Formula 1 gerçekleri

Formula 1 gerçekleri

Formula 1, dünyanın en hızlı otomobillerinin yarıştığı küresel bir spordur. Formula 1 Dünya Şampiyonası, dünyanın en popüler otomobil sporları şampiyonası olmasının yanı sıra, dört senede bir düzenlenen Yaz Olimpiyatları ve Futbol Dünya Kupası’ndan...

Her yarışı  ortalama 1 Milyar kişi televizyon yayınlarından izliyor. 2008’de 132 ülkede toplam yaklaşık 30.000 saat televizyon yayını yapılmıştır. Sezon boyunca Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın ulaştığı toplam insan sayısı 60 milyarın üzerindedir. Diğer medya mecralarıda haftalarca yarışlar ve sporcular ile ilgili yazılar yazmaktadır.

Formula 1 , spor , endüstri ve eğlence olmasının yanı sıra , düzenleyen ülkeler için çok büyük bir tanıtım fırsatı haline gelmektedir. Formula 1 yılda 5 milyar dolar civarında paranın harcandığı bir endüstri haline gelmiştir. Bu açıdan bakıldığında, Formula 1 artık sadece bir spor olayı değildir.

Bir an için Formula 1’in Türkiye’de yapılmadığını varsayalım ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı Formula 1 yarışlarının yayınlandığı ülkelerde  Türkiye’yi tanıtan  bir reklam kampanyası yapmayı planladığını  düşünelim. 200’ü aşkın ülkede, Cumartesi ve Pazar günü sıralama turları ile yarışlarda yani yaklaşık dört saatlik yayın süresince,  30’ar saniyeden (saniyesi 3000$) oluşan 20 kuşak Türkiye tanıtım reklamı vermek için, ödenmesi gereken toplam bütçe yıllık en az  360 milyon dolar olacaktı.

Ancak Türkiye’de Formula 1 yarışları vasıtasıyla, bu reklam ve daha fazlası otomatik olarak yapılmakta ve yarış sayesinde elde edilen tanıtım gücüyle beraber Türkiye’nin marka değeri yukarıda bahsi geçen reklam değerinden çok daha fazla oranda  artmaktadır.

Bunun dışında , F1 yarışının yapıldığı şehire büyük bir ekonomik katkısı var. Yapılan araştırmalara göre, yarış döneminde işletmeler talep fazlası nedeniyle ek istihdam yaratmaktadır. Sezonluk işçi ihtiyacı doğuyor, genel ekonomik hareketlilik gözle görülür derecede artıyor. Formula 1 yarıs haftasında, İstanbul’a yurt dışından gelen seyircilerin yaklaşık 65 milyon dolar harcama yaptığı bilinmektedir.

Bütün bunlara karşı Türkiye bir sefer için yapmış olduğu harcama; cevre, köprü ve bağlantı yolları  ile beraber  pistin yatırım maliyeti yaklaşık 200 milyon dolardır. Bu rakamı Formula 1 ‘in Türkiye ‘de yapılması için 2005 yapılan 7 senelik anlaşmaya böldüğümüzde yıllık yatırım değeri 28.5 milyon dolardır. Bu durumda anlaşmanın 2011 yılında sona ermesinden sonra Formula 1 Türkiye’de yapılmaya devam edildiği takdirde yatırım bedeli olmayacaktır.

Buna ek olarak, Türkiye her sene yarışın yapılabilmesi için 13.5 milyon dolar aidat bedeli ödemekte idi.

Gelir gider karşılaştırması yapıldığında  Türkiye ilk 7 sene için senelik en az 425 (180+65) milyon dolar  (Marka Değeri) fayda elde etmekte  ve 42 (28.5+13.5) milyon dolarda gider harcaması yapmaktadır.  Aradaki  fark  Türkiye lehine her sene için 383 (425-42) milyon dolardır.

Türkiye 7 senelik anlaşması bitmesi ile aidat olarak ödediği 13.5 milyon dolardan daha fazla ödeme durumunda kalsa bile gelir gider tablosu her zaman Türkiye lehine olacaktır. Kaldıki, 7 senelik anlaşma bitmesi ile hesaplarımıza yatırım değeri sıfır olarak alınmalıdır.

Formula 1’e ev sahipliği yapmak isteyen ülke sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. Yakın zamanda Abu Dabi , Kore ve Hindistan takvime girdi. Önümüzdeki yıllar için Meksika, Rusya, ve Amerika yoğun çaba harcıyor. Tüm bu ülkelerin F1’e giriş amacı da aynı; ülkelerini tanıtabilmek, küresel platformda ülkelerinin imajına, prestijine, tanınma oranına katkıda bulunmak ve organizasyon yapabilme kabiliyetini artırmaktır. Türkiye tüm bu aşamalardan başarıyla geçmiş ve büyük faydalar sağlamıştır.

Formula 1, ayrıca dünyanın en gelişmiş teknolojilerinin sınandığı bir alan olması nedeniyle yapıldığı ülkenin prestijini artırıyor. Uluslararası firmaların ülkemize yönelik teknolojik ve ekonomik yatırımların ve Türkiye’nin tanıtımı için yapmak istediğimiz uluslararası organizasyonların ülkemizde gerçekleştirilebilmesi  için etkili bir referans oluşturmaktadır.

Formula 1 sayesinde Türkiye, Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Avustralya, İtalya, Japonya, Kanada gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinin olduğu lige adım atarak büyük bir prestij kazanmıştır. Dev organizasyonların altından kalkabileceğini kanıtlamış, ayrıca yukarıda bahsedilen izlenme rakamlarına paralel olarak son beş yıl boyunca, çok büyük bir tanıtım yapmıştır.

İstanbul’un Anadolu yakasındaki lüks otel sayısı artmış ve özellikle Kurtköy bölgesi, adeta yeni bir yerleşim merkezi haline gelmiş ve pistin çok yakınına iki ayrı üniversite kampüsü kurulmuştur. Kısacası F1 pisti ve yarışının varlığı, bölgenin kalkınmasında ciddi bir ateşleme etkisi yapmıştır.

Olaya turizm açısından bakıldığında, İstanbul’a 2000 ile 2004 arasında yılda 2.5 milyon turistin geldiği, bu rakamın 2005-2008 periyodunda 6 milyona çıktığı görülmektedir. Doğal olarak bu artışı sadece Formula 1’e bağlamak doğru olmaz. Ancak Türkiye Grand Prix’inin ve İstanbul’un F1 takvimindeki yerinin, yapılan doğrudan ve dolaylı tanıtımların bu rakamına artmasında büyük etkisi olduğu yadsınamaz.

Bütün bunlardan sonra Türkiye Formula 1 yarışı yapması veya yapmaması tartışmasının yapılmaması gerekiyor.

ÖNEMLİ: Bu yazıyı hazırladığı için sayın Ahmet Güner'e teşekkür ediyoruz. Bu analizin bizler dışında Sayın Spor Bakanımız Suat Kılıç'ın da okuması gerektiğini düşünüyoruz. Kendisine twitter hesabından ulaşıp lütfen bu linki gönderip okumasını isteyiniz. Sayın Bakanımız Suat Kılıç'ın Twitter hesabı --> @GSB_SuatKilic.

Kaynak: Yahna GÜNER - Hürriyet

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Türkiye - Pist
Haber tipi Son dakika