Pistimizi tanıyalım

F1 takviminin en yeni yarışı olan Türkiye Grand Prix'sinin koşulduğu İstanbul Park yaklaşık olarak iki yılda tamamlandı. 10 Eylül 2003'te inşasına başlanan pist, 2005 sezonunda ilk ev sahipliğinde oldukça heyecanlı ve zevkli bir Grand Prix'ye sahne...

2006'da ise Şampiyonluk yarışının en önemli yarışlarından birine evsahipliği yapmıştı. Felipe Massa'nın kazandığı yarışta Fernando Alonso ikinci sırayı alarak belkide şampiyonluğunu ilan etmişti. Pistimiz uzun düzlükleri, iniş çıkışları, virajları ve trafiğin saatin karşı yönünde olması ve sollama imkanları sebebiyle hem pilotlar hem de seyirciler için oldukça popüler bir özelliğe sahip. İstanbul Park'ın en geniş noktasının çapı 20 metre, en dar noktası ise 14 metre. Start-finiş düzlüğü ise 655.5 metre. Pistin tüm izleyici kapasitesi de 130 bin. İstanbul Park sekizi sol, altısı sağ olmak üzere farklı özelliklere sahip 14 virajdan oluşuyor. Pist dört farklı zemin seviyesinde inşa edilmiş. Olağandışı bir özelliği de saatin tersi yönünde koşulması. Yani takvimde Brezilya’daki İnterlagos’la birlikte saat yönünün tersine geçilen tek pist. İstanbul Park, iki ana düzlükte 330 km/s kadar sürate imkan veren tasarımıyla pilotlar için gerçek bir sınav ve meydan okuma özelliği taşıyor. Kimi Raikkonen ile İstanbul Park'ta bir tur "İstanbul Park'ta tur, uzun start-finiş düzlüğünde başlıyor. 1 numaralı virajdan sola doğru 90 derecelik bir dönüş gerçekleştirirken frenlere sert bir şekilde basıyorsunuz. Pist daha sonra kısa bir uzunlukta dimdik aşağı doğru yol alıyor. Ardından yavaşça sol-sağ-sol yapmadan önce 310 km/s'ye çıkacağınız 2. viraja doğru gidiyorsunuz. 3 ve 5. virajlar arasında yaklaşık ortalama 100 km/s ile yol alıyorsunuz. Burada ikinci viteste ortadaki kıvrımda sağa doğru kıvrılan dar pist alanından yavaş ve dikkatli bir şekilde geçiyorsunuz."

"Buradan çıkarken beşinci viteste 250 km/s yapacağınız kısa düzlükte ilerliyorsunuz ardından 6. virajı sağa doğru geniş alarak 7. viraja kadar gidiyorsunuz. Bu dönemecin ardından, pistin en tehlikeli virajına girmeden önce kısa düzlükte yol alıyorsunuz. Bu tehlikeli 7. virajdan pilotların çoğu hoşlanıyor. 7. virajı geride bırakırken soldan 8. viraja ilerliyorsunuz. Buradan çıkarken ise önünüzdeki düzlükte avantaj sağlamak için gaza neredeyse sonuna kadar basıyorsunuz ve çıkışa kadar 300 km/s'e ulaşıyorsunuz."

"9. virajdaki şikan için ikinci viteste 95 km/s'ye düşüyorsunuz ancak ardından önünüzdeki müthiş düzlüğe kadar 6. viteste 320 km/s'e ulaşıyorsunuz. 12. viraja kadar nefes kesen hızı *TurkiyeF1 virajına gelirken biraz keserek 314 km/s'le geçiyorsunuz."

"Pistte en yüksek hızada bu uzun düzlükte ulaşıyorsunuz. Sollama imkanı olarak da en iyi geçişlerin yapılabileceği sektör burası. Bu uzun düzlüğün sonunda iyi frenlere ihtiyaç duyuyorsunuz. Düzlük sonunda sol-sağ-sol yapmadan önce ikinci viteste 93 km/s'e düşüyorsunuz. Zaten daha sonra da start-finiş düzlüğü başlıyor."

* Bu viraja TurkiyeF1 ismi, 2004 yılında TurkiyeF1 ekibi ve ziyaretçilerinin İstanbul Park gezisi sonrasında yine TurkiyeF1'de yapılan anket ile verilmiştir. Bu ismin resmi bir hükmü bulunmamaktadır.

"/>


"/>


"/>


TurkiyeF1.Com

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Türkiye - Pist
Haber tipi Son dakika