Monza'da kazananlar ve kaybedenler

Monza'da kazananlar ve kaybedenler

Bu haftasonu geride bıraktığımız İtalya Grand Prix'sinin ardından haftasonu kaybedenlerine ve kazananlarına bir göz atalım.

Haftasonunun kazananları: Şampiyonluk savaşı Eskiden İngiltere'de yapılan bir seride her yarışta şampiyonluk sıralamasının ters çevrilmiş haliyle grid sıralanırdı. Fakat Formula 1 2010 sezonunda böyle birşey yapmaya gerek yok. Çünkü pilotlar kendi kendilerine bu etkiyi sağladılar. Şampiyonada ilk 5 sırada bulunan pilotlar sondan itibaren yarışı 1. 2. 4. 6. ve klasman dışı olarak bitirdiler. Yarıştan önce 41 puan olan 1. ve 5. arasındaki fark yarıştan sonra 24'e, yani bir galibiyete kadar indi. Her yarışın bu şekilde olması zor bir ihtimal (Ama 2010 sezonuna baktığımızda imkansız değil ) fakat biz bu 5 pilotu Abu Dabi'ye kadar pota içinde kalmış halde görebiliriz. Ve bu gerçekten efsanevi ve olağanüstü bir sezon finali seyretmemizi sağlar. Ferrari Ferrari için çok ama çok kötü bir haftasonu olabilirdi. Dünya Motor Sporları Konseyi Almanya'da alınan puanları silebilirdi. Takım Spa'daki gibi geride kalabilirdi ve böylece seyircilerin önünde alınan kötü bir sonuç ile takımın tüm arzusu sönebilirdi. Bu kötü senaryoların yerine herşey kusursuz oldu. FIA ceza vermedi, Alonso polü aldı, Hamilton kaza yaptı ve Ferrari kendi evinde muhteşem bir zafer elde etti. Stratejik değişkenler Monza'nın ilk yıllarından beri tek pitstop stratejisi her zaman kullanılmıştır. Özellikle yakıt ikmalinin olmadığı yıllarda pitstop yapılmadan bitirilen yarışlar çoktur. Çünkü bu pist lastiklere iyi davranan bir pist. Bu haftasonu da tıpkı eski yıllardaki gibi takımlar 35-40'lı turlarda pite girdiler. Hatta Vettel lastik kuralı olmasa tüm yarışı 'yumuşak' lastiklerle tamamlayacaktı. Son tura kadar pite girmemek ancak GP2'de görebileceğiniz çılgınca bir taktik fakat bu Vettel'in işine yaradı ve önümüzdeki yarışlar için takımlara bazı fikirler verdi. Tüm bu lastik karmaşası seyirciler için iyi bir haber. Kimse Bahrain'deki gibi 14. turda yapılan pitstopların ardından yarışın sonuna kadar bir resmi geçit seyretmek istemez. Nico Hulkenberg A1 GP, Formula 3 Avrupa Serisi ve GP2'de elde ettiği başarıların ardından Hulkenberg'i Lewis Hamilton ve Fernando Alonso ile aynı kefeye koyabilirsiniz. Fakat çaylak sezonunda Rubens Barrichello'ya geçildi, hatalar yaptı ve ropörtajlarda çok basit ve renksiz bir dil kullandı. Sonunda Monza'da onun asıl performansını gösterdiğini görmek güzel oldu gerçekten. Takım arkadaşını geride bıraktı ve sıralamalarda 8. oldu. Yarışta ise 7. Ayrıca yarışın ardından sürekli şikanları kesmesine rağmen neden ceza almadığına şaşırdığını söyleyebilecek kadar açık sözlü davrandı. Haftasonunun kaybedenleri: Lewis Hamilton 2008 Dünya şampiyonunun en güzel haftasonu değildi. Ayrıca yaptığı hata kötü bir zamana denk geldi. Takım içinde ortaya çıkan f-kanal anlaşmazlığında yanlış tarafı tercih etti ve takım arkadaşı Button'dan daha yavaş kaldı. Ardından hız farkından dolayı sıralama turlarında takım arkadaşı 2. olurken kendisi ancak 5. oldu. Anlaşılan yarış sırasında Hamilton'nun kafasında sürekli aldığı yanlış karar vardı ki yapmaması gereken bir hata yaparak Massa'ya çarptı. Hamilton şampiyonluğu kaybettiğini söyleyerek olayı biraz abartıyor ama Monza gibi bir pistte alması gereken puanları alamaması ileriki yarışlarda çok canını yakabilir. Force India Geçen seneyi hatırlayın. Adrian Sutil ilk çizgide başlamıştı. Aslında Ferrari KERS avantajı sayesinde polü almasına rağmen arada çok az bir fark vardı. F1'e muhteşem bir dönüş yapan Luizzi ise harika bir yarış çıkartırken şanssız bir mekanik arıza ile yarış dışı kalmıştı. Fakat 2010'da böyle olmadı.... Aksine Force India, Monza'yı puansız kapattı. Aracın dayanıklılık sorunları iki pilotunda yakasını bırakmadı ve yarışın ilk turunda birbirleri ile çarpışarak işleri daha da kötü bir hale soktular. Bu kötü yarışa rağmen Force India moralini bozmamalı. Geçen sezon takımın tek sevineceği Spa ve Monza yarışlarıydı. Bu sezon ise her yarışta istikrarlı bir şekilde puan mücadelesi veriyorlar. Ayrıca takımlar şampiyonasında 6. sırada bulunuyorlar. Williams'ı bile yakalayabilirler. Michael Schumacher 2010 Schumacher'i için 12. sırada başlayıp birkaç tekerlek tekerleğe mücadele vererek yarışı 9. sırada bitirmek gayet normal bir durum oldu artık. Ama bu haftasonu onu üzen habercilerin sürekli 2006 yılında burada aldığı karara pişman olup olmadığını sorması oldu. 2006'da bıraktığına pişman mı? Bu kadar uzun süre F1'den uzak kaldığına pişman mı? Geri döndüğüne pişman mı? Tifosiler önünde başka bir takım ile gerilerde mücadele etmek çok üzücü bir durum mu? Herşeye rağmen Schumacher gülümsemeye, geçiştiren cevaplar vermeye ve yine geçmişinin gölgesinde sürmeye devam etti. Sauber Sauber için kötü bir yarış daha. Kobayashi daha henüz 2011 kontratını imzalamışken bir vites kutusu arızasından dolayı bir tur bile tamamlayamadan yarıştan ayrıldı. Belki de attığı o imzaya duyduğu pişmanlıktan dolayı kaskını bile çıkarmadan motorhome'una kaçtı. Pedro de la Rosa'nın 14.lüğü de Sauber'e pek bir moral vermedi elbette. TV'de sadece Luizzi'ye geçilirken gözüktü. Zaten yarışın ardından Nick Heidfeld-De la Rosa takası söylentileri dolanmaya başladı. BMW döneminin ardından henüz tam olarak kendi takımına kavuşamamış olan Peter Sauber artık köklü bir çözüm üretmeli ve eski Sauber gibi sürekli puan mücadelesi veren konumuna dönmeli. TurkiyeF1.Com
Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika