Röportaj: Genç yetenek Atharva Desai sorularımızı yanıtladı

Hindistan asıllı Amerikalı genç yetenek Atharva Desai, İnci Beğen'in sorularını yanıtladı. Atharva'nın spora girişi, bu yolda aldığı kararlar ve gösterdiği çabayı anlatan röportajımızla karşınızdayız. Keyifli okumalar.

Röportaj: Genç yetenek Atharva Desai sorularımızı yanıtladı
Haberi dinle

İnci BEĞEN: Bize biraz kendinden bahseder misin?

Atharva DESAİ: 20 yaşındayım ve yaklaşık 10 yıldır yarışıyorum. Motor sporları üzerinde tam anlamıyla yoğunlaşmaya dokuz yaşında başladım ama bu spora ilgi duymaya 6 yaşında başladığımı söyleyebilirim. İlgim, televizyonda F1 yarışları izlerken başladı. O 6 yaşındaki halimle, televizyonu işaret ederek, orada olmak istiyorum dediğimi hatırlıyorum. Ailem göçmen olarak buraya [Amerika] gelmiş. O dönemde üstesinden gelmeleri gereken zorluklar olmasına rağmen benim bu hayalimi desteklediler. 9 yaşımda çaylak sezonumda Junior Karting Şampiyonası'nı kazandım. Sonrasında ROTAX Karting şampiyonasına yükseldim ve seriyi üçüncülükle tamamladım. Yaşım ilerledikçe eğitim seviyem de ilerliyordu ve derslerde oldukça iyiydim. Ben de eğitimimi Formula 1'e giden bu yolda, teknik seviyede de ilerletmek için yarış aracı mühendisi olarak kendimi yetiştirmek istedim ve bunun için İngiltere'ye taşınarak Oxford Brookes Üniversitesi'ne başladım. Ayrıca Arden'in Genç Sürücü Programına kabul edildim. Şimdi Arden ile birlikte Formula Regional India'ya katılmaya hazırlanıyorum.

 

İnci: Röportaja hazırlık yaparken motor sporlarına nasıl atıldığına, şu anki uğraşlarına dair pek çok bilgi edindim. Hem motor sporları mühendisliği okuyorsun, hem yarışıyorsun hem de dünyanın her yerinden bu alana merakı olan herkese ders veriyorsun. Akranların ve spordaki genç yetenekler için ilham kaynağısın. Bu yoldan geçmiş biri olarak motor sporları yolculuğunun başlangıcında onlara ne önerirsin? Sana göre motor sporlarına başlamanın en iyi yolu nedir?

Atharva: Motor sporları yolculuğu, bu sporu TV'de veya pistte izleyerek ilgi duymakla başlar. Birini yarışırken izlemek nefes kesicidir, ancak direksiyonun başına geçmedikçe kimse bir yarış pilotunun gerçekte ne hissettiğini bilemez. Bu nedenle, yolculuğa başlamanın bir numaralı yolu bence bir go-karta binmektir. Pist ve kart koşulları ne olursa olsun, yeni ve genç yetenekleri açan şey, yarış heyecanı ve bağımlılığıdır. Bu gezegendeki her sürücü bu rekabet ve hız hissini taşır.

 

 

İnci: Hedefinin F1 şampiyonu olmak olduğunu biliyorum ama bunu başarmak adına kendine koyduğun kısa vadeli hedefler neler?

Atharva: Nihai hedefim Formula 1 şampiyonu olmak. Ancak, sadece Formula 1'e ulaşmanın bile ne kadar zor olduğunun farkındayım. Bu konuda hedeflerim yüksek ancak gerçekçi bir yaklaşımın bana başarıyı getireceğini biliyorum. Bu sene Kasım ayında ilk kez gerçekleştirilecek olan FRIC'de (Formula Regional India Championship) yarışacağım. Antrenman yarışları ve testlerin ardından hedefim, ne pahasına olursa olsun bu şampiyonluğu kazanmak. Bunun da ötesinde, FRIC şampiyonuna -temsilcimiz Cem Bölükbaşı'nın da sene başında mücadele ettiği- Formula Regional Asia'da yarışmak için tam sponsorluk sağlanacak. Şampiyonluğu kazanmam dahilinde bu seri, mücadele edeceğim yeni seri olacak. Ekibimle birlikte gelecek yıl Formula 2'ye geçmek için planlar yapacağız. Bu sebeple başarılı olmak için her şeyimi vermek benim sorumluluğum. Acil durum seçeneklerimiz var ama en iyi senaryo bu plan olacak.

 

İnci: Yarışlara mental olarak nasıl hazırlanıyorsun?

Atharva: Mental olarak hazırlanmamın en iyi yolu disiplinimi korumak. Yarış günü sabahı uyandığımda hali hazırda o moda girmiş şekilde uyanıyorum. Uyandığım andan itibaren ise soğukkanlılığımı koruyarak sadece damalı bayrağı geçeceğim ana odaklanıyorum. Ayrıca, esneme hareketleri yapmak kaslarıma iyi geliyor ve yarış öncesi stresimi azaltıyor. Günlük antrenman rutinimi tekrarlamak ve ısınma hareketleri yapmak da motive kalmama yardımcı oluyor.,

 

İnci: Şampiyonluk uzun bir yolculuk. Sezon boyunca odağını nasıl koruyorsun? Bu süreç senin için yorucu mu yoksa rahat mı geçiyor?

Atharva: Bir yarış sezonu oldukça uzun ve şampiyona boyunca genellikle inişler ve çıkışlar oluyor. Odaklanmamı sağlayan şeyin kazanmaya olan ihtiyacım olduğunu gördüm. Şampiyonluğa karşı tavrım her zaman elimden gelenin en iyisini yapmak olmuştur. Kötü bir hafta sonundan sonra geçmiş için endişelenmenin bir anlamı yok. Hatalarımdan ders alıyorum ve bir sonraki yarışı sabırsızlıkla bekliyorum. Bu tutum, azim ile birlikte, sonuç ne olursa olsun odaklanmamı sağlıyor.

 

İnci: Simülasyon ile ilgilendiğini gözlemledim. Simülasyon yarışı, pist üzerindeki performansını nasıl etkiliyor?

Atharva: Simülasyon yarışı, pist dışı hazırlığımın ayrılmaz bir parçası. Günümün çoğunu, yarış hafta sonu için pratik yapmamı ve rekabet duyularımı keskinleştirmemi sağlayan yarış simülasyonuna adıyorum. Simülasyon, pisti önceden öğrenmemi ve oradaki doğru hissini bulmak için farklı yarış ayarlarıyla çalışmamı sağlıyor. Pistteki sürüşümü mükemmelleştirmek ve pistte doğru hissi elde etmek de yarış gününde bana ekstra güven veriyor. Simülasyonda yaptığım rekabetçi yarışlar hislerimi zinde tutuyor, bu da özgüvenimi arttırıyor. Ayrıca geçiş alıştırması yapmak için harika bir yöntem.

 

İnci: Sana göre padok sadece rakiplerinle mi dolu? Oradaki dostluk/rekabet ortamı nasıl?

Atharva: Sürücülerle güçlü dostluklar ve ortaklıklar var, ancak daha yüksek serilere çıktıkça sürücülerin omuzlarına yüklenen olumsuzluklar da beklentiler de artıyor. Ben, konuşmayı pistteki performansımla ve yarış becerilerimle yapmayı seviyorum. Bu konudaki sağlam tavrım, baskıyla uzun süre baş etmeme katkı sağlamakla kalmıyor, ayrıca padoktaki hiç kimseye karşı herhangi bir önyargı oluşmasına da imkan vermiyor. Padokta tanıştığım harika insanlar var, ancak oluşabilecek tüm aksiliklere rağmen gün sonunda elle tutulur sonuçlar sunmam bekleniyor. Padokta iyi insanlar olduğunu biliyorum ama padoktaki arkadaşlarınızı ne kadar yakın tutabileceğinizin de bir sınırı var.

 

İnci: Yarış dünyasında 'bahsedilmeyen' ama sürücülerin yüzleşmek zorunda olduğu zorluklar/durumlar sence neler?

Atharva: Yarış dünyasında bahsedilmeyen şeylerden biri, şansın profesyonel bir sürücü olma yolunda çok büyük bir faktör olması. Çok yetenekli, becerikli ve hatta bu yeteneklerinizi sonuca dönüştürebileceğinizi kanıtlayan bir sürücü bile olsanız şansınız elbet tükenebilir. Çalışkan biri aradığı başarıyı bulamayabilir, ancak tam tersine, gösterebileceği çok fazla sonucu olmayan biri profesyonel yarışlara çıkabilir. Buna, profesyonel yarışlara giden yolu finanse edecek parası olan sürücüler de dahil. Bu adil olmayan bir spor ama bir sürücü olarak yapabileceğim tek şey endişelenmek yerine başımı önüme eğip elimden gelenin en iyisini yapmak için çalışmak olur.

 

İnci: En sevdiğin pist hangisi ve neden?

Atharva: Şimdiye kadar sürüş yapıp en çok sevdiğim pist Sebring. Pist, çok teknik bir pist ve korkunç koşullarda sürüş yapmak bile sürüş deneyiminize eşsiz bir tat katıyor. Ayrıca pist, güçlü yanlarımdan biri olan hızlı adapte olma yeteneğimi öne çıkarmamı sağlıyor. Sürücü olarak en önemli yeteneklerimden biri, herhangi bir araç ile herhangi bir piste kolayca uyum sağlayabilme ve yeni koşullara rağmen en iyi performansı sergileyebilme yeteneğimdir. Bu yönümü, ilk karting şampiyonamı kazanma yolunda geliştirmiştim. Simülasyonda çalışırken en sevdiğim pist ise şüphesiz Japonya'daki Suzuka Pisti. Oradaki S virajları, şimdiye kadar çalıştığım diğer pistlere kıyasla en akıcı olan bölüm. Orada araç, mükemmel yere basma kuvveti ayarında ve yeterli hızdayken melodik bir şekilde süzülüyor. 130R virajı, simülatörde bile mükemmel hissettiriyor. 130R'den geçerken sağa doğru virajı alırken araç çok hafif ve dengeli hissettiriyor. Aracınız sola doğru çekilirken o son şikana doğru sürmek ve dönme dolabı karşınızda görmek eşsiz bir his. Pisti gerçek hayatta tecrübe etmek için sabırsızlanıyorum.

 

 

İnci: Örnek aldığın yarış kahramanın kim?

Atharva: Benim kahramanım Niki Lauda, onu izleyerek büyüdüm. En çok benzediğimi düşündüğüm ve en çok saygı duyduğum kişidir. 1976'daki o büyük kazadan sonra bile kendine olan güveni ve becerileri bir nebze bile olsa etkilenmedi. O hem bir şampiyon hem de bir mühendis. Aracının tam olarak nasıl ayarlanmasını istediğini bilirdi. Bu, yarış pilotluğu yolculuğumda mühendislik eğitimimi sürdürmem için bana ilham verdi, bu yüzden motor sporları mühendisliği okumak için İngiltere'ye yerleştim.

 

İnci: Formula 1'deki favori sürücün kim?

Atharva: Tüm dönemleri düşündüğümüzde en sevdiğim F1 sürücüsü Michael Schumacher. Motor sporları dünyasına katılmam için ilk ilham kaynağım oydu. Sürüş tekniği, şiirin hareket bulmuş hali gibiydi. Aracı sürme şekli sakin su akışın aynıydı ve tarzında biraz saldırganlık vardı.2022 gridinde en sevdiğim sürücü ise Charles Leclerc. Çok yetenekli ve hızlı bir sürücü. Leclerc yarıştığı sezonlar boyunca gelişim gösterdi ve şimdi şampiyonluk unvanı için savaşıyor.

 

 

İnci: Motton ne?

Atharva: Kafamda hep şunları tekrarlayıp duruyorum: "Sırada ne var?" ve "Çalışmaya devam et!". Bunlar çok basit ve küçük mottolar gibi görünebilir ancak düşünce yapımın en önemli parçalarıdır. "Sırada ne var", beynimin sürekli olarak bekleyen işleri düşünmesini veya insanlara ulaşmam gerektiğini hatırlamamı sağlıyor. Her zaman önümde bir program vardır ama kalbim, hayallerimi hatırlama konusunda her zaman harikadır. "Çalışmaya Devam Et!" ise sınırlarımın ötesine geçmem için motive olmamı sağıyor. Vücudumu içten yanmalı bir motor olarak düşünüyorum ve konu ister fitness ister konsantrasyon olsun, zirveye ulaştığımda, bu slogan sınırlarımı zorlamak için ekstra bir vuruş görevi görüyor.

 

İnci: Bugün, genç halinle konuşabilseydin ona ne söylemek isterdin?

Atharva: Kendime, çalışmaya devam etmem gerektiğini söylerdim. Kendi gençliğimle yüz yüze gelseydim, ona işin bitmediğini söylerdim. O yüzden bundan sonra en iyi olmak için çabalamaya devam et ve F1 dünya şampiyonu olma hayalini hep koru derdim. Bu hayalime hâlâ sıkı sıkıya tutunuyorum.

 

İnci: Bir sürücüden veya motor sporları dünyasından birinden aldığın en iyi tavsiye nedir?

Atharva: Aldığım en iyi tavsiye, başkalarının başarısı hakkında endişelenmemek ve kendinize odaklanmanız gerektiği. Bu tavsiye bana, sürücü akademimdeki birden fazla sürücünün Red Bull Junior programına kabul edildiğini ve GB3 ve FRECA serilerine geçtiğini gördüğümde verilmişti. Aynaya bakıp kendi kendime yola devam etmem gerektiğini, yoksa hiçbir yere gidemeyeceğimi söyleyip durdum. Sonunda çok önemli bir kişi yanıma geldi ve diğer sürücüler için endişelenmememi, onlarla aynı hedefe giden yolu çizeceğimi söyledi. Yapmam gerekenin sadece en iyi yaptığım şeye odaklanmak ve yarış becerim ve kişiliğimle insanları etkilemem olduğunu söyledi. Profesyonel yarışlara girmenin kesin bir yolu olmadığı için kendi yolumu çizmeyi kabul ettim. Önemli olan en çok başarıyı getirecek şekilde çalışmak.

 

İnci: Peki genel olarak aldığın en iyi tavsiye nedir?

Atharva: Şimdiye kadar aldığım en iyi tavsiye, "Hiçbir şeyden pişman olma. Bir şeyi birazcık bile olsa yapmak veya harekete geçmek istiyorsan, bunun peşini bırakma.” Bu, hayatımı pişmanlık duymadan yaşamam gerektiği anlamına geliyor. Tüm günlerimi, kendimi profesyonel yarışlara sokmaya harcarsam, bir noktada arkadaşlarımla veya ailemle yeterince zaman geçirmediğim için pişman olacağım. Bana, hayat beni nereye götürürse götürsün, hiçbir şeyden pişman olmamam gerektiği söylendi. Bu tavsiye bana verildiğinden beri, tam anlamıyla özgürlüğü deneyimlemeye başladım. Beni hayalim için çalışmaya iten şeyin tutkum olduğunu biliyordum, ama şu anda, beni oraya götürecek yolculuğun tadını çıkarmazsam bu benim için adil olmaz. Bu sebeple, tutumumu kişiliğime yansıttım ve işime yüreğimi koymaya başlayarak güçlü bir sorumluluk temeli oluşturdum.

 

İnci: Son olarak, eğitim verdiğini biliyorum. Bu, bir yarış pilotu için çok farklı bir şey. Bunu yapmaya nasıl karar verdin? Ne öğretiyorsun? Kime öğretiyorsun? Biraz bilgi verebilir misin?

Atharva: Kursum 120 sayfalık bir eğitim kitabından ve 150 saatin üzerinde video derslerden oluşuyor. Eğitimlere, A4R Training isimli web sitemin ana sayfasından ulaşılabilir. Bir sürücü olarak yarış kariyerimdeki en büyük kısıtlama fon sağlamaktı. Genç sürücüler, tam anlamıyla sürücü olmayı genellikle direksiyon başında zaman geçirdiklerinde öğreniyorlar. Tabi pistte zaman geçirmek demek ekstra maliyet demek. Çoğu zaman, sürücüler karting dünyasına damga vurmak için ihtiyaç duydukları desteği alamıyorlar. Şu anda bulunduğum yerde olmak için doğru insanlarla bağlantı kurduğum için şanslıyım. Ben de bu yüzden öğrendiğim her şeyi paylaşmak istedim. Genç bir sürücünün izlemesi gereken doğru stratejiyi, doğru uygulamalarla birlikte aktarmaya çalıştım. Genç sürücüleri başarıya götürecek sırları ve teknikleri paylaşıyorum. Bu eğitim, motor sporlarında ilerlemek isteyen herkes için. Bu eğitim, araçüstü görüntülerimi, analizlerimi ve yarışırken anlatım yapmama olanak tanıyan VR simülatöründeki araçüstü görüntülerimi içeriyor ve yeni yeteneklere yarışmanın temellerini öğretmeyi hedefliyor.

 

İnci: Son olarak, senin gibi bu yolda ilerlemek isteyenlere vermek istediğin bir mesaj var mı?

Atharva: Motor sporları çok detaylı bir spordur, diğer sporların çoğundan farklı olarak, kat edilecek çok fazla yol ve ele alınacak çok fazla bakış açısı var. Pek çok farklı olasılık var ve çoğu zaman hayat bu yolda ilerlemek isteyenler için adil olmuyor. Yani bu gerçekten kendinizi iyimser tutmakla ilgili, ancak umutlu olmak, her yarışçıyı gerçekten harekete geçiren ve kesinlikle beni de harekete geçiren şey. Ve bu, beklentilerinizi gerçekçi veya sabit tuttuğunuz sürece her türlü sporda veya her türlü işte geçerli. Elinizden geldiğince yüksekleri hedefleyin. Yüksek bir hedef koymak sizi motive edecek faktördür. Ama şu da bir gerçek ki hedeflerinizin peşinden koşarken kendinizi de bir şekilde sağlama almalısınız, her zaman bir sigortanız olmalı. Motor sporları söz konusu olduğunda sahip olduğunuz bağlantılar burada çok önemli. Bir şeye olan ilginizi uygun şekilde paylaşmanın yolu sağlam bir topluluk oluşturmaktan geçiyor. Topluluğun, motor sporlarını motor sporları yapan şey olduğuna inanıyorum. Ayrıca bağlantılar ve topluluk olmadan bu alanda, finansal konular da dahil olmak üzere hiçbir şey ilerlemiyor. Bu yüzden güzel bağlantılar kurmak oldukça önemli. Birbirimize veya herhangi bir sosyal konuya karşı önyargılı olmak yerine herkesin hakları olduğu ortak bir paydada birleşebilmeliyiz. Yarışların bizi birleştirecek potansiyele sahip bir numaralı konu olduğuna inanıyorum çünkü burada herkes hızlı olmayı hayal ediyor. Herkesin bir aracı var ve herkes onu en hızlı şekilde sürmek istiyor, hız burada hepimizi bir araya getiren bir unsur. Hız tutkunu herkes aracıyla hız limitlerinin biraz bile üstüne çıksa neşe ve heyecanla dolar. İşte burada önemli olan bu ortak paydada buluşabilecek insanları bir araya getirip bir topluluk oluşturmak. Bunu söylemek hep hoşuma gitmiştir; etrafınızda harika insanlar var, onlara karşı arkadaşça yaklaşın. Birlik olmanın önemli olduğuna hep inanmışımdır bu sebeple insanları yarış çatısı altında bir araya getirmeye çalışıyorum. Lütfen sizler de bunun bilincinde olun ve çevrenizde güzel bir topluluk yaratmak için çabalayın.

İnci: Bu güzel röportaj için teşekkür ederim.

Motorsport.com Türkiye ekibi olarak önümüzdeki süreçte yeni ve dopdolu röportajlar gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bizi takipte kalın!

paylaşım
yorumlar
Barrichello, S5000 testi ile açık tekerlekli yarış aracına dönüş yaptı
Önceki haber

Barrichello, S5000 testi ile açık tekerlekli yarış aracına dönüş yaptı