Thinking Forward
Konu

Thinking Forward

Özel röportaj: Toto Wolff, F1'in geleceğini değerlendirdi

Bu yıl Frank Williams'ın emekli olmasıyla Toto Wolff, Formula 1'deki en başarılı aktif takım müdürü oldu. Mercedes için motor sporları sorumlulukları arasında BMW ve Audi'nin kısa süre önce şok çekilme duyurularında bulunduğu Formula E de bulunuyor. Peki, yedi kez dünya şampiyonu olan takım patronu her iki serinin geleceğini nasıl görüyor ve yarının motor sporlarının neye benzeyeceği konusunda ne düşünüyor?

Özel röportaj: Toto Wolff, F1'in geleceğini değerlendirdi

#ThinkingForward kapsamında Mercedes Takım Müdürü Toto ile sporun geleceğinde üreticilerin rolü, hibrit ve elektrikli araçlar arasındaki nihai hesaplaşma ve pilot maaşlarındaki olağan sınırlamalar üzerine konuştuk.

Bu yıl Formula 1’de olanlarla başlıyoruz. Concerdo Anlaşması, bütçe sınırlaması, karantina döneminden sonra yarışlara dönüş evresi… Wolff bu krizden çıkarılan derslerle F1’in şu an daha iyi durumda olduğunu düşünüyor mu, bu geleceği şekillendirmeye yardımcı olacak mı?

TW:  Açıkçası spor açısından zor bir yıldı. Hiçbirimizin yılbaşı gecesinde çıkıp “her şey harikaydı” diyeceğini düşünmüyorum. Tıpkı takım mantığında da olduğu gibi, en önemli şeyleri acı verici durumlar vasıtasıyla öğrenirsiniz. Bu bakımdan sporun bu durumdan güçlenerek çıkacağına inanıyorum. FIA, FOM ve iş birliği yapan ekipler sayesinde takvimi bir araya getirip, uygulamayı başardık. Maliyetleri de hep birlikte azalttık. Bu durumda, dünyada bunu yapabilen ender spor dallarından biriyiz ve bunun bizi ilerisi için daha da güçlendirdiğini düşünüyorum.

Toto Wolff, Executive Director (Business), Mercedes AMG, collects the Constructors trophy for Mercedes

Toto Wolff, Executive Director (Business), Mercedes AMG, collects the Constructors trophy for Mercedes

Photo by: Steven Tee / Motorsport Images

Stratejik olarak bakıldığında Formula 1 şu an, bu sporun nasıl olması gerektiğine dair FIA ve tüm takımların isteğine göre hizalanmış durumda. Formula 1 hayranları da kişileri ve ortaya çıkan bu ürünü ilgi çekici buluyor. Beş yıl önce sanırım hiçbirimiz bu noktada olduğumuzu söyleyemezdik. Peki şu an gittiğimiz yol bu mu?

TW: Ben çok iyi bir yörüngede olduğumuzu düşünüyorum. Her şeye rağmen TV’de, ücretsiz izlemelerde büyüyüp gelişiyoruz. Yeni izleyecilere ulaşabildiğimiz Netflix’le de çok başarılı olduk. Sosyal medya çok güçlü bir şekilde büyüyor; Amerika’daki meslektaşlarımıza göre düşük seviyelerden gelerek küresel olarak en çok güçlenen spor. En çok ilerlemeyi 15-36 yaş aralığında kaydettik. Açıkça görebiliyor ve gün geçtikçe genişleyen genç takipçilerimizle bunu hissedebiliyoruz.

Beş yıl öncesine göre şu an daha iyi bir konumda olduğumuzu söyleyebilirim. Geçmişteki gibi kısa vadeli ve düzensiz kararlarla hareket etmiyoruz. “Yarın yada bugün bu kimin avantajına olacak?” sorusundan kaçınarak orta ve uzun vadeli kararlar alıyoruz. Genel olarak çok daha iyi bir konumda olduğumuzu düşünüyorum.

Toto Wolff, Executive Director (Business), Mercedes AMG

Toto Wolff, Executive Director (Business), Mercedes AMG

Photo by: Steve Etherington / Motorsport Images

Formula 1’in çehresini değiştirecek en önemli şeylerden biri, kısa vadeli etkilerini şimdiden gördüğümüz, bütçe (maliyet) sınırlaması: Ferrari ve Haas arasındaki ittifak değişiyor. Örneğin şasi sorumlusu Simone Resta’nın Haas’a geçişiyle tüm personelin geçiş yapması, Mick Schumacher’le anlaşma sağlanması…

TW: Simone Resta geçmişte Sauber Alfa Romeo gibi ekiplerle çalışmak için de görevlendirilmişti. Muhtemelen sektördeki en iyi mühendislerden biri. Bu bakımdan, geçmişte Sauber’e olduğu gibi, Haas için kendisi büyük bir kazanç. Genel olarak takımların birbirleriyle sözünü ettiğimiz ilişkileri, bizim McLaren’la devam eden iş birliğimiz gibi, ekonomi ölçeğinde bence çok önemli. Takımların üreticilerin yıllar içerisinde geniş ölçekte yaptıkları Ar-Ge maliyetlerinden faydalandığını düşünüyorum.

Diğer bir yandan işletme maliyetlerimizin bir kısımını yeniden finanse edebiliyoruz. Bu bence ileriye götüren bir win-win (kazan-kazan) durumu. Bugün bu tür ilişkilere dahil olmayan, büyük çelişkili durumlara düşmeyen OEM’leri ve ekiplerini dikkate almamız gerekiyor. Bu yüzden uzun vadeli görüşlere uymamız gerekiyor. Muhtemelen takımların %80’inin bu tür ortaklıkları var. Gelecekte umarım ki herkesin, daha önce belirttiğim nedenlerden dolayı kârı olur.

Nyck De Vries, Mercedes Benz EQ

Nyck De Vries, Mercedes Benz EQ

Photo by: Alastair Staley / Motorsport Images

Üreticilerin rolünden bahsetmişken bu yıl bazı büyük şampiyonalarda hareketlenmeler gördük, Honda’nın F1’in kendi bütçelerine uymadığına karar vermesi gibi. Formula E’de de BMW ve Audi ‘nin çekildiği tanık olduk. Bunları yarış şampiyonalarında üreticilerdeki doğal dalgalanmalar olarak mı görüyorsunuz? Yoksa bu otomotiv sektörü için motor yarışlarının değerinin artmasından mı kaynaklanıyor?

TW: Bu gelgitlerin sanırım birkaç sebebi var. En önemlisi yatırımın geri dönüşü. İster marka ister pazarlama, teknolojik kısım ya da sadece finansal şartlarda olsun yeterli getiri sağlayamıyorsanız yönetimdekiler size “O zaman bunu neden yapıyoruz?” diye sorar, bu çok açık. Buradan bir şey çıkartmanız gerekiyor. Geliriniz endüstriyel standartlar için yeterli değilse bir gün bu faaliyetlerin fişini çekmek zorunda kalırsınız. Başarı olmazsa, marka tarafında bile bu olmazsa ben yönetimde olsam ben de bu seçeneği düşünürdüm.

Mercedes olarak bizim farkımız motor yarışlarını DNA’mız olarak görmemiz. Yol arabaları ve yarış arabaları üretiyoruz ama aslında Mercedes’in ilk ürettiği araç bir yarış arabasıydı. Biz başarı ve başarısızlığa göre fikrimizi değiştirmiyoruz. Mercedes olarak hem ekip hem de motor tedarikçisi olarak Formula 1’de zor zamanlardan geçtik. Geçmişe baktığımızda 2010’dan 2013’e kadar üç sezon boyunca rekabetçi değildik, 2014’te başarılı olmadan önce 2013’te işler birazcık değişti.

Formula 1’de tüm sermaye ve kaynakların alamayacağı tek bir şey var: Sabırlı olmalısınız, gelecekte fayda sağlamak için uzun vadeli bir bakış açısına sahip olmalısınız. Yönetimdeki kişilerde piyasanın gerektirdiği şekilde değişiklikler olur, şirketler bu anlamda dalgalanmalar yaşayabilir. Bunu tamamen kabul ediyorum. Onların durumda olsaydım ben de aynı şeyi düşünürdüm. Ama Daimler asla bu şekilde olmadı. Bu yüzden bugün F1’deyiz ve tabii ki elde ettiğimiz başarıyla da. Acı dolu yıllarda bununla başa çıkamasaydık 2013’te bu spordan ayrılmış olurduk.

Stoffel Vandoorne, Mercedes Benz EQ, EQ Silver Arrow 02

Stoffel Vandoorne, Mercedes Benz EQ, EQ Silver Arrow 02

Photo by: Sam Bloxham / Motorsport Images

 

Formula E’ye bakıldığında geçen sezon birçok üreticinin burada yer aldığını ancak şuanki elektrikli araç şirketi Tesla’nın bu sporda rekabet etmediğini görüyoruz. Bu durum, elektrikli araç yarış serisine dahil olma fikrine etki ediyor mu?

TW: OEM'ler veya otomobil şirketleri neden motor yarışlarında rekabet ediyor, neden pazarlama platformlarına veya markalaşma adına yatırım yapıyor? Çünkü şirketlerine marka değeri katmak, belli bir şekilde algılanmak istiyorlar. Araba satın almak duygusal bir şeydir ve genellikle mantıklı bir şekilde açıklanır: "Bu arabayı karbon üretmediği için alıyorum.” ama aslında bu arabayı satın alıyorum çünkü gerçekte kim olduğumdan ziyade dünyaya kendimi bu şekilde lanse etmek istiyorum. Yani hepsi bir pazarlama stratejileri ve Tesla’nın yaptığı da bu. Elon Musk, şirketinin lideri,  baş pazarlamacısı. Yenilikçi ve girişimciliğiyle öne çıkıyor. Ona bir rock yıldızı diyebilirsiniz. Bu alanda öncü oldular, pazarlama platformlarına ihtiyaçları yok çünkü Tesla sahipleri ve CEO'su pazarlamalarını zaten destekliyor.

Otomobil sektöründe çok daha köklü bir geçmişe sahip olan şirketler, her zaman pazarlama platformlarına oynadılar çünkü markalarına duygusal faktörü yüklemek istiyorlardı. Bu yüzden bu platformların bir önemi var. Mercedes son birkaç yıldaki Formula 1 başarımızdan kesinlikle faydalandı, sportifiz, bugün biz sportif bir imaja sahibiz; dinamik görülüyoruz.

Her şey ekip çalışması ve küresel bir platformdaki zihniyette. Buna en önemli faktörü yani iyi araçları da eklersiniz tamamlamış olursunuz. Marka faydaları, pazarlama faydaları, otomobil satışları ve marjları bu faaliyetlerden yararlanacaktır. Özetle her şey sizin kararınıza bağlı. Kullanmak istediğim pazarlama platformları neler? Duygusal faktörü bir araba satışına nasıl dahil edebilirim?

Toto Wolff, Mercedes AMG F1 Director of Motorsport

Toto Wolff, Mercedes AMG F1 Director of Motorsport

Photo by: Mercedes AMG

Bu arada Formula 1'in stratejisi, sürdürülebilir yakıtlar üzerinde çalışmak ve gelişmiş ülkeler tarafından yeni araç satışlarının yasaklanmasından çok sonra da olacak olan hibrit içten yanmalı motorlu arabaları ikiye katlamak. Bu üreticiler için nasıl görünüyor? Bundan 10, 15 yıl sonra içten yanmalı motorlu araçlar üretmeye devam edecek misiniz?

TW: Son birkaç yılda gördüğümüz şey, endüstrinin 2030'da nerede duracağını tahmin edemeyeceğinizdir. Bugünün verileri ve hatta en dinamik olanlar gösteriyor ki 2025 yılına kadar değil, 2030 yılına kadar elektrikli araçların % 30'una sahip olabileceğiz. Biyoyakıtlarda ve sentetik yakıtlarda büyük bir artış görüyoruz, bu da enerji sürdürülebilir kaynaklarından gelirse benzinli arabaların emisyonlarını büyük ölçüde azaltacaktır. Bu yüzden bugün, 2030'da karayolu otomobil endüstrisinin nerede duracağını gerçekten yargılayamayacağınıza inanıyorum. Daimler gibi hala içten yanmalı motorlara yatırım yapan premium otomobil üreticileri var çünkü bu sürdürülebilir yakıtlarla birlikte enerji kaynağının hala kömür veya gazla sağlandığı günümüzde bazı elektrikli araçlardan çok daha iyi bir karbon ayak izi.

Bu bakımdan Formula 1'in teknoloji transferi ile ilgili olduğuna inanıyorum, akaryakıt tedarikçilerimizle işbirliği içinde, ana şirketlerimizle işbirliği içinde sürdürülebilir yakıtlar ve biyoyakıtlar paketine liderlik etmeli ve aynı zamanda elektrik alanındaki teknoloji transferine de açık olmalıyız. Ancak bütüncül bir bakış açısına sahip olmamız gerekiyor. Formula 1 en son teknolojiye dayalı bir eğlence platformu. Karayolu arabaları için enerji yoğunluğuna ve eğlence faktörü Formula 1 için güç yoğunluğuna bakmamız gerekiyor. Bu kolay cevaplanacak bir soru değil.

Valtteri Bottas, Mercedes-AMG F1, 2nd position, and Lewis Hamilton, Mercedes-AMG F1, 3rd position, congratulate each other on the grid

Valtteri Bottas, Mercedes-AMG F1, 2nd position, and Lewis Hamilton, Mercedes-AMG F1, 3rd position, congratulate each other on the grid

Photo by: Steve Etherington / Motorsport Images

Toto, yakın zamanda yapılan bir izleyici anketine göre, Motorsport Network hayranlarının çoğu  Formula 1'de takımlar için bütçe sınırını destekliyor (% 75) ancak sürücü maaş sınırı açısından fikir ayrılıkları var. Şu andaki verilere göre %40'ı karardan memnunken, % 36'sı tam tersini düşünüyor. Bunun gerçekten işe yarayacağını düşünüyor musunuz ve bu Formula 1 için doğru olur mu?

TW: Bu elbette çok kutuplaştırıcı, tartışmalı bir konu. Bence Formula 1'i sürdürülebilir kılmak için her şeyi yapmalıyız ve şu anda  daha fazla kaynak sağlamaya çalışan takımları durdurmalıyız. Yani şaside bir maliyet sınırı var diyorsanız, güç ünitesi tarafında bir maliyet sınırına veya donmaya ihtiyacımız olduğunu düşüneceğim. Eğer bu tutulursa, para diğer alanlarda konuşlandırılacak, insanlar piyasadaki yöneticiler için rekabet edebilecek ve maaşları en iyi olanlarsa astronomik yüksekliklere ulaşacak. Aynı şekilde sürücüler de...

Ve eğer bu tutarsa para diğer alanlarda konuşlandırılacak, insanlar piyasadaki yöneticiler için rekabet edecek ve maaşları en iyi olanlar astronomik yüksekliklere ulaşacak. Aynı şey  sürücüler içinde geçerli.

Formula 1 pilotlarının dünyanın en iyisi olduğuna inanıyorum, dünyadaki çoğu spor süperstarı gibi onlara da maaş ödenmesi gerekiyor.  Amerikan spor liglerine bakmalıyız. NFL ve NBA'in başabaş veya karlılık hedeflerine ulaşarak liglerini ve takımlarını sürdürülebilir hale getirdiğini söyleyebilirsiniz ve biz Formula 1 olarak sadece sürdürülebilir olacağız ve maliyetler konusunda genel bir fikir birliğine varırsak fanchise (isim hakkı) için takım sahiplerinin ilgisini çekeceğiz. Bu ilişkide, aynı zamanda sürücü maliyetine de bakmalıyız tıpkı ABD'de de ele alındığı gibi.

 

Son olarak, Toto, son yedi yılda Mercedes takımının bir parçası olarak çok şey başardın. Kendinizi yedi yıl sonra nerede görüyorsunuz?

TW: Yine orada da tahminlerde bulunmak zor. Ama bu sporu seviyorum. Otomobil yarışlarını seviyorum, platformu seviyorum. Ve Formula 1 için ileriye dönük büyük bir potansiyel görüyorum. Stefano Domenicali geldi, Chase hala orada ve bu bakımdan hep birlikte, tüm paydaşların bu sporu gerçekten parlak bir geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Son bir veya iki yılda elde ettiğimiz başarının önceden attığımız çeşitli adımlarda saklı olduğunu görüyoruz. Yedi yıl içinde sporun harika bir konumda olabileceğine inanıyorum. Bu ekiplerin finans ve teknoloji açısından sürdürülebilir olacağı; harika bir eğlence sunacağı anlamına geliyor.

Demek kalmak istediğim yer burası. Bu takımda Mercedes'le olmaktan gurur duyuyorum ancak gelecekteki rolüm değişebilir. Şimdi sekizinci yılımda takım müdürüyüm ve bunu bir süre yapmak istiyorum. Belki önümüzdeki birkaç yıl içinde başka bir tür yönetici işlevine geçeceğim. Henüz karar vermedim. Bu gelecekteki organizasyon yapısına ve bireylerin gelişimine bağlı. Ancak o zaman pozisyonumu değiştirebilirim.

Çeviri: Zeynep Temel

paylaşım
yorumlar
Marko: "Tsunoda çok yetenekli"

Önceki haber

Marko: "Tsunoda çok yetenekli"

Sonraki haber

Resmi: Formula 1, Interlagos'la beş yıllık sözleşme imzaladı!

Resmi: Formula 1, Interlagos'la beş yıllık sözleşme imzaladı!
Yorumları görüntüle