Türkiye GP: Değerlendirme - Renault

3 haftalık bir aranın ardından, Renault F1 takımı 2006'nın son yarışlarına İstanbul Park'taki ilk Grand Prix ile başlayacak. Yüksek derecede seyreden sıcaklıklar, pistin takvime yeni girmesi ve çok iyi bilinmemesi, takımların önündeki zorluklar...

ŞASİ Aerodinamik: İstanbul Park çok modern bir pist, dolayısıyla iyi bir kondüsyona sahip. Pistin yüzeyi çok pürüzsüz, kenarlarıysa agresif bir görünüm sergilemiyor. Bu sebeple aracın dengesinde de anormal değişiklikler meydana gelmiyor. Lastikler: Lastiklerin Türkiye için çok ciddi bir hazırlığa tabi tutulması gerekmiyor. Ancak, İstanbul Park ön lastiklere biraz daha fazla dikkat edilmesi ihtiyacını gün yüzüne çıkarıyor. Bilhassa 8. virajda karşılaşılacak zorluk sebebiyle ön sağ lastiğe odaklanmak şart. Bu dönüş bütün sezon boyunca karşılaşılan sol tandanslı zorluklar içerisinde en başta gelenlerden. Herhangi bir problemle karşılaşmamak için, süspansiyon ve ön kanat ayarlarını takımlar eksiksiz ayarlamaya çalışıyor. Hedef ise, aracı maksimum hıza ulaştırarak rakipsiz bırakmak. Süspansiyon: Aracın ayarlarında esas olarak, lastiklerle beraber süspansiyonlara da çok dikkat etmek gerekiyor. Süspansiyon sisteminin ana parametlerini asla gözden kaçırmamak şart. Yüksek hızlarda lastiklerle tam bir uyum içinde işleyecek süspansiyon sistemini tesis etmek şart. Frenler: 12. virajda bulunan fren bölgesi, pistin dikkat edilmesi gereken en önemli noktalarından. Burada yapılabilecek bir hata, pilotların zaman kaybetmelerine ve geçilebilmelerine sebebiyet verebilir. Netice itibariyle, İstanbul Park pisti yalnızca frenlerde dikkat isteyen bir pist değil, aynı zamanda uzun düzlüklerde ilerlerken virajlarla karşılaşılmadan önce rahat olunması gereken bir pist. MOTOR Performans: Istanbul Park motor açısından çeşitli farklılıklar gösteriyor. Bir turun neredeyse yüzde 65'i tam gaz olarak gerçekleşiyor. İtaatkar bir motora ihtiyaç duyuluyor. Yani, düzlüklerde çıkılan yüksek hızlarda, önünüzdeki rakibi kolaylıkla geçebilmelisiniz. Yüksek hızlarda ulaşılan devir hzılarına da azami dikkat göstermek gerek. 8. virajda bu durum kendini özellikle öne çıkaracaktır. Soğutma: Türkiye'deki hava sıcaklıkları muhtemelen çok yüksek olacak. Ancak bu durum, motorun soğutumuyla ilgili ciddi problemler ortaya çıkarmayacaktır. Aracın ne tip bir soğutma sistemine ihtiyaç duyduğunu anlamış durumdayız. Ayrıca pistte, motorun riske gireceği ani yavaşlama noktaları da yok. Uzun düzlükler, motorun soğumasına da yardımcı olacaktır. Fernando Alonso Soru: Fernando, Macaristan'dan sonra çıktığınız tatilden hoşlandın. Tatilin nasıl geçti? Fernando Alonso: Mükemmeldi. Herkes belli bir müddet çalıştıktan sonra, tabiri caizse bataryalarını şarj etmek ister. Gerçekten biraz dinlenmeye ihtiyacımız vardı. Bu istirahatin ardından Türkiye'de kendimizi çok daha iyi hissedeceğiz. Kendim ve takımım Renault, her iki şampiyonaya da liderlik ediyoruz. Bu yarışlara çok iyi hazırlandık. Türkiye için de kendimizi yenilenmiş ve tap taze hissediyoruz. S: Istanbul Park pistinden hoşlanıyor musunuz? FA: Evet. Bölümleri Spa'ya benzerlikler gösteriyor. Çok geniş ve modern bir pist. Geçiş yapmak için de hayli müsait pozisyon bulunabilecek. Özel virajlara sahip olmasıyla da ayrıcalıklı bir pist. En önemlisi de, pilota ustalık gerektiren ve sol tarafa ağırlık yükleyen meşhur 8. viraj var. Neticede keyifli bir pist ve buradaki yarış sezonun en önemli yarışlarından birisi olacak. S: Bu, şu ana kadar yapılan ikinci Türkiye Grand Prix'si. Geçen seneye kıyasla değişen şeyler oldu mu? FA: Daha ziyade organizatörler açısından, fakat aslında takımlardan pilotlara kadar herkes açısından değişiklikler olmuştur. Bu sene herşey çok daha yeni. Pisti ve bünyesindeki aktiviteleri iyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu sene, geçen seneden kalma tecrübemizi yeni piste taşıyarak elimizden geleni yapmaya çalışacağız. S: Son olarak, bu yarışa Michael Schumacher'in 10 puan ilerisinde olarak giriyorsun. Geriye de 5 yarış kaldı. Kendinden emin misin? FA: Evet, kendimi çok pozitif hissediyorum. Neredeyse, herkesin ulaşmak isteyebileceği bir pozisyondayım diyebilirim. Yani, şampiyonanın lideriyim ve yarışların bitmesine fazla bir zaman kalmadı. Almanya'nın ardından üzerimizde bir baskı vardı. Ancak, Macaristan yarışı gösterdi ki R26 hâlâ çok iddialı. Türkiye kendine has şartlar barındırıyor ama, yine de kendimi çok rahat hissediyorum. Michelin de tam istediğimiz kalitede lastikler sağlıyor. Şimdi artık, işimize odaklanarak hata yapmamaya gayret sarf etmemiz gerekiyor.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika