Stoddart: F1'i özleyeceğim

Minardi'nin dobra patronu Paul Stoddart Pazar günü yapılacak Çin Grand Prix'inde elveda diyor olsa da, Formula 1'e ger dönmeyi de reddetmeyecek gibi konuştu. Takımını dünyaca ünlü milyarder Dietrich Mateschitz'e ait Red Bull enerji içeceğine satan...

- Sigara içilebilen hava taşımacılığı - sektöründe faaliyet gösteren Stoddart F1’ in en küçük, en fakir ve en başarısız rakiplerinin idaresinde 5 yıl boyunca süren çalkantılı bir süreci geride bıraktığını ancak bunun asla içindeki coşkuyu öldürmediğini belirtti. “Hala padokta bir çok arkadaşım var ve kesinlikle orada bulunmayı çok özleyeceğim fakat takımım için en doğru kararı verdiğimi düşünüyorum. Hala geri dönmeyi isterim. Formula 1 defterini kesin olarak kapatmış değilim.” diyen Stoddart geride bıraktığı 5 yılın hayatının en güzel ama aynı zamanda da en zor zamanları olduğunu söyledi. Stoddart kendisi ile yapılan uzun röportajda belki biraz olsun bulunduğu stresli ortamdan uzaklaşmanın, kendini dinleme imkanının olmasından sonra etrafta kendisi için ne gibi fırsatlar olduğunu daha rahat görebileceğini de söyledi. 20 yıl ve 340 yarışla, pistlerde gerçek motor yarış tutkunları olarak her şeye rağmen mücadele veren, kayda değer bir saygı ve etki bırakan Minardi ismi, bu Pazar son kez pistte olacak. Bu aslında bir çağın daha sona ermesi manasına gelecek çünkü 3 tane bağımsız takımın üçü de bundan böyle eskisi olamayacak. Sauber takımı BMW’ ye satılırken Jordan’ ın ismi de Midland olarak değiştirilecek. Minardi ise Red Bull’ un olacak ve isim değiştirecek. BMW ile partnerliğini bu sezon sonunda bitiren Williams hariç tutulduğunda, gelecek sezon üreticilerin ve milyarderlerin pistlerde hüküm süreceklerini söyleyebiliriz. Rus Doğumlu Kanada asıllı işadamı Alex Shnaider Midland’ a sahip olurken, Avusturyalı Mateschitz ise iki tane Red Bull takımına sahip olacak. Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) başkanı Max Mosley için geçtiğimiz sezon baş belası olan Stoddart, Formula 1’ in çok yıkıcı olacak bir parçalanmaya doğru gittiğini belirtti. 5 ana araç üreticisi kısmen ya da tamamen sahip oldukları takımları ile önümüzdeki sezon pistte olacaklar ve eğer Formula 1’ in gidişatında her hangi bir değişme olmaması ihtimaline dayanarak 2008 yılında kendi serilerini kurmayı planlamakla meşguller. Stoddart bırakma sebepleri konusunda sorulan soruya ise “Minardi’ yi neden sattığımın sebeplerinden bazılarını bilmek istiyorsanız, son birkaç haftadır ortada dönen politik dedikodulara bakın, çok rahatlıkla sebepleri göreceksiniz. Eğer iki şampiyona olmuş olsaydı ben üreticilerin olduğu tarafı tercih ederdim.” şeklinde cevap verdi. İtalya’ nın ikinci, Formula 1’ in ise Ferrari, McLaren ve Williams’ ın ardından 4. en eski takımı olan Minardi, bu sezon Haziran ayında fiyasko ile sonuçlanan Indianapolis’ in ev sahipliği yaptığı 6 araçlık Amerika Grand Prix’ inden başka puan alamadılar. Minardi yarıştığı tüm sezonlarda toplam 38 puan toplayabildi. Buna rağmen sezonu ancak en sonda bitirebilecekler. Faenza’ da kurulu takımın en iyi zamanını 1990 sezonunda İtalyan Pierluigi Martini Amerikan Grand Prix’ inde gridin en ön sırasına geçtiğinde yaşamıştı. Bundan sonra ise Paul Stoddart’ ın yönetiminde geçen 5 yılın iki yılında hiç puan alamadı. Tabi hatıraların içinde unutulmaz anlar da var ki 2002 sezonunda Avustralyalı pilot Mark Webber’ in İlk yarışında Melbourne’ de beşinci gelmesi bunların en önemlilerinden biri. O gün hakkında Stoddart’ ın yorumu şöyle oldu: “Belki de hayatımın en mutlu günüydü, yanlış anlamayın, F1’ deki değil tüm hayatımdaki en mutlu gündü. Ve yine hayatımda en çok gurur duyduğum gündü. 2002 Melbourne’ de geçen o 10 gün belki de Formula 1’ de gelmiş geçmiş en popüler 2 puanın alındığı günler olarak tarihe geçecektir.” Stoddart için manidar olan bir diğer konu ise eski pilotunun bu seneki başarısı. 2001 yılında F1 hayatına Minardi ile başlayan Fernando Alonso’ nun bu sezon Renault ile 24 yaşındayken şampiyonluğu yakalaması üzerine düşünceleri alınırken Minardi hakkında söyledikleri de burada tekrar anılmaya değer. Alonso şampiyonluğu garantilediği gün “Minardi her zaman bir çok insana örnek olmuştur. Onlara güçlerini veren şey para değil mücadeleci ruhları. Onlar F1 için gerekliydiler. Genelde bu spor aynen bir iş gibi görülürken, Minardi’ de herşey sadece motor sporu içindi. “ demişti. 2001 sezonunun başlangıcında Minardi son derece zavallı bir durumdaydı. Ne araç, ne sponsor ne de motor ortada yoktu. Buna rağmen Melbourne’ de sezonu açmayı başardılar. Stoddart’ a o günler hatırlatıldığında; “İnanılmaz bir çaba göstermiştik ve pit duvarından geldiğimde gururlarından dolayı ağlayan adamlarım hala gözümün önündeler, asla onları unutamam. 20-30 tane yetişkin adamı bu kadar duygulu bir halde görmek beni de derinden etkilemişti ve imkansız bir hayale ulaştığımız için büyük gurur duymuştum.” Stoddart kendisi ile yapılan uzun röportajı şu sözlerle noktaladı; “Tek üzüntü olduğum şey padok politikalarıydı. Formula 1 dünyanın en harikulade sporlarından birisi ki en tutkulusu diyebilirim. Ancak böyle bir sporun halihazırdaki gibi yönetilmesi bence doğru değil. Bu spor bunu hak etmiyor. Gerçek hayatta, demokrasilerde, devlette veya basit temel insan haklarında adalet ve eşitlik ararsınız. Biz buna sahip değiliz. İşte en büyük üzüntüm benim de içinde bulunduğum süre içerisinde F1’ in kendini yeniden yapılanmaya sokarak daha adaletli ve eşit, istikrarlı teknik-sportif kuralları olan bir spor haline gelememesi oldu.” TurkiyeF1.Com - ÖZEL

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika