" olan yağmur devreye girdi.

Pazar sabahı inanılmaz bir biçimde yağmur yağıyordu ve o dönemler yarıştan önce düzenlenen ancak Parc Ferme kurallarının spora gelmesiyle birlikte 2003 senesinde spordan kaldırılan ısınma seansı büyük önem kazanmıştı.

30 dakika kadar süren bu seansı Hill, Schumacher'in önünde zirvede tamamlamıştı. Seansa damgasına vuran olay ise Sauber pilotu Heinz Harald Frentzen'in yaptığı büyük kaza oldu.

Yarış gününün sabahında gerçekleştirilen bu seansın ardından düzenlenen sürücüler toplantısında, zeminde çok fazla su olduğundan dolayı güvenlik aracı arkasında start alınması planlıyordu ancak yarışa birkaç dakika kala bu karardan vazgeçildi. Yarışın startında anlaşılacağı üzere bu yanlış bir karardı. 

Startta; pole pozisyonundaki Hill ve üçüncü sırada bulunan Schumacher, kötü kalktılar ve sıralar kaybettiler. Hill üçüncü sıraya gerilerken, Schumacher yedinci sıraya geriledi.

Hill'in kötü startıyla birlikte takım arkadaşı Villeneuve liderliği almış ve Jean Alesi ikinci sıraya yükselmişti.

Jacques Villeneuve, Williams FW18 Renault with Jean Alesi, Benetton B196 Renault

Jacques Villeneuve, Williams FW18 Renault with Jean Alesi, Benetton B196 Renault

Fotoğraf: Motorsport Images

Arka sıralarda ise araçların spreyinden dolayı günümüze kadar kimsenin çözemediği kazalar yaşandı. İlk kazaya karışan David Coulthard, "Kime vurduğumu bilmiyorum." demiş ancak vurduğu aracın Eddie Irvine'ın olduğunu tahmin etmişti.

Onların daha da arkasında ise Giancarlo Fisichella'da düşük görüş mesafesinden dolayı birçok aracın içinde bulunduğu bir kazaya karışmış ve şu ifadeleri kullanmıştı: "Belki de bu şartlar altında start almamıza izin verilmesi çok da akıllıca değildi."

"Griddeki pozisyonumdan gazıma neredeyse dokunmadan hareket ettim ve aracımın burnunu göremiyordum. Herhangi bir kazayı engellemek oldukça yavaş gidiyordum ancak önümdeki araca çarpmadan önce tek görebildiğim sudan oluşmuş bir duvardı."

Bu kaotik ilk turun ardından 5 pilot pite gelerek aldıkları hasarlardan ötürü yarıştan çekildi.

Schumacher, yedinci sıraya düştüğü ilk turda yeniden beşinci sıraya yükseldi. İkinci turda ise Irvine pistten kayarak çakıl havuzuna çakıldı. Bu hatayla birlikte Gerhard Berger ve Schumacher dördüncülük için çekişmeye başladı. 

Dördüncü turda Hill'in de spin atmasıyla birlikte bu mücadele üçüncülük mücadelesi haline geldi. Bu spin, Hill'in bu yarıştaki tek spini olmayacaktı. İngiliz pilot, sekizinci turda bir spin daha attı ve on birinci turda bir kez daha spin attı ki Hill bu sefer pit duvarına çarparak yarışa veda etti. 

Tüm bunlar yaşanırken ön tarafta Schumacher, ritmini bulmuştu ve uçuyordu. Alman pilot, beşinci turda Berger'i arkasında bıraktı. Sonrasında dokuzuncu turda Alesi'yi arkasında bıraktı ve son olarak on ikinci turda yarışın lideri Villeneuve'ü arkasında bırakarak liderliği aldı.

Schumacher, önündekilerin spreyinden de kurtulmasıyla birlikte daha da hızlandı. 7 kez dünya şampiyonu, 1:45'lerde dönerken diğer pilotlar 1:49'larda dönüyordu. Schumacher, bu zorlu koşullarda pist üstündekilerden tur başına 3-4 saniye daha hızlı turlayabiliyordu ve 3 tur içinde 10 saniyelik bir fark yaratmıştı.

18. turda, Schumacher'in Ferrari'sinin motorundan garip sesler gelmeye başladı fakat bu sesler sonrasında kendiliğinden kesildi ve Schumacher arkasındakilerle arayı açmaya devam etti.

Schumacher, 24. turda pite geldi ve pitten çıktığında hâlâ 25 saniye farkla liderdi. 31. turda Schumacher'in motorundaki sesler tekrardan gelmeye başladı.

Schumacher yarışın ardından "Sekiz ya da dokuz silindirli bir motor kullanıyordum. Düzlüklerde 10km/s daha yavaştım." demişti.

Yarışın geri kalanında kendi liginde sürmeye devam eden Schumacher, sadece 6 pilotun yarışı bitirebildiği bu şartlarda yarış sonuna kadar hata yapmadı ve damalı bayrağı en yakın rakibinin 45 saniye önünde gördü.

Yarışın başında Williams'lar pistin yarış sonuna kuruyacağını düşünerek, araç ayarlarını tamamen ıslak havaya göre ayarlamadılar. Ferrari ise tamamıyla ıslak zemin ayarlarına geçmişti fakat Schumacher'in o günkü hızını sadece bu açıklayamazdı.

Schumacher'in 14. turda kaydettiği derecesi, 2.2sn farkla yarışın en hızlı turu oldu.

Bu mükemmel performansla birlikte Ferrari'deki ilk galibiyeti alan Alman pilota, bu yarışın ardından " yağmur ustası" lakabı takıldı. 

Schumacher, önümüzdeki yıllarda da yağmurlu yarışlardaki performansları ile bu lakabı hak ettiğini gösterecekti.

Podyum: Yarış galibi Michael Schumacher, Ferrari ve takım patronu Jean Todt

Podyum: Yarış galibi Michael Schumacher, Ferrari ve takım patronu Jean Todt

Fotoğraf: Motorsport Images

paylaşım
yorumlar
Szafnauer: ''Vettel henüz %100'ünde değil ama o seviyeye yaklaşıyor''
Önceki haber

Szafnauer: ''Vettel henüz %100'ünde değil ama o seviyeye yaklaşıyor''

Sonraki haber

Verstappen, Hamilton'ın "daha komple" bir sürücü olduğunu düşünmüyor

Verstappen, Hamilton'ın "daha komple" bir sürücü olduğunu düşünmüyor
Yorumları görüntüle