Röportaj - Kenan Sofuoğlu merak edilenleri açıkladı: Toprak, MotoGP'ye geçecek mi?

Toprak Razgatlıoğlu, Can Öncü, Deniz Öncü, Bahattin Sofuoğlu ve Rodi Pak. Hepsininin arkasında bir isim var: Kenan Sofuoğlu! Ülkemizi uzun yıllar dünya arenasında temsil eden Sofuoğlu, kendilerini geliştirmeleri için büyük çaba harcadığı tüm bu isimlerle ilgili Motorsport.com Türkiye'ye konuştu.

Röportaj - Kenan Sofuoğlu merak edilenleri açıkladı: Toprak, MotoGP'ye geçecek mi?
Haberi dinle

Kenan Sofuoğlu, Dünya Supersport Şampiyonası'nda yakaladığı başarıların ardından kendisini genç yeteneklerin gelişimine adadı.

Sakarya Akyazı'daki pistinde Toprak Razgatlıoğlu, Can Öncü, Deniz Öncü, Rodi Pak ve Bahattin Sofuoğlu gibi isimlerle düzenli olarak antrenman yapıp, kendilerini geliştirmelerine yardım eden Sofuoğlu, aynı zamanda onların menajerliğini de yapıyor.

Biz de kendisiyle görüşüp, tüm bu sporcuların geleceğiyle alakalı sizlerin merak ettiğiniz soruları sorduk.

Bizim önerimiz, çayınızı ya da kahvenizi almanız, çünkü uzun ve güzel bir röportaj olacak!

Cihangir Perperik: Gelecek için pilotlar yetiştirdiğini biliyoruz. Şu an akademide kaç sürücü adayı var ve yaş dağılımları nasıl? 

Kenan Sofuoğlu: "Açıkçası ilk projemiz Toprak. Onun neler yaptığını görüyoruz ve önünde uzun yılları olduğuna inanıyoruz. Şöyle diyelim: ilk jenerasyon bendim, ikinci jenerasyon Toprak, üçüncü jenerasyonu da Can, Deniz ve Bahattin olarak görünüyor. Üçüncü jenerasyonda yeni yeni daha yukarılara çıkmaya başladılar. Bu sezon aslında Can’dan ve özellikle Deniz’den dünya şampiyonluğu bekliyoruz ama umduğumuz gibi başlayamadık. Yine de sezonun daha ortasındayız. İnşallah son yarışlarda umduğumuzu buluruz. Toprak konusunda da işler dilediğimiz gibi başlamadı, sezonun ortasına geldik ve neredeyse yarış kazanamadık. Sadece bir zafer aldık, o da Super pole yarışıydı yani İstiklal Marşını çaldıramadık. Fakat bu yaz döneminden sonraki sürece inşallah iyi şekilde başlayacak. Özellikle Toprak'la alakalı önümüzdeki pistlerin hepsi pilotaja kalmış pistler. Mesela Donington, Toprak'ın favori pisti. Ben inanıyorum ki orada üç yarışı da kazanacak. Bir de akademimizde Rodi var. Rodi de bugün güzel bir başarıya imza attı. İspanya’da 24 saat yarışını ikinci bitirdi. Ayrıca kendi kategorisinde pist rekorunu da kırdı, başarılı sonuçlar aldı. Tabii arkalarından bir jenerasyon daha geliyor, Türkiye’de çok başarılı yaşları 8-9 yaş aralığında çocuklar geliyor. Aslında onların aileleri 'Neden Kenan himayesine almıyor?' diye soruyorlar. Ben ailelerine hep şunu diyorum; Toprak'ı da Can’ı da Deniz’i de Bahattin’i de ben kendi himayeme aldım çünkü o yaşa gelene kadar ailelerinin onlarla ilgilenmesi gerekiyor. Sonraki yaşlarda onlar tecrübeli bir pilot oluyor, motosiklette o yaştan sonra belli bir seviyeye ulaşıyorlar ben de o zaman onlara dokunuşa başlıyorum. Tabii küçük yaşlarda Türkiye’de çok yetenekli çocuklar var çoğu motokros ama ben onları pist yarışlarına transfer ediyorum çünkü popüler olan genellikle pist yarışları oluyor. Ayrıca gelecekleri de pist yarışlarında daha garanti. Çünkü bizim motokrosta yükselip iyi bir kariyer elde eden pilotumuz yok. Örneğin Rodi’yi de bu şekilde pist yarışlarına çevirdik. O yüzden ben yetenekli olarak gördüğüm çocukları pist üzerindeki tecrübemden dolayı bu yöne çekip pist üzerinde yetiştiriyorum. Kısacası ilk jenerasyon bensem ikinci jenerasyon Toprak ise üçüncü jenerasyon Deniz, Can ve Bahattin. Dördüncü jenerasyon da geliyor bu dönem. Can, Deniz ve Bahattin şu an 18 yaşında, Toprak 25 yaşında deneyimli bir pilot, biz de artık emekli pilot olduk. Önümüzdeki jenerasyon da 8-9 yaşındaki çocuklar, inşallah önümüzdeki 4-5 yıl içerisinde onlar da iyi yerlere gelecektir.

 

Cihangir Perperik: Peki Zayn Sofuoğlu (Kenan Sofuoğlu'nun oğlu) 10 sene bekleyecek mi akademide yer almak için? 

Kenan Sofuoğlu: Zayn'ın durumu çok farklı. Bir kere Zayn için şunu söylemeliyim: Diğer aileler bunu görünce bizim çocuklarımızı da küçük yaşta himayesine alsın diyor. Ben Zayn ile babası olduğum için ilgileniyorum.

Cihangir Perperik: Yani ailelerine bu şekilde çocuklarınızla ilgilenin demek istiyorsunuz. 

Kenan Sofuoğlu: Kesinlikle ben onunla bir hoca olarak değil baba olarak ilgileniyorum. Tabii ki bilmediğim bir dünyada ilerliyorum. Ben kendim de otomobillere çok meraklıydım ama benim babam motosikletle ilgileniyordu, bu yüzden motosiklette kendimizi ilerlettik. Evlenmeden, çocuğum olmadan önceki en büyük hayalim ileride bir çocuğum olursa Formula 1’e yetiştirmek üzerineydi. Fakat bu, öyle de olmuyor. Mesela bir çocuğu kendi istediğiniz gibi yetiştiremezsiniz. Öyle olsaydı büyük oğlumu yetiştirebilirdim. Büyük oğlum motorun koltuğuna "otur" de oturmaz, "piste gel" de gelmez. Bu konu çocuğun karakteriyle, çocuğun yapısıyla ve hatta doğuştan hareketleri ile kendini belli eder. Zayn daha bir yaşına gelmeden motosiklet diye çıldıran araba diye çıldıran bir çocuktu ve şu anda çok hevesli, istekli. Hatta benden daha istekli. Mesela bugün piste ilk geldiğimde baba ben araba süreceğim diye tutturdu. İlk onu çıkarttım hevesini aldı sonrasında kendi işime döndüm, genelde böyle oluyor. Mesela Ayhancan ile uzun zamandır tanışıyoruz ve ona hep şunu diyorum: İleride benim yaptığım bu işi sizler yapacaksınız, gençlere siz kapı açacaksınız ve arkadan gelen çocuklar da bu işi ileriye taşıyacak. Çünkü esasında Ayhancan da benim hikayem gibi geç başlayan bir hikaye. O, çok yetenekli bir çocuk. Cem ise tabii ki bu sene parladı, yeni F2’ye girdi. Tabii ki Cem’den hemen çok büyük şeyler bekleyemeyiz. Ben şahsi tecrübemle şunu düşünüyorum: Belki Cem direkt burada değil de Formula 3’te yarışsaydı yarış kazanabilecek bir pozisyonu olurdu. Tabii ki bu planlama ile alakalı Cem’in de sonuçta yaşı var, kaybedecek bir saniyesi bile yok. Aslında Zayn gibi çocuklara bir onlara yol açıp öncü olacak bir ağabey lazım. Bu işi şöyle düşünüyorum ben: Bizim motosiklette bu iş böyledir, Dünya şampiyonalarına giden bir köprü olması lazım. İster kabul etsinler istese de etmesinler Türkiye’de motosiklette bunu yaptım. Benim amacım o köprüyü yapmaktı. Türkiye’den çıktım Almanya’ya gittim orada kendimi kanıtladım, Almanlar tarafından Avrupa’ya alındım oradan Hollandalılar tarafından dünya şampiyonasına ulaştım. Zikzaklar çizerek Dünya şampiyonasına ulaştım. Fakat artık Türkiye’deki yetenekli çocukların öyle dertleri yok. Direk köprüden karşıya geçebilirler, direkt Avrupa ve dünya şampiyonalarına ulaşabilirler. Otomobilde de bize bu yolları yapan sporculara ihtiyacımız var, Ayhancan bu konuda güzel adımlar attı. Bakın DTM’de ben takip ediyorum inanılmaz şeyler yapıyor. Belki Türkiye’de insanlar anlamıyor ama Ayhancan şu an anormal işler yapıyor. Sürekli konuşuyorum kendisi ile. 

Cihangir Perperik: Dünya pilotu gibi bir şey oldu yani.

Kenan Sofuoğlu: "Türkiye’de bunu anlamıyorlar ama gelecekte DTM’de yarışacaktır. DTM için Formula 1’den sonraki en zorlu seri diyebiliriz. Oradan belki F2’ye gidebilir ama adımları da çok doğru ve mantıklı atmak gerek. Tabii ki Cem de çok yetenekli bir çocuk, 1-1.5 saniye yavaş ama Cem’in tecrübesine göre hiçbir şey bu süreler. Cem’in de bu yönden hakkını yemiyorum ama onun da kaybedecek zamanı yok. Fakat F2’de yarışabilmek ülkemiz için geleceğe yönelik “A burada da yarışılabiliyormuş.” dedirtmek bile çok önemli. Bu konuda atılan adımların hepsinin farklı önemi var. İnanıyorum ki bizim çocukların hepsinde yetenek var ama tecrübeleri yok ama ben motosiklette şunu iddia ediyorum: Bizim çocukların ne Can’ın ne Deniz’in ne Bahattin’in ne de Toprak'ın Avrupalı bir pilottan az imkanları yok, aksine daha fazla imkanları var. Bizim bir parmak sayısı kadar pilotumuz var ve hepsi de başarılı. Biri resmi Kawasaki, biri resmi KTM, biri resmi Yamaha, biri MV Agusta sürücüsü. Bunların hiçbiri şans değil. Buralara sadece para gücü ile de gelemezsiniz. Tabii ki biz bu sporcuların hepsine gerek ben gerek de Spor Bakanlığı yardımcı olduk, elinden tuttuk ama öte yandan da bu sporcular da kendi başarıları ile fabrika takımlarına tercih edildiler.

Kenan Sofuoglu

Kenan Sofuoglu

Fotoğraf: Gold and Goose / Motorsport Images

Cihangir Perperik: Kimse bu çocukları Kenan Sofuoğlu’nun öğrencisi diye seçmiyor sonuçta.  

Kenan Sofuoğlu: Öyle bir şey yok, bu çocuklara imkan veriliyor ve onlar da bu şekilde kendilerini geliştiriyorlar. Fabrika takımları tarafından seçilip bu takımlarda kendilerine yer buluyorlar. Hepsi başarılı. Umuyorum bu şekilde devam ederler.

Cihangir Perperik: Evet Türkiye’deki sürücülerimiz için durum bu şekilde. Peki yurt dışındaki sürücüler için durum nasıl ilerliyor? Bu şekilde bir menajerlik sisteminiz var mı yabancı yetenekler için? 

Kenan Sofuoğlu: Çok fazla talep var, yüzlerce talep var. Geçtiğimiz yıllarda Dominique Aegerter'in abisi mesaj attı. Kenan Dominique'in de menajerliğini yapsın dedi. Bunun gibi yüzlerce talep alıyorum, burada bulunmak isteyen çok kişi var. Fakat böyle bir imkan yok. Ben bunu bir iş olarak yapmıyorum bu çocukların abiliğini yapıyorum ve onlarla antrenman yapmayı en az onlar kadar seviyorum. O yüzden bu işi tamamen sevdiğimden yapıyorum. Zaten menajerlik bakış açım da yok ve çocuklarla aramızdaki ilişkinin hiçbiri anlaşmaya dayalı değil. Daha önceden anlaşma yapıyordum ama artık yapmıyorum. Onlar memnunsa, beni abileri olarak görüyorsa, başlarında olmamı istiyorlarsa ben onların başındayım. Tabii ki onlara hep şunu diyorum; istemedikleri hiçbir şeyi yapmam, istemedikleri hiçbir seride de yarıştırmam, istemedikleri hiçbir kararı da aldırmam. Onlara sadece abi tavsiyesi veriyorum. Onlara kendi tecrübelerimi kendi hatalarımı gösterir, tavsiyeler veririm sadece. Hepsi de beni dinliyorlar, şu anki konumlarına baktığınızda hepsi de çok güzel yerlerdeler. Sonuçta bu çocuklar yapılanı da kendileri görüyorlar. Dışarıdan çok fazla konuşma oluyor. İnsanlar 'çocukları öyle etkiliyor böyle etkiliyor' diyor... İster kabul ederler ister etmezler, bu çocuklara 'Kenan Sofuoğlu olmasaydı nerede olurdunuz?' diye sorsunlar. Bakalım cevapları ne olacak? O yüzden burada ispat edilecek ve kanıtlanacak bir şey de yok, biz işimizi yapıyoruz güzel de yaptığımıza inanıyoruz. Bundan 6-7 sene önce Toprak, Adapazarı’ndan buraya otobüse binip gelen bir çocuktu. Şimdi dünyadaki en önemli sporcular arasına girdi."

Cihangir Perperik: Şu an bir Dünya Superbike şampiyonu. Motor sporlarını takip edenler için çok acayip gerçekten, en önemli başarımız şu anda. 

Kenan Sofuoğlu: Şu anda bir emek veriliyor ve emeklerin karşılığını aldığımız sporcular ile çalışmak benim için gurur verici. Ben onların yaptıkları başarılar ile her zaman gurur duyuyorum. Katkı sağladığımı da düşünüyorum, inşallah da devam edeceğiz ve daha iyi yerlere taşıyacağız. 

Toprak Razgatlıoğlu, PATA Yamaha WorldSBK Team,

Toprak Razgatlıoğlu, PATA Yamaha WorldSBK Team,

Fotoğraf: Gold and Goose / Motorsport Images

Cihangir Perperik: Biraz önce bahsetmişti; şahsen bir motor sporları fanı olarak dışardan baktığımda herkesin doğru yerde olduğunu biliyorum ama Can’ın Supersport’u seçmesinin yanlış bir tercih olduğunu düşünüyor musunuz? 

Kenan Sofuoğlu: Can seçmedi, Can açıkta kaldı. KTM pilotuydu ve yeterli başarı gelmeyince KTM tarafından çıkarıldı. Sonrasında da açıkta kaldı. Bütün Moto3 takımları ile görüştüm, herkes 500 bin euro, 600 bin euro gibi ücretler isteyince, Can için ucuz iki seçenek bulduk. Birincisi Alanya’ya dönüp sokak motorcusu olacak, ikincisi Supersport'ta ona bir koltuk bulacağız. Supersport diyorum ama oradaki takımlar da Can’ı istemiyordu. Biz parasıyla koltuk satın aldık ve 3 yıl o koltukta tuttuk Can’ı. Açıkçası Can biraz dağıldı, öyle bir süreç yaşadı. KTM takımı Can’ı biraz bozdu ama bu spor acımaz yani. Açıkta kaldın mı her şey biter ve şu anda Deniz'le de bu sıkıntıları yaşıyoruz. Deniz’i yarıştırmak için geçen hafta sonu tüm takımların kapısını çaldım. Henüz gerçek anlamda bir iş bulmadık, bu işler biz onu oradan aldık da buraya getirdik gibi değil. İlk önce olabilecek seçeneklere bakıyoruz, seçeneklerin içinde iyi mi kötü mü ne var seçiyoruz sonrasında pilotumuza soruyoruz, eğer pilotun gönlü varsa oluyor bu iş. Bana kalırsa ben zaten Deniz'i bu sene KTM’de yarıştırmayacaktım. Deniz çok istediği için yarıştırdık. Benim fikrim farklı takımlara gitmekti. Deniz o konuda 'Yok abi ben KTM istiyorum' diye tutturdu. Esasında ben pilotları dinliyorum, istekleri ne yöndeyse ona göre karar veriyoruz. Çünkü pilot mutsuz olduktan sonra motosiklet üzerinde olan ben değilim, motosiklet üzerinde olanlar onlar. Yani onların mutlu olması lazım.

Can Oncu, Kawasaki Puccetti Racing

Can Oncu, Kawasaki Puccetti Racing

Fotoğraf: Gold and Goose / Motorsport Images

Cihangir Perperik: Şimdi şunu değinmek istiyorum. Burada (Sakarya Akyazı) harika bir tesis var. Çok da güzel bakıyorsunuz buraya ve buraya her gelişimde çok etkileniyorum. Türkiye’de biliyorsun tesis eksikliği var. Bu konuda senin de yıllardır çalışmaların var. Burayı Türkiye şampiyonaları için hiç düşündün mü? Mesela Türkiye karting şampiyonalarının yapılması için harika bir yer gibi geliyor bana, hiç teklif geldi mi federasyondan? 

Kenan Sofuoğlu: Yok, daha önce karting de yaptık Supermoto falan da yapıyorduk burada ama bunu durdurdum çünkü sıkıntılı bir durum var. Şimdi virajlar burada birbirine çok yakın, virajı kaçıran karşı viraja geçebiliyor. Bu  olmasın diye de lastik bariyerler koyduk onu engelledik ama buranın asıl görevi benim dönemimden beri dünya şampiyonasında yarışan en önemli sürücülerin antrenman sahası olması. Arada 2-3 tane yarış araya koyuyorduk ama o lastik bariyerler sonrasında bizi sakatlamaya başladı. Her seferinde Toprak'ın da benim de elimiz, kolumuz ya da ayağımız kırılıyordu. Bizim için önemli olan sporcularımızı Avrupa için hazırlamak. Onları sakatlayıp yarışlarından etmek değil, o yüzden 'Biz burayı kapatıyoruz, burada sadece özel sporcular bulunacak' dedik. Sonuçta burası kabul edilsin edilmesin Kenan Sofuoğlu'nun yeri. Yani 'Burası benim ne istediğimi yaparım' değil de, burada  kendi pilotlarımı yetiştiriyorum. Yetenekli gördüğüm çocukları da özel davet ediyorum buraya. Karting de farklı bir iş. İstanbul Tuzla’da güzel bir tesis var. O yüzden arada da sevdiğim birkaç çocuğu çağırıyorum beraber karting yapıyoruz. Motosiklette de yetenekli gördüklerimi çağırıp antrenman yapıyoruz. Yani 'Burası kapalı, benim borum öter' diye bir şey yok. Buradaki bütün mevzu buradaki sporcuların güvenliği. Onlar ile Avrupa’da başarılar yakalıyoruz. Ben burada Türkiye şampiyonası yapacağım diye onları sakatlayamam.

Cihangir Perperik: Kenan Sofuoğlu’nu tam zamanlı olmasa da tekrardan pistlerde görecek miyiz, böyle bir şey hayal ediyor musun? 

Kenan Sofuoğlu: Açıkçası ilk bıraktığım yıl 'geri döneceğim, bir sezon daha devam edeceğim', en kötü ihtimalle de 1-2 yarışa özel davetle katılacağım diye düşünüyordum ama son bir yıl içerisinde bu hevesim epey kaçtı. Bir kere bu yıl teste çıktım 600cc ile ama çok zorlandım. Hani hız var, iyi derece yapabiliyorum ama 20 tur devam edemiyorum, o yüzden öyle bir hevesim kalmadı. Bazen 'bir sezon daha yarışırım' diye bir hayalim vardı ama bu çocukların hiçbiri olmasaydı olurdu belki. Fakat şu an hepsini görüyorum, onlarla antrenman yapıyoruz ve onlar karşısında kendimi görüyorum. Yani onlara sadece birkaç tur dayanıyorum. Şimdi antrenman sistemini değiştirdik, onlar küçük motora biniyor ben büyük motora biniyorum ancak o şekilde baş edebiliyorum ama yarışlarda öyle bir şansım olmadığı için gerek yok. Bir de son dönemlerde zamanımın çoğunu Zayn ile harcıyorum. Kendimi o yöne çevirdim. Onu yetiştirmenin daha zevkli olduğunu hissettim. Yani bana sorsanız MotoGP şampiyonluğu mu Zayn'ı Formula 1’e getirmek mi, bin kere sorsanız da Zayn'ı Formula 1’e getirmeyi seçerim. Bunu baba olan birisi anlayabilir, çocuğu olmayan anlayamaz. Ben çocuğumun başarılı olmasını tercih ederim yalan yok.

Kenan Sofuoglu

Kenan Sofuoglu

Fotoğraf: Gold and Goose / Motorsport Images

Kemal Şengül: Toprak'ın geleceği ile çok fazla soru geliyor. Aslında en çok soru aldığımız konu bu. Toprak bu yıl Superbike'ta yarışacak, yani siz öyle söylediniz. Toprak'ın geleceği ile ilgili nasıl bir yol çizmeyi planlıyorsunuz? 

Kenan Sofuoğlu: Biz Toprak'la bunu hep konuşuyoruz, ben bunun doğru olduğuna inanıyorum. Toprak'ın ben Superbike'ta devam etmesini tercih ediyorum çünkü MotoGP'de tamamen farklı bir dünyaya gidecek ve işler buradaki gibi olmazsa, bu huzuru, bu morali, bu motivasyonu olmazsa, o zaman motosikleti istediği gibi süremeyecek, ki bunu bizim Superbike'ta da yaşadığımız dönemler oluyor. Moral bir gidince motosiklet istediğiniz gibi sürülmüyor. Fakat bunu bilemeyiz. Bunu en çok merak edenlerden biri de benim ama insanların dediği gibi gaz yiyen biri de değilim. İnsanların gazı ile de hareket edecek değiliz. Şimdi mantıklı bakacağız. 2023 yılı için Yamaha'ya şunu dedim: Eğer fabrika takımı olarak gelirseniz, sizinle anlaşmamız var ister Superbike'ta tutun bizi ister MotoGP'ye alın, karar sizin. Fakat bize B takım seçeneğiyle gelmeyin. Tabii onlar B takımı ile gelmeyi planlarken B takımını kaybettiler. Gelseydi de gitmeyecektik, bu netti. Alternatifi yoktu. 2023 yılını bir görelim, Toprak'ın ne yapacağına bakalım. Belki Superbike'ı kasıp kavuracak, böyle yaparsa tabii ki MotoGP'den yeni teklifler gelecek. Ben buna uygun, menajer usulünde bir açıklama yaptım; Dedim ki tüm takımlarla görüşmeye açığız. Şimdi kapılar açık, gelsin bakalım teklifler. Bence orada Toprak'ın iyi olabileceği birkaç marka var. Bize bunu zaman gösterecek, 2023 yılının bu aylarında Toprak'ın 2024 yılı anlaşması konuşulacak ve bu aylara kadar da sezonun yarısı olmuş olacak. Sezonun yarısını bir görelim Toprak'ın nasıl olduğuna bakalım, bir de gelecek teklileri görelim. Eğer 'biz bu motosiklete bineriz ve bu motosikletle şampiyonluğa oynarız, en iyi imkânlarda yarışırız' diyecek bir teklif gelirse, o zaman Toprak’la beraber karar veririz. Toprak da istiyor mu yoksa istemiyor mu onu da görmek lazım. Çünkü benim tecrübem var, Toprak'ın da gazı var, ikisini oturup bir konuşmak lazım. Bu iş gazla gitmez, niceleri o gazı yedi ve 2 yılda MotoGP kariyeri bitti. Yani insanlar bilmeden çok boş konuşuyor. Ben Spies diye bir efsane vardır, seri tarihinin en efsanevi ismi. Elbette o Amerika’dan tecrübeli şekilde geldi ama istatistik olarak tarihteki en iyi kişi. O herkesten gazları yedi, 2 yıl sonra MotoGP'ye gitti, sonrasında 28 yaşında kariyeri tamamen bitti. Siz şimdi Toprak'ın 2 yıl sonra kariyerinin bitmesini mi istersiniz? Yoksa bu çocuk uzun yıllar Türkiye’yi yurt dışında temsil eden bir sporcu olmasını mı? O yüzden o gaza gelmeyeceğiz. Toprak için en doğru seçim hangisi ise onu yapacağız ve bunu bize zaman gösterecek.

Kemal Şengül: Diğer markalardan ilgi görmeye başladınız mı açıklamadan sonra? 

Kenan Sofuoğlu: Öyle hemen olacak bir şey değil bu ama biz işimizi yapacağız. 2023 yılının Haziran-Temmuz ayları bizim için anlaşma dönemi olacak. O aylarda Yamaha da büyük ihtimalle gelecek, çünkü Yamaha'da koltuk boşalıyor, Franco Morbidelli'nin anlaşması bitiyor. Orada boş bir koltuk var. MotoGP’deki birçok takımın 2024 kadrosu belli ama burada işler değişebilir, anlaşma bir anda değişebilir. Mesela bizim Deniz’in KTM ile 5 yıllık anlaşması var ama biz anlaşmayı değiştirebiliyoruz. MotoGP’de Toprak'ı gerçekten isteyen bir takım varsa, sürücüleri ile anlaşmalarında değişiklik yapabilir. Bu anlaşmalarda genellikle bütün güç takımların elindedir. Vinales nasıl bir anda Yamaha’dan çıkartılıyorsa isteyen istediğini çıkartıp, istediğini alır.

Kemal Şengül: Bahattin Sofuoğlu ile alakalı nasıl bir planlama yapıyorsunuz? 

Kenan Sofuoğlu: Bahattin aslında görülmeyen bir başarı yapıyor, Toprak'tan örnek vereceğim, Toprak mesela Avrupa şampiyonasında yarıştığında ayrı bir seriydi Toprak'ın yarış kazandığını görüyorduk. Şimdi o kategorileri birleştirip, Supersport'un içine aldılar. Haliyle Bahattin sürekli kazanıyor ama kimsenin görmediği bir yarışı kazanıyor, arkada bir yarış kazanıyor. Derecelerine ve sonuçlarına baktığımızda Bahattin MV Agusta ile iyi sonuçlar yapıyor ve o da bunun farkında. Orada güzel bir geleceği olduğunu düşünüyorum. Bu yıl öğreniyor önümüzdeki yıl sivrilmeye başlayacak üçüncü senesinde bence kendisini gösterecek. Can’a bakalım ilk senesinde hiçbir şey olmadı, ikinci sezon Can kendini gösterdi, bu sezon beklendiği gibi olmadı ama....

Cihangir Perperik: Toparlayacaktır...

Kenan Sofuoğlu: Toparlar diye düşünüyorum. Bazen işer iyi gidiyor, bazen moraller düşüyor. Biz bunları antrenmanlarda da görüyoruz. Bir hafta bir sporcu çok iyi diğer hafta o kadar iyi olmuyor. İnişler çıkışlar var, unutmayalım yaşları 18 bu çocukların. Ben 18 yaşında Yamaha Cup'a daha yeni gitmiştim, Toprak 18 yaşında neredeydi? Herkes son iki yılın Toprak'ını hatırlıyor. Bundan 6-7 yıl önceki Toprak'ı ben biliyorum... Burada izlediğimde Can’ı Bahattin’i Deniz’i hepsinin gelecekte çok iyi işler yapacağına inanıyorum açıkçası.  

Röportaj: Kemal Şengül & Cihangir Perperik

Yazı: Emir İzzet Töngü

Düzenleyen: Kemal Şengül

 

paylaşım
yorumlar

Alakalı video

Röportaj: Berkay Besler kendisi ve geleceğiyle ilgili merak edilenleri açıkladı
Önceki haber

Röportaj: Berkay Besler kendisi ve geleceğiyle ilgili merak edilenleri açıkladı

Sonraki haber

Röportaj - Toprak Razgatlıoğlu: 2022 sezonu, MotoGP testi ve geleceği

Röportaj - Toprak Razgatlıoğlu:  2022 sezonu, MotoGP testi ve geleceği