Ana içeriğe geç

Ücretsiz üye olun

  • Favori makalelerinize hızlı erişim sağlayın

  • Son dakika haberleri ve favori sürücülerle ilgili bildirimleri yönetin

  • Yorumlarınızla sesinizi duyurun

Teknik: Ferrari'de hareketli ön kanadın sırrı şaside gizli

Yarışseverlerin aklındaki en büyük sorulardan biri şuydu: "Eğer ön kanattaki hareketli parçaları kontrol eden sistem kanadın içindeyse, bir kaza anında burun nasıl bu kadar hızlı değiştirilebiliyor?" Bahreyn testlerinde Ferrari SF-26 üzerinde yapılan incelemeler, bu gizemi ortadan kaldırdı.

Ferrari comando idraulico

Ferrari’nin teknik patronu Loic Serra ve ekibi, oldukça akıllıca bir tasarıma imza atarak hareketli ön kanadı kumanda eden hidrolik sistemi burun kısmına değil, doğrudan ana şasiye yerleştirdi.

Bu yerleşimi mümkün kılan şey, aracın iç yapısındaki değişim oldu. Direksiyon kutusunun süspansiyon kollarının arkasına taşınmasıyla ön tarafta ciddi bir boşluk oluştu.

Ferrari mühendisleri bu boşluğu, hareketli kanat sistemini şasinin en ön ucuna yerleştirerek değerlendirdi.

Bu tasarımın iki büyük avantajı var:

Güvenlik: Bir kaza anında burun kırılsa bile hidrolik sistem ana gövdede olduğu için sızıntı riski azalıyor.

Denge: Sistemin ağırlığı aracın ağırlık merkezine daha yakın oluyor. Bu da Ferrari minimum ağırlık sınırına ulaştığında, ön kanada dengeyi sağlamak için daha fazla ağırlık ekleme şansı tanıyor.

Lewis Hamilton, Ferrari SF-26

Lewis Hamilton, Ferrari SF-26

Foto di: Joe Portlock / LAT Images via Getty Images

Peki, sistem şasideyse burundaki kanat nasıl hareket ediyor? Burada devreye havacılık sektöründe kullanılan özel bağlantı aparatları giriyor.

Tıpkı burnun şasiye vidalandığı noktalar gibi, hidrolik hatlar için de hızlı bağlantı sistemleri geliştirilmiş. Burun değişimi sırasında bu aparatlar saniyeler içinde birbirinden ayrılıp yeni burunla eşleşebiliyor.

Ferrari SF-26, dettaglio dell'attuatore che comanda i due flap mobili dell'ala anteriore

Ferrari SF-26, dettaglio dell'attuatore che comanda i due flap mobili dell'ala anteriore

Foto di: AG Photo

Ferrari’nin kullandığı bu mekanizma "ya açık ya kapalı" prensibiyle çalışıyor. Yani vites kutusu veya debriyajdaki gibi hassas ara kademelere ihtiyaç duymuyor.

Şasideki ana merkezden gelen yüksek basınçlı iki kanal, burun içinden geçerek kanatçıklara hareketi iletiyor.

Ferrari, bu sistemin ilk denemelerini aslında 2025 yılında, Pirelli lastik testleri için kullanılan test araçları üzerinde yapmıştı.

O testlerde hem Pirelli lastiklerin farklı hava akışlarındaki tepkisini ölçtü hem de Ferrari ekibi bugün SF-26’da gördüğümüz bu devrimsel hidrolik sistemin pratiğini yaptı.

Ferrari SF-25 mule car: l'ala mobile provata nei  test Pirelli l'anno scorso

Ferrari SF-25 mule car: l'ala mobile provata nei test Pirelli l'anno scorso

 

 

Önceki haber Cadillac: "2029 için kendi motorumuzu üreteceğiz"
Sonraki haber Teknik: Red Bull soğutmayı motorun üstüne aldı

Öne Çıkan Yorumlar

Son Haberler