Almanya - Perşembe basın toplantısı

Almanya - Perşembe basın toplantısı

Sürücüler: Timo GLOCK (Virgin), Michael SCHUMACHER (Mercedes), Adrian SUTIL (Force India), Sebastian VETTEL (Red Bull), Mark WEBBER (Red Bull)

Q. 4'nüz burada ev sahibiniz. Bununla ilgili birkaç cümle alabilir miyim ?. Beklentileriniz, sevdiğiniz yanları, sevmediğiniz yanları ? Timo, senden başlayalım. Timo GLOCK: Tekrar Hockenheim'da olmak harika. Burada çok güzel yarışlar geçirdim. Umarım sorunsuz bir haftasonu geçirir ve Lotus'un önünde oluruz. Adrian SUTIL: Burada bulunmak çok hoş. Pisti seviyorum ve burası kendi evim olduğu için özel bir önemi var. İyi bir yarış çıkarmak istiyorum. Burayı seviyorum, dostlarım, tanıdılarım ve ailem buraya gelip beni destekliyorlar. Kesinlikle buradan keyif alıyorum. Sebastian VETTEL: Bence evde olmak her zaman güzeldir. Timo ve benim evlerimiz buraya çok yakın. Bu arada kötü havadan dolayı üzgünüm. Pist harika ve seyircimiz önünde sürmek çok özel. Silverstone'da bunu gördük. Seyirciler Lewis ve Button'a inanılmaz bir destek verdiler. Michael dışında hiçbirimiz burada bir yarış kazanamadık ve hedefimiz ilk yarışı kazanmak. Q. Michael, dört kez kazandın değil mi? Michael SCHUMACHER: Evet. Q. Beklentilerin neler ? Seyircin önünde bulunmaktan keyif alıyor musun? MS: Buraya ilk kez bir Alman takımı ile geliyorum ve bu eskiden olduğundan biraz farklı bir durum. Fabrikamız sadece 100 km uzakta. Oradan dün geldik, bize büyük bir destek var. Geçen senelere oranla bilet satışlarının arttığını görmek gerçekten çok hoş, hepsi tükenmemiş olmasa da güzel bir durum. Doğal olarak sorunsuz ve memnuniyet verici bir haftasonu geçirip seyircileri sevindirmek istiyoruz. Q. Sebastian, geçen hafta memleketinin dar sokaklarında bir F1 aracı ile sürüş yaptın. Sana, bu şu ana kadar sokaklarda yaptığın en yüksek sürat miydi diye soracaktım ama bunu sormayacağım. Nasıl bir deneyimdi ? SV: Harikaydı. sadece 50 km ile gittim. Yani hız limitini aşmadım. Ama yinede çılgıncaydı. Bir gece öncesi kaç kişinin gelip izleyeceği hakkında biraz endişeliydim. Ama güneşli ve harika bir gündü. 120.000'den fazla seyirci vardı. Sokaklarımı hiç bu kadar kalabalık görmemiştim. Harika bir şovdu. Aynı zamanda bir DTM aracı ve motorsikletli biri bize eşlik etti. Umarım bu kadar fazla seyirci yarışa da gelir ve bizi mutlu ederler. Pazar günü bence kuru bir hava olacak, ve bu çok hoş. Q. En son Grand Prix'den beri birçok şey oldu. Mark ile aran nasıl? Normale döndünüz mü? SV: Eğer Red Bull açısından soruyorsan, satılan içecek sayısında bir azalma olmadı, yani herşey yolunda. Herkes bu konu hakkında birşeyler söylüyor ama bilmeniz gereken şey bizim için önemli olan hangimizin kazandığı değil, kazanmış olmamız. Sonuçta harika bir sonuç alarak yarışı biz kazandık. Mark iyi bir iş çıkardı. Şu anda tek düşündüğümüz önümüzdeki yarış. Takım her zamanki gibi motive olmuş durumda. En önemlisi takım içindeki atmosfer etrafta yazılıp çizilenlerden etkilenmiyor. Q. Mark, senin düşüncelerin? Mark WEBBER: Şey, bu o kadar büyütülecek bir olay değildi. Elbette bazı şeyler yaşadık ama bunların hiçbirinde Sebastian'nın suçu yoktu. Herşey gayet net. Startta Seb yapması gerekeni yaptı ve savundu ama maalesef ilk virajda lastiğini patlattı. Bu herkesin başına gelebilir. Maalesef rahat elde edebileceğimiz bir duble yapamadık. Takım ileri gitmeye hazır. İkimizde rekabetçi pilotlarız ve medyanın aramızda bir savaş çıkarmaya çalışması gayet doğal. İkimizde bunlara kulak asmadan işimizi yapıyoruz. Aynı takımdayız, aynı olanaklara sahibiz, aynı hızdayız ve ikimizde harika işler yapıyoruz. Takım olarak bir öğrenme aşamasındayız. Aramızda bir denge kuruluyor, ve takım giderek daha tecrübeli bir hale geliyor. İki sene önce orta sıra mücadelesi veren bir takımdık ama artık hep öndeyiz. Bu gerçekten muhteşem bir başarı ve bunu devam ettirmek istiyoruz. Q. Mark, 5 kez griddeki ilk iki sırayı aldınız ama sadece 1 kez duble yapabildiniz. Bu da öğrenme aşamanızın bir parçası mı? MW: Aynen öyle, ama bazı insanlar bizim çoktan 5000 puan önde olmamız gerektiğini söylüyor. Bence bu o kadar doğru değil. Seb ilk yarışlarda yaşadıkları yüzünden galibiyetleri kaçırdı ama Türkiye'ye baktığınızda yeterince hızlı değildik. Kaza yaptık ama yinede çok hızlı değildik. Kanada'da farklı bir lastik stratejisi uyguladık ve pek işe yaramadı. Şu ana kadar başkalarının yaşadığı şanssızlıklar sayesinde bir başarı elde etmedik. Sıralamalarda hep başarılıyız ama buna puan vermiyorlar. Pazar günü beynimizi kaybetmiyoruz ama başımıza hep şanssızlıklar geliyor. Bunların üstesinden gelip daha çok puan toplamalıyız. Q. Timo, öncelikle senin ve takımın temel hedefi nedir? Lotus'u geçmek mi? Araca nasıl eklentiler yaptınız? Neler bekliyorsunuz? TG: Silverstone'da yaptığımız aero eklentileri işe yaradı ve buraya bir yenisi ile geldik. Sıralamalarda hala aynı yerdeyiz ama Lotus'a çok yaklaştık. Doğru yolda ilerliyoruz. Sezonun ilk yarısı problemlerle boğuşarak geçti ama şimdi aracı geliştirebiliyoruz. Q. Adrian, Force India ne durumda? Görünüşe bakılırsa bir öyle bir böyle. Bazen yarışınız bazen de sıralama turlarınız iyi gitmiyor. AS: Dürüst olmak gerekirse 'bir öyle bir böyle' değil. Ben çok istikrarlıyım, hatta galiba Barcelona'dan beri her yarışta puan alan tek pilotum, bu yüzden istikrarlı ve güçlü bir aracımız var. Q3'e her zaman kalamamızın sebebi çok yakın bir mücadele olması. Williams ve Sauber sürekli gelişiyorlar ve bazen bizi geçiyorlar. Ama biz de çok fazla zorlanmıyoruz. Sadece bazı ayarları daha iyi optimize etmeliyiz. Bence son iki yarışta lastiklerden dolayı biraz geride kaldık. Ama daha birçok neden var ve herkes hızlı gidiyor ve burada yine güzel bir derece alıp puanlar toplayabiliriz. Aracımız yeterince güçlü. Q. Michael, sence medya tarafından haksız yere mi eleştiriliyorsun? Performansından memnun musun? MS: Eğer performansımdan kusursuz derecede memnunum dersem yanlış olur. Evet kabul etmeliyimki koyduğum hedeflere ulaşmam şu anda imkansız. 3 senelik bir aranın ardından tam olarak tanımadığım bir araba ile gelip yarış kazanmam pek gerçekçi olmaz. Bir sihirbaz değilim. Sadece zamana ihtiyacım var. Şu anda bu zamanı kullanıyorum ve oldukça eğleniyorum. Bazen beni sinirlendiren durumlar oldu ama genele baktığınız da motorsporlarında her zaman inişler ve çıkışlar olur. Ulaşmam gereken hedefi biliyorum ve buna ulaşacağımdan eminim. Şu an çalıştığım ve yoğunlaştığım nokta bu. Buranın bir sportif tarafı ve bir de eğlence tarafı var. Sadece olduğu gibi kabul etmeli ve fazla kafanıza takmamalısınız. MEDYADAN SORULAR Q. (Walter Koster - Saarbrücker Zeitung) Mark, geçmişte bir takım patronu veya takım arkadaşı ile böyle bir olay yaşadın mı? MW: Frank ve Patrick pek başedilmesi kolay insanlar değillerdi, ama herşey doğaldı. Son olay pek alışılagelmiş bir durum değildi. Önceden dediğim gibi Sebastian ile bir problemim yok. Silverstone'da olan şeyin Seb ile hiçbir ilgisi yok. Haftasonu Christian ile görüştüm. Takımı yöneten o ve biz beraber öğrenip beraber ileriye gidiyoruz. Her sürücünün kariyerinde beklenmedik olaylar olur. Michael'in dediği gibi önünde yeni bir mücadele var ve atlaması gereken engeller var. Eğer herşeyin her zaman iyi gideceğini düşünüyorsanız rüya görüyorsunuz demektir. Q. (Tobias Holtkamp – Bild) Michael, yanında oturan iki kişiden (Webber ve Vettel) hangisi şampiyon olacak sence? MS: Öncelikle ikisi de aynı ve çok rekabetçi bir araca sahip, ikisi de şampiyon olabilir. Ama Mclaren sürücülerini de unutmamak lazım. Hiçbirşey belli değil ama gönlüm elbette benim ile aynı ülkeyi paylaşan Vettel'den yana, üzgünüm Mark ama bu çok doğal bence. Q. (Marc Surer – Sky Deutschland) Michael, aracının lastik konusunda çok hassas olduğunu biliyoruz. Bridgestone'nun buraya en sert ve en yumuşak hamurları getirmiş olması seni endişelendiriyor mu? MS: Yo, gerçekten hayır. Bence bizim problemimiz aynı hamurla aynı hızı gösterememek. Örneğin bazı yarışlarda aynı hamur ile piste ilk çıkışta yavaş giderken, bir sonraki çıkışta yarım saniye hızlandık. Farklı hiçbir şey yapmıyoruz ama yinede lastik farklı çalışıyor. Bu sadece bizim takımımıza oluyor ve gerçekten anlaşılması güç bir durum. Q. (Udo Döring – Darmstädter Echo) Sebastian, Heppenheim'de yerel halkın desteğini görmek nasıldı? Ve dün bir sakatlıktan dolayı gösteri maçına çıkamadın. SV: Önemli birşey değil, hala yürüyebiliyorum ama maç yapmak riskliydi. Hafta başında ufak bir kaza geçirdim, büyük birşey değil ama futbol oynamama izin vermedi. Evet, eve dönmüştüm, ve ilk olarak bilmelisiniz ki bu çok özel bir gündü. O kadar insanı orada görmek inanılmazdı. İlk defa kasabamı o kadar kalabalık gördüm. Buna alışmam pek kolay olmadı. O kadar kişinin gösterimizi izlemek için gelmesi anlaşılması zor bir durum ama yine de çok, çok hoş bir gündü. Q. (Jonathan Legard – BBC Sport) Michael, şampiyonluk kazanmayı bilen biri olarak sana sormalıyım, özellikle savaştığınız kişi takım arkadaşınız ise kazanmak için neler yapmalısınız? MS: Sana bu konuda net bir cevap verebileceğimi sanmıyorum, çünkü bu çok detaylı bir durum, bir yapbozun parçaları gibi. Ufak parçaları bir araya getirerek resmi tamamlamalısınız. Q. (Alan Baldwin – Reuters) Sebastian, eğer kaçırdıysam özür dilerim, ayağına tam olarak ne oldu? SV: Koşarken düştüm. Çok önemli birşey değil sadece ayağımda kas zedelenmesi oldu. Yürüyebiliyorum, bu bir felaket değil. Q. (Gary Chappell – The Daily Express) Mark, 'İkinci pilot için hiç fena değil'. Şu anda şampiyonada Sebastian'nın önündesin. Eğer yarışı kazanırsan telsizden nasıl çığlık atacaksın? MW: Normalde nasıl oluyorsa öyle. O yarışın heyecanı ile aniden söylediğim birşeydi. Ve ben takımın tamamen adil davrandığını düşünüyor ve bu olayı kapatmak istiyorum. Gördüğünüz gibi hala takım ile beraberim. Öncelikle yarışı kazanayım da telsizden ne söyleceğime sonra karar veririm. Q. (Byron Young – The Daily Mirror) Seb, eminim Michael'in bazı şampiyonluklarını görmüş olacak kadar yaşlısın. Onu izlerken neler öğrendin? SV: Birçok şey. Bence böyle muhteşem şampiyonlardan her zaman birşeyler öğrenebilirsiniz. Sadece Formula 1'de değil her sporda bakıp örnek alacağınız şahsiyetler vardır. Ama sayıları azdır. Michael'den ne öğrendim? Bence sadece onun söylediklerini dinlemelisiniz. Geçmişte onun dediklerine şimdi de olduğu gibi hep dikkat ederdim. Hangi durumda olursa olsun neyin en iyi olduğunu bilir. Elbette şu anda üzerinde büyük bir baskı var. Ama şampiyon bir pilot olarak tüm baskıların üstesinden gelebilir. Dediği gibi bu sporun iki alanı var. Biri yarış diğeri ise eğlence. Çok açık bir şekilde o yarış kısmına yoğunlaşıyor ve tekrar yarışlar kazanmak için hazırlanıyor. Daha ondan öğrendiğim çok şeyi söyleyebilirim ama sanırım son 10 dakikada ondan öğrendiklerim bunlar oldu. Q. (Gary Chappell – The Daily Express) Michael, ilk defa bu pistte Alman pilotlar arasında en iyi olmamak nasıl bir duygu? MS: Bu sorunun cevabı yine önceden verdiğim cevap ile aynı. Çok net bir şekilde kazanabilecek bir araca sahip değiliz, ama elimizden geleni yapmaya gayret edeceğiz, bir podyum finişi hem seyirciler ve hem de bizim için harika olurdu. Q. (Sarah Holt – BBC Sport) Michael, aklındaki son hedefin hakkında konuştun. 2011'de Mercedes'te devam edeceğini doğrulayabilir misin ? Bu kararı verm....... MS: Evet! Q. (Sarah Holt – BBC Sport) Ve sezon sonu hedefin ne olur? MS: Bu sezon mu gelecek sezon mu? Q. (Sarah Holt – BBC Sport) Gelecek. MS: Bu Formula 1'e döndüğüm ilk günden beri söylediğim birşey. Buraya tekrar şampiyonluklar elde etmek için geldim ve doğal olarak gelecek seneki hedefim bu. Q. (Gary Chappell – The Daily Express) Bu konuda Norbert Haug seneye şampiyon olacağını söylüyor. Bir yıl daha yaşlı olacaksın. Neler değişecek? MS: Yaşlandıkça daha bilge olunduğundan başka birşey bilmiyorum. Q. (Byron Young – The Daily Mirror) Mark seyircilerin karşılaması nasıl oldu? Yerel kahramanlarının rakibi olduğunu hissettirdiler mi? SV: Hayır bence karşılama gayet güzel oldu. Bence Almanya'da motorsporları çok ciddi takip ediliyor. Galiba, Michael'ın açtığı yolu takip eden gençler motorsporlarına yöneldiler, f1'deki sayıları gerçekten arttı. Michael sayesinde motorsporları kültürleri gelişti. Onlar rekabet içinde bazı pislikler olduğunu biliyorlar ve yarışı gördükleri gibi seyrediyorlar. Burada Mercedes Benz için sürdüm. Birçok test yaptım ve bu sayede bu insanları daha yakından tanıdım. Elbette Alman değilim ama onların motorsporları hakkında ne ve nasıl düşündüklerini biliyorum, bu yüzden burada bulunmak benim için gayet hoş bir durum. Q. (Byron Young – The Daily Mirror) Mark, bu yarışı kazanmak için psikolojik bir avantajın var mı? Seb ile önde tek başınıza yarıştığınızı düşünürsek, psikolojik bir avantajın var mı? MW: Her pilotun kendi evinde yarışmak gibi bir lüksü yok ama gördüğünüz gibi bu adamların kendi evleri burası. Elbette ben de Avusturalya'da yarıştım. Bence geçen sene galibiyetleri paylaştık. Jenson benim evimde kazandı. Ben ise onun evinde kazandım. Seb başkasının evinde, ve ben Rubens'in evinde kazandım. Yani bu her zaman değişir. Tabii ki kendi evinde yarış kazanmak her zaman özeldir ve bu Sebastian'ı ateşleyen bir durum. Fakat diğer taraftan, burada da 25 puan veriliyor, bu normal bir grand prix. Belki Alman pilotlar için daha duygusal olabilir. Burada kazanmak benim için bir anlam ifade etmiyor, bu nedenle psikolojik açıdan bir avantajım yok, fakat ev sahipleri açısından kazanmak için güzel bir yer. TurkiyeF1.Com Ömer Said
Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika