Goodyear İle Performans ve Dayanıklılığın Yarışı: Le Mans 24 Saat

Le Mans 24 Saat, dünyanın en büyük ve en prestijli dayanıklılık yarışlarının başında geliyor. 24 saat boyunca devam eden bu zorlu yarış lastikler için de performansın ve dayanıklılığın önemli göstergesi. Geçmişinde 14 Le Mans zaferi olan Goodyear ile gelin bu efsane yarışın tarihine bakalım.

Goodyear İle Performans ve Dayanıklılığın Yarışı: Le Mans 24 Saat

24 saat, 1600 yakıt ikmali, 5000 km kıyasıya mücadele, 340 km/s’ varan sürat. Tek başına bu istatistikler bile bu yarışı dünyanın en büyük spor organizasyonu yapmaya yetiyor.

Buna amansız bir rekabet, teknolojik kısıtlamalar ve insanoğlunun maceracı ruhunu da ekleyip, tutkunları için bütün gece süren parti atmosferini bir araya getirdiğinizde, gerçek anlamda çok özel bir etkinlik ortaya çıkıyor.

 

Dünyanın en prestijli dayanıklılık yarışı: Le Mans 24 Saat

1923 yılında koşulan ilk 24 Saatlik yarıştan bu yana üreticiler, sürücüler ve lastik şirketleri gibi tedarikçiler de, neler yapabildiklerini göstermek için yılda bir kez Fransa'nın batısına gidiyor. Normal koşullar altında her yıl 250.000 sporseverin katıldığı Le Mans, motor sporlarının mabedi haline geliyor.

Dünyanın lider lastik üreticilerinden Goodyear, Le Mans’a uzun zamandır beklenen geri dönüşünü 2020’de yaptı. Marka dünya genelinde yarış dünyasına geri dönüşünün bir parçası olarak Le Mans yarışlarına yeniden katıldı. Goodyear geçtiğimiz yıl gerçekleşen dünyanın en prestijli dayanıklılık yarışı Le Mans’tan başarıyla döndü. Yarışta LMP2 sınıfında Goodyear lastikleri ile mücadele eden 2 takım, başarısını podyuma çıkarak taçlandırdı.

Goodyear 2021'de ise LMP2 prototip kategorisindeki tüm araçların lastik tedarikçisi oldu.

Yarış süreci

Dayanıklılık yarışlarının uzun ve ilgi çekici bir geçmişi olsa da, bu yarış kategorisinin kendine özgü kısaltma ve kurallarla dolu olması, 24 Saatlik Le Mans yarışlarını yeni başlayanların tam olarak anlamasını zorlaştırır. 21 Ağustos Cumartesi saat 16:00'da yarış başladığında, izleyiciler ne görmeyi beklemeli?

Dayanıklılık yarışlarını yüz binlerce sporsevere çekici kılan ve Le Mans’ı akın etmelerine sebep olan unsurlardan biri, birden fazla araç kategorisinin mücadele etmesidir. Le Mans ve dünya genelindeki çoğu dayanıklılık yarışında farklı kategorilerdeki araçlar aynı anda yarışır. Bunların tümü kendi kategorisindeki ödüller için yarışsa da yavaş kategorideki araçları geride bırakmak ve hızlı kategorideki araçların önünden çekilmek, mücadeleye farklı bir boyut katar.

 

Kategoriler

LMP2 (Le Mans Prototype 2) kategorisindeki araçların tek lastik tedarikçisi Goodyear'dır ve bu kategorideki tüm araçlarda Goodyear lastikleri kullanılır. LMP2 araçları, Le Mans ve FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası sezonu boyunca dört yarış kategorisi arasından en hızlı ikinci kategoriyi oluşturur. Prototip adı verilen bu otomobiller, Oreca, Ligier ve Dallara gibi uzman araç modifiye firmaları tarafından özel amaçlarla yeniden yaratılır. Prototip araçlar özel aerodinamik tasarımları sayesinde lastikle yol arasındaki tutunma kuvvetini artırarak, tıpkı "tek koltuklu" Formula 1 araçları gibi virajları yüksek hızlarla dönebilir. Tek koltuklu (veya açık tekerlekli) araç kategorilerinin aksine, çoğu modern prototip aracın kokpiti üzerinde bir tavan vardır ve lastiklerin çevresi kapalıdır.

Le Mans pistinde LMP2 kategorisindeki araçlara, yarışlarda ilk kez 2021 yılında boy gösterip genel klasmanda mücadele edecek olan Hypercar kategorisi ve iki GT kategorisi (LMGTE Pro ve LMGTE Am) eşlik eder. LMP2 ve Hypercar'lardan daha yavaş olan bu araçlar, Porsche, Ferrari ve Aston Martin gibi markaların süper otomobillerinin ciddi ölçüde modifiye edilmiş versiyonlarıdır.

Yarış haftası

15 Ağustos Pazar test günü ile başlayan yarış haftası etkinliklerinde, takımlar geçtiğimiz yıl yapılan yarışların ardından ilk turlarını attılar. Gerçek anlamıyla pist heyecanının başladığı 18 Ağustos Çarşamba günü öğleden sonra ve akşam saatlerinde altı saatlik bir yarış düzenlenirken, gece yarısı sona erecek bir gece alıştırma turu gerçekleşti. Serbest alıştırma ve sıralama turlarının aynı programla devam edeceği 19 Ağustos Perşembe günü ise start çizgisi nihai sıralamasının belirleneceği Hyperpole turu yapılacak.

Yüksek tempolu bir mücadeleye sahne olacak Hyperpole turunda, Çarşamba akşamı düzenlenen sıralama turunda her kategoride ilk altı sırayı alan yarışmacılar yer alacak. Perşembe akşamı saat 21:00'de gerçekleşecek 30 dakikalık turun sonunda bu 24 aracın (dört kategoriden altışar araç) start çizgisindeki pozisyonu belirlenecek. Asıl yarış ise 21 Ağustos Cumartesi günü sabah saatlerinde yapılacak kısa bir ısınma turunun ardından saat 16:00 itibariyle başlayacak. 24 saatlik heyecan dolu yarışın galibi, damalı bayrağı 22 Ağustos Pazar, saat 16:00'da görecek.

 

Start çizgisine katılma hakkı kazanmak

Bir ekibin 24 Saatlik Le Mans yarışına katılması için yarışa davet edilmesi gerekli olsa da bu prestijli dayanıklılık yarışına davet edilme hakkı kazanmanın çeşitli yolları mevcut. Bu yarış, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası (WEC) sezonunun bir parçası olduğundan, yıl boyunca dünyanın farklı yerlerinde yapılan bu şampiyonaya katılan takımlar otomatik olarak davet edilir. Bunun yanı sıra, takımlar, Le Mans'da elde ettikleri sonuçlar karşılığında WEC şampiyonasında çifte puanla ödüllendirilir.

Diğer takımlar ise başka şampiyonalarda gösterdikleri başarı dolayısıyla davet edilir. LMP2 araçları sadece WEC'de değil, başka serilerde de yarışır. Bunlardan biri, Goodyear'ın yine LMP2 kategorisinin tek lastik tedarikçisi olduğu Avrupa Le Mans Serisi (ELMS) yarışlarıdır. Böylece, çeşitli ELMS ekipleri Le Mans start çizgisinde yer almaya hak kazanır. Ayrıca, Asya Le Mans Serisi ve ABD'de düzenlenen IMSA WeatherTech SportsCar Şampiyonasına katılan yarışçılar da Le Mans'da boy gösterebilmektedir. Böylesine prestijli bir organizasyona dünyanın her yerinden takımların katılması şaşırtıcı değildir.

Katılımcılar

25 araç. 75 sürücü. Bu yılki 24 Saatlik Le Mans yarışlarının bilinen en rekabet alanı olarak görülen LMP2, yarışlardaki en büyük kategori olarak dünyanın her yerinden yarış meraklılarının ilgisini çekecek. Peki kimlere dikkat etmeli?

LMP2 kategorisi dünyanın en başarılı dayanıklılık yarışı ekiplerinden bazılarına ev sahipliği yaparken, dünyaca ünlü birçok pilot da star ışığını piste yansıtacak. Kuralları gereği Pro-Am kategorisinde olan LMP2'de her aracın pilot ekibinin profesyonel ve amatör sürücüler içermesi gerekiyor. Güçlü bir sonuç elde etmek için farklı deneyim, beceri ve geçmişlere sahip pilotlar iyi bir takım çalışması ortaya koymak zorunda.

 

Tüm sezonun katılımcıları

Son şampiyon United Autosports kesinlikle dikkat edilmesi gereken takımlar arasında yer alırken, İngiliz-Amerikan iş birliği olan bu takımının üç aracını da yetenekli pilotlar kullanıyor. Jota Sport'un iki aracının da üst sıralara oynaması, özellikle de 2020'de aldığı ikinciliğin bir üstüne çıkmak için mücadele etmesi bekleniyor. WEC sezonunun tamamında mücadele eden bu iki takım, bu yıl Spa, Portimao ve Monza pistlerinde yarıştı.

Diğer WEC takımları ise, bir miktar Formula 1 yeteneğini pistlere taşıyan baba-oğul Jan ve Kevin Magnussen'in yönetimindeki High Class Racing'in yanı sıra Juan Pablo Montoya, Giedo van der Garde ve Robert Kubica gibi eski F1 pilotlarını bünyesınde barındıran DragonSpeed, Racing Team Nederland ve Team WRT'den oluşuyor. İlgi çekici diğer bir ekip ise, Tatiana Calderon, Sophia Floersch ve Beitske Visser olmak üzere üç kadın pilot ile yarışacak Richard Mille Racing Team.

Dünyanın her yerinden davetliler

Başka şampiyonalardan gelen deneyimli ekipler arasında Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya'dan gelen LMP2 öncüleri yer alıyor. Fransız takımları IDEC Sport, Duqueine Team ve Panis Racing'in her biri, Le Mans'a ciddi kazanma potansiyeliyle geliyor. Panis Racing, geçtiğimiz yıl Goodyear lastikleriyle yarışı üçüncü sırada tamamlamıştı. Amerika'dan katılan takımlar Risi Competizione ve PR1 Motorsports Mathiasen, son derece rekabetçi bir organizasyon olan IMSA WeatherTech SportsCar Championship'te büyük deneyim sahibi. Asya Le Mans Serisindeki başarısı sonucunda organizasyona davet edilen Racing Team India Eurasia'nın yanı sıra, G-Drive Racing ve United Autosports da Le Mans yarışlarında yerini alacak diğer takımlar.

 

Yenilikçi Otomobiller

Le Mans'da mücadele eden herkesin dünyanın en prestijli dayanıklılık yarışına nasıl katıldıklarıyla ilgili bir hikayesi olsa da, bazı hikayeler daha fazla öne çıkıyor. Goodyear lastikleriyle yarışacak 26. ve son takım, engelli yarışçıları desteklemek üzere kurulmuş bir Fransız takımı olan Association SRT41. Takımın pilotları Takuma Aoki ve Nigel Bailly, geçirdikleri motosiklet kazaları sonucunda tekerlekli sandalye kullanan iki yarışçı. Bu pilotlar, SRT41 tarafından modifiye edilmiş, el ile kontrol teknolojisine sahip LMP2 araçlarıyla yarışacak. Doğrudan LMP2 kategorisine katılmayacak olan bu ekip, ayrı bir klasman olan İnovatif Araç klasmanında mücadele edecek. 24 Saatlik Le Mans yarışında mücadele etmek her sürücü için büyük bir başarı olsa da, bu durum özellikle yaşamlarını değiştiren ciddi kazalar atlatan Aoki ve Bailly gibi yarışçılar için geçerli. Dünya genelindeki birçok Le Mans tutkunu onlar için tezahürat yapıyor olacak.

 

LASTİKLERİN TARİHİ

Yarış öncesi yarış

Aksiyon söz konusu olduğunda, Le Mans yarışı 24 saatlik bir mücadeleden fazlası. Testler, teknik kontroller, alıştırma ve sıralama turları, bir haftadan fazla yoğun hazırlık anlamına geliyor. Yarış gerçek bir dayanıklılık sınavı, önceki bir haftalık süre de buna dahil.

Goodyear için yarış öncesi yarışı aylar öncesinden başlıyor.

FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası sezonunun başlamasından önce Goodyear, çeşitli lastik versiyonlarını test edip sezonun tamamında kullanılacak lastiklerin teknik özelliklerini belirliyor.

Lastiklerin üretimi, şirketin Almanya'daki Hanau tesisinde başlıyor. Bu tesis, standart kullanım için geliştirilen Eagle F1 SuperSport lastiklerin de üretildiği yer.

Le Mans haftası için 5.000'i aşkın lastik üretilecek. Kurallara göre araçlar, yarış için 14 takım, sıralama ve alıştırma turları için 7 takım lastik kullanabilirken, pol pozisyonu için Hyperpole turuna girecek en hızlı 6 yarışçının bir takım lastik daha kullanmasına izin veriliyor. Bunun yanında takımlar test gününde genellikle beş ila yedi lastik kullanıyor.

Goodyear ayrıca, her bir araç için 14 takım orta ve tam ıslak lastik üretiyor.

 

Hesap tutmak

Lastik kullanımını takip etmek için organizatörler, lastik seçimine ve her bir takım lastikle tamamlanan sürelere erişebilir ve bunları yayınlar. Radyo Frekansı Tanımlama Teknolojisini (RFID) motor sporlarına getiren ilk lastik üreticisi olan Goodyear, bu teknolojinin geliştirilmesinde ve kullanıma sunulmasında önemli rol oynamıştır.

Pit stop - stratejik avantajın anahtarı

Lastik markalarının dayanıklılık ve uzun süreli performansa odaklanmasını sağlayan oldukça akıllı bir düzenleme mevcut. Formula 1 pit stop'larının aksine, Le Mans yarışlarında bir pit stopta araca ancak iki teknik personel müdahale edebilir.

Bu durum; iki saniyenin altındaki F1 pit sürelerinin aksine, Le Mans'da iki lastik değişiminin dokuz saniye sürebileceği anlamına geliyor. Dört lastiği değiştirmek ise takımların değerli zamanının 12 ila 18 saniyesine mal olabilir. Üstelik tüm bu işlemler, yakıt ikmaliyle geçen yarım dakikadan sonra yapılmalıdır. Sonuç olarak bir turun dörtte birinden fazlası pitte kaybedilebilir.

Bu nedenle, lastiklerin çok sık değiştirilmemesi tercih edilir. Goodyear LMP2 lastikleri, günün en sıcak saatlerinde dört depo yakıtla yapılan mesafe kadar kullanılabilirken, geceleri daha da uzun kullanılabilmektedir.

Goodyear Dayanıklılık Programı Yöneticisi Mike McGregor'a göre gece ve gündüz performansı arasında doğru dengeyi kurmak, başarı için büyük öneme sahip: "Le Mans'da Ağustos sıcağında termometreler 30ºC'nin üstünü gösterse de, geceler yaz ortasına kıyasla daha uzun ve daha serin olabilmektedir. Sıcakta kullanılmak üzere yapılandırılmış bir araç, daha serin koşullarda en iyi performansını ortaya koymayabilir. Çok farklı koşullarda bu yapılandırma dengesini doğru kuran takım başarıya uzanacak."

Goodyear Le Mans ekibinde, lastik değişimi, mühendislik ve pist destek ekibini içeren 60'tan fazla uzman görev yapacak. Padokun ortasındaki Goodyear Pit Alanı, 24 saat boyunca en hareketli hızlı lastik değişim merkezlerinden biri olacak!

 

 

ALTIN DEĞERİNDE ANLAR

1966: Büyük ekran efsanesi

Goodyear'ın Le Mans zaferlerinden ikincisi, aynı zamanda en çok tanınanlardan bir tanesi. Yakın zamanda çıkan Le Mans '66 filmi, Bruce McLaren ve Chris Amon zaferini daha fazla kişiye taşırken, bu lastik öyküsündeki bir kırılma anını içeriyor. Motor sporlarıyla ilgilenenler, pit stoplarda lastik değiştirildiğini sık sık görmüş olsa da, lastik markası değiştirildiğine tanık olmamıştır.  Ford GT40, yarışa Firestone ile başlamasına rağmen daha sonra kazanmak için Goodyear'a geçiyordu.

Ferrari'yi satın alma girişimi başarısızlıkla sonuçlanan Ford, İtalyan rakibini pistte ezmek istiyordu. Islak koşullarda başlayan yarışta Goodyear'ın daha iyi olduğu kısa sürede anlaşıldı. Açılış evresinin ardından direksiyonu Amon'a devretmek üzere Pit'e giren McLaren, lastiklerini Goodyear ile değiştirmek istediğini söyledi.

Yaklaşık 20 saat sonra üç Ford'un bitiş çizgisini planlı bir biçimde birlikte geçmesiyle yaşanan tartışmalar lastik değişimini hikayede sadece bir dipnot haline getirse de, galibiyet, daha geriden başladığı için daha fazla mesafe kat eden McLaren ve Amon'a verildi. Pilotların birinciyle aynı sayıda tur tamamlayıp rekabete geri dönmesini sağlayan, Goodyear'a geçişleri olmuştu.

 

1970: Porsche'nin ilk zaferi

Le Mans yarışlarında hiçbir marka, 19 kez zafere ulaşan Porsche kadar başarılı olmadı. Alman otomobil üreticisi ilk Le Mans zaferini, kıvrak 917K'nın beş tur farkla rakiplerini geride bıraktığı 1970 yılında kazandı. Aerodinamik iyileştirmeler ve özel üretim Goodyear lastik tasarımıyla evcilleştirilmiş bir canavar olan bu ünlü aracın pilotluğunu Hans Herrmann ve Dickie Attwood yapıyordu.

Ferrari'nin en büyük rakibi koltuğunda artık Ford değil, Porsche oturuyordu. Oldukça ıslak koşullarda koşulan yarışta on bir Ferrari 512'ye karşı dokuz Porsche 917 mücadele etti. Tıpkı 1966'da olduğu gibi, bu yarış da Steve McQueen'in Le Mans filmiyle beyaz perdeye taşındı. Hermann ve Attwood'un zaferi, Goodyear-Porsche iş birliğinin kazandığı beş yarışın ilkiydi.

 

1972: Graham Hill Üçlü Zafere Ulaşıyor

Monaco Grand Prix. 24 Saatlik Le Mans. Indianapolis 500. Dünyanın en büyük spor organizasyonlarından üçü. Bunların üçünü de kazanacak bir sürücünün son derece çok yönlü olması gerekir ve bugüne dek bunu yalnızca bir kişi başardı.

1972 yılında, Graham Hill'ın Formula 1 kariyeri sona ermek üzereydi. 1962 ve 1968 Dünya Şampiyonu Grand Prix'lere düzenli olarak katılmaya devam etse de, onun azmini canlı tutan bir hedef daha vardı. Beş Monaco şampiyonluğu ve 1966 yılındaki Indy zaferi, Üçlü Zaferi oldukça cazip ve olanaklı kılıyordu. Ancak ilk beş Le Mans denemesinin hiçbirinde yarışı tamamlamayı başaramadı. Onuncu ve son 24 Saatlik denemesinde, Le Mans efsanesi Henri Pescarolo'yla birlikte Matra aracı ve Goodyear lastikleriyle zafere ulaşmayı başardı.

Ne yazık ki, motor sporları dünyasının en etkileyici ve kararlı kişiliklerinden biri olan Graham Hill'ın yaşamı, 1975 yılında genç F1 pilotu Tony Brise ile birlikte Hill'ın takımının beş üyesiyle birlikte bir uçak kazasında sona erdi.

Yirmi yıl sonra, 1996 yılında Damon Hill, Goodyear lastikleriyle yarışan Williams-Renault aracıyla ilk ikinci nesil F1 Dünya Şampiyonu olurken, Hill ailesinin adı bir kez daha tarihe altın harflerle yazıldı.

 

1997: Bay Le Mans geliyor

Tom Kristensen tüm zamanların Le Mans efsanesi. 24 Saatlik Le Mans yarışını, altısı üst üste olmak üzere dokuz kez kazanarak bu alanda rekor sahibi olan büyük Danimarkalı'nın bu başarısı, ona "Bay Le Mans" unvanını kazandırdı.

1997'de Goodyear lastiklerini kullanan Joest Racing takımıyla katıldığı yarışta Kristensen, Porsche WSC-95'iyle zafere ulaştı. Alışılmadık bir geçmişi olan bu araç, 1991'de yarışmış TWR-Jaguar XJR-14 temelinde oluşturulduktan sonra Joest tarafından bireysel katılımcılara yönelik bir Porsche prototipi haline getirildi.

Joest'ün kendisini çağırdığı o yıllarda Kristensen, Formula 1 hayalleri kuran genç bir sürücüydü. Takım, kısa süre sonra deneyimli Michele Alboreto ve Stefan Johansson için bir partnere ihtiyaç duydu ve genç ve hızlı Danimarkalı’da karar kıldı. Kristensen uzun bir gece yarışında üst üste elde ettiği en hızlı tur dereceleriyle Le Mans'ı büyüledi. Onun bu performansı, pilot üçlüsünün zafere ulaşmasını sağlarken, bu galibiyet, Goodyear'ın toplamda Le Mans'daki 14. zaferi oluyordu. O tarihten sonra otomobil yarışlarında başarılı olmak isteyen her takımın radarında olan Kristensen, uzun yıllar Audi'yle çalıştı.

 

2020: Çifte podyumla geri dönüş

Yeni milenyumun ilk yirmi yılında Goodyear, NASCAR yarışlarına odaklandı. 2019 yılında ise FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasıyla uluslararası motor sporları organizasyonlarına geri döndüğünü ilan eden markanın kazanması gereken ilk mücadele Le Mans oldu.

Küresel pandemi, 2019-2020 sezonunun kayıtlara geçen en uzun sezonlardan biri olacağı anlamına geliyordu, ancak sonunda 24 Saatlik Le Mans yarışı gerçekleştiğinde, evde kalan izleyicileri büyük heyecan yaşadı.

On yılı aşkın süredir Le Mans'da açık tekerlekli tek kategori olan LMP2'de mücadele eden 24 otomobilin 5'i lastik tedarikçisi olarak Goodyear'ı seçti. Geri dönüş yarışında Goodyear, rakamların aleyhine olmasına karşın, son derece zorlu bir yarışın ardından, bu beş araçtan ikisi olan Jota Sport ve Panis Racing takımlarının yarışı ilk üçte bitirmesine yardımcı oldu.

"Lastik savaşları" şeklinde geçen bu yarışın ardından LMP2 sınıfı tek lastik tedarikçisi olarak Goodyear'a geçti. Bu yıl podyumda Goodyear şapkalarının görülecek olması kesin olsa da, bu başarının tohumları bahsedilen etkileyici geri dönüş performansıyla atıldı.

 

Bir Yarış İkonu Olarak Goodyear

  • Motor sporlarında muhteşem bir geçmişi olan Goodyear, motor sporları tarihi boyunca 4 kara hız rekoru, 14 kez 24 Saatlik Le Mans şampiyonluğu ve 368 Formula 1 Grand Prix şampiyonluğu gibi çok sayıda zaferle anıldı. NASCAR stok araçlar ve NHRA drag yarışları dendiğinde akla gelen ilk marka olan Goodyear, Amerikan IMSA yarışlarında elde ettiği onlarca yıllık başarının sonucu olarak önemli miktarda spor otomobil yarış deneyimine de sahip.
  • Lastik dayanıklılığı ve performansı, yolda olduğu kadar Dayanıklılık Odaklı Motor Sporlarında da önemli birer ölçüttür. 120 yılı aşkın inovasyon geçmişiyle Goodyear, hem profesyonel yarışçılar, hem de tüketiciler için sürüş deneyimini geliştiren ve zenginleştiren teknolojilerin geliştirilmesini destekler.
  • Goodyear'ın pistlerdeki deneyimi, karayolu ürünlerinde markaya yol gösterir - tüketici lastikleri, Goodyear'ın performans ve pist araçları için geliştirdiği en yeni Eagle F1 SuperSport lastiklerle birlikte üretilerek, standart ve yarış ürün grupları arasındaki teknoloji ve bilgi aktarımının, her ikisinin performansına da fayda sağlayacak biçimde optimize edilmesi sağlanır.
  • Goodyear Eagle F1 SuperSport serisi gibi yol lastiklerimizde kullanılan malzeme ve yapı teknolojilerinin birçoğu, Goodyear'ın Le Mans'da yarış kazanmış lastiklerinden türetilmiştir.

 

Dünya Dayanıklılık Şampiyonası

  • Dünya Dayanıklılık Şampiyonası veya kısa adıyla WEC, dayanıklılık yarışlarını ve Le Mans'ın yarış ruhunu dünyanın her yerine taşımaya odaklanan küresel bir yarış serisidir.
  • Dayanıklılık yarışı, malzemelerin dayanıklılığını ve katılımcıların direncini sınayan bir tür motor sporudur. Birden çok sürücüden oluşan takımlar, duraklamasız tek bir organizasyonda uzun mesafeler kat ederken, yarış sırasında sürücüler sırayla direksiyona geçer.
  • Her sezon, dünyanın farklı yerlerinde koşulan dokuz yarıştan oluşurken, bu yarışların her birinin süresi dört ile yirmi dört saat arasında değişir. Yarışlar düzenli olarak Fuiji, SPa ve Bahreyn'de düzenlenir.
  • Şampiyona, dünyanın en büyük tek katılımlı spor organizasyonlarından birine adını veren ve motor sporlarının en ikonik yerlerinden biri olan Le Mans'da sona erer.
  • 2019 yılında Goodyear, LMP2 (Le Mans Prototip 2) yarış kategorisinin lastik tedarikçisi olarak WEC dünyasına dönüş yaptı. Geri döndüğü sezonda elde ettiği zaferlerin ardından Goodyear, 2021'de WEC tarihindeki en büyük LMP2 kategorisinin lastik tedarikçisi olacak.
  • Le Mans, 250.000'i aşkın katılımcıyla, Goodyear için markanın yarış öyküsünü ortaya çıkaran geçmişi, tutkusu, inovasyonları ve teknolojisi çevresinde müşterilerle etkileşime geçmek adına ideal bir ortam sunuyor.
  • Uzun ve kayda değer bir Le Mans geçmişine sahip Goodyear, 1966 yılından bu yana 14 kez şampiyonluk yaşadı.
  • Bruce McLaren ve Chris Amon'ı 1966 yılının 24 Saatlik Le Mans yarışında zafere taşıyan ünlü siyah Ford GT40 Mark II'de Goodyear lastikleri vardı. Bu şampiyonluk, Goodyear'ın Le Mans'da üst üste ikinci zaferiydi. Sonraki yıllarda Goodyear, 24 Saatlik Le Mans yarışında toplam 14 şampiyonluk kazandı.
  • Tıpkı 1960'lı yıllarda olduğu gibi bugün de otomobil yarışları, çok çeşitli prototip ve GT otomobillerde lastik teknolojilerini sergilemek için güçlü bir platform olarak öne çıkıyor.
  • Bugün Goodyear, LMGTE ve LMP2 kategorilerindeki tüm takımların resmi lastik tedarikçisi konumunda. Goodyear ayrıca, seri üretim spor otomobiller için orta-yumuşak ve orta-artı özelliklerinde Goodyear Eagle F1 SuperSport performans lastikleri sağlıyor.

 

paylaşım
yorumlar
Le Mans 24 Saat: İkinci antrenmanda Buemi lider, Toyota 1-2
Önceki haber

Le Mans 24 Saat: İkinci antrenmanda Buemi lider, Toyota 1-2

Sonraki haber

Cadillac, LMDh programıyla beraber Le Mans 24 Saat'e dönebilir

Cadillac, LMDh programıyla beraber Le Mans 24 Saat'e dönebilir
Yorumları görüntüle