Teknik: Verstappen'in startlarda zorlanmasının ardındaki "büyük turbo" sorunu
Red Bull’un güçlü motoruna rağmen büyük turbo tercihi, startlarda ciddi zaman kaybına yol açarken Verstappen’i alıştığı avantajdan uzaklaştırıyor.
Max Verstappen, Red Bull Racing
Fotoğraf: Clive Mason / Getty Images
Red Bull Racing için 2026 sezonu oldukça zorlu geçiyor. Milton Keynes merkezli ekip, beklentilerin çok uzağında kalarak takımlar şampiyonasında altıncı sıraya kadar geriledi.
Ortaya çıkan tablo oldukça net: Red Bull artık bir “zirve takımı” görüntüsü vermiyor. Son yıllarda yaşanan önemli ayrılıklar, takımın rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflatmış gibi görünüyor.
Rakamlar da bunu doğruluyor. Red Bull, sıralama turlarında ortalama 0.97 saniye geride kalırken, yarış temposunda Mercedes karşısında fark 1.26 saniyeye kadar çıkıyor. Tarihsel açıdan bakıldığında RB22, takımın son 11 yıldaki en zayıf aracı olarak öne çıkıyor.
2015'ten bu yana büyük düşüş olarak görülen bu durum, 2014 hibrit döneminin başlangıcıyla kıyaslanıyor. O dönem en büyük problem Renault güç ünitesiydi, ancak yine de Mercedes’e göre fark şasi tarafında yönetilebiliyordu.
Bugün ise ilginç bir tablo var: Red Bull’un ana sorunu motor gücü değil.
Max Verstappen, Red Bull Racing
Fotoğraf: Alastair Staley / LAT Images via Getty Images
Aksine veriler, Red Bull’un güç ünitesinin düzlük hızında rekabetçi olduğunu, hatta bazı yarışlarda Ferrari’yi bile geçtiğini gösteriyor. Asıl problem viraj performansı ve yere basma gücü eksikliği olarak ortaya çıkıyor.
Yine de startlardaki büyük kaybın arkasında motorla ilgili kritik bir detay var: turbo tercihi.
Red Bull, Mercedes gibi daha büyük bir turbo kullanıyor. Ancak yeni kuralla birlikte MGU-H sisteminin kaldırılması, bu tercihin dezavantajını daha görünür hale getirdi. Büyük turbo, “turbo lag” yani gaz tepkisinde gecikmeye yol açıyor ve bu da özellikle start anında ciddi dezavantaj yaratıyor.
Bu durumun etkisi verilerde açıkça görülüyor. Sezonun ilk üç yarışında Ferrari motoru kullanan araçlar ilk turda toplamda 25 pozisyon kazanırken, Aston Martin (Honda motoruyla) 14 pozisyon kazandı. Buna karşılık Red Bull-Ford motoru kullanan araçlar tam 21 pozisyon kaybetti.
İronik şekilde, en zayıf motorlardan biri olarak gösterilen Aston Martin-Honda paketi bile küçük turbo sayesinde startlarda daha etkili oldu. Fernando Alonso’nun da katkısıyla bu araçlar güçlü kalkışlar sergiledi.
Mercedes tarafı ise toplamda 8 pozisyon kazanırken, Audi ise 26 pozisyon kayıpla en kötü tabloyu yaşayan taraf oldu.
Teknik açıdan bakıldığında Red Bull’un içten yanmalı motoru performans olarak Mercedes'e yakın olsa da, ADUO (gelişim hakkı) kapsamına girememe ihtimali bu sorunun sezon boyunca devam edebileceği anlamına geliyor.
Bu da özellikle güçlü startlarıyla bilinen Max Verstappen için ciddi bir dezavantaj yaratıyor.
İzle: F1 Teknik 2026: ADUO sistemi nedir? Hangi motor üreticileri önde? Aston Martin'de sorun ne?
Bu İçeriği Paylaşın veya Kaydedin
Abone olun ve Motorsport.com'a reklam engelleyicinizle erişin.
Formula 1'den MotoGP'ye kadar doğrudan padoktan haber yapıyoruz çünkü biz de sizin gibi sporumuzu seviyoruz. Uzman gazeteciliğimizi sunmaya devam etmek için web sitemiz reklam kullanıyor. Yine de size reklamsız bir web sitesinin keyfini çıkarma ve reklam engelleyicinizi kullanmaya devam etme fırsatı vermek istiyoruz.
Öne Çıkan Yorumlar