Sizin Köşeniz
Konu

Sizin Köşeniz

Sizin Köşeniz: Alonso'nun dönüşü neden Schumacher'den farklı olacak?

paylaşım
yorumlar
Sizin Köşeniz: Alonso'nun dönüşü neden Schumacher'den farklı olacak?
Ekleyen:

Fernando Alonso’nun 2021’deki dönüşü neden Michael Schumacher‘in 2010 yılındaki dönüşünden farklı olacak?

Alonso’nun 2021’de Alpine adı altında yarışacak Renault ile anlaşması F1 takipçileri tarafından karışık duygularla karşılandı diyebiliriz. Kimi sevindi, kimi şaşırdı, kimi gereksiz buldu ama konu Fernando Alonso olunca bu duygu karmaşasının yaşanması gayet normal.  Onu seven büyük bir kesim olduğu kadar sevmeyen bir kesim de mevcut. O, Formula 1 tarihinde gerek pist üstü, gerek pist dışı hareketleri ve yaptıklarıyla tartışmaya en açık isimlerden biri. Peki,  Alonso’nun bu dönüşü neden Michael Schumacher’in 2010 yılındaki dönüşünden farklı olacak?

Öncelikle Michael’ın ilk emekliliğini açıkladığı seneye, 2006’ya ve ardından 2010’a kadar yani dönüşüne kadar olan süre aralığına göz atalım. 2006 senesinde Michael’ın elinde şampiyonayı son yarışa kadar götürebilecek kadar hızlı bir araba vardı ve 5 kere üst üste Dünya şampiyonlukları yakalamıştı. 2005 ve 2006 senelerinde şampiyonayı Fernando Alonso adında genç bir İspanyola kaybetse de artık onun kimseye kendini kanıtlaması gerekmiyordu ve başardıkları zaten ortadaydı. 7 Dünya şampiyonluğu ve 91 yarış zaferi hiçbir zaman kırılamayacak rekorlar olarak düşünülmekteydi. Bunun yanında, Michael 2006 senesinde emekliliğini açıklasa da aslında o Formula 1’i ve daha önemlisi Ferrari’yi de hiç bırakmadı.

 

2007 senesinde terfi eden ve artık  Ferrari’nin CEO’su olan Jean Todt’un yanında danışman olarak takımda görev aldı hatta o sene bir çok yarışta takımın pit duvarında yerini aldı. Burada durmayıp o sene 2008 aracının gelişmesinde yardımcı olabilmek için 2007’nin Ekim ayında Fiorano’da ve ardından resmi bir seansta Jerez’de 2007 aracını sürdü ve 2008 aracının geliştirilmesinde yardımcı oldu.

Schumacher bağımlıydı, sporu bırakamıyor sürekli yeni bir şeylerle sporun içinde kalıyordu. 2009 senesinde ise Massa’nın Macaristan’daki büyük kazasının ardından senenin geri kalanında yarışamayacağının açıklanması üzerine  Michael’ın o koltuğa geleceği haberleri bir anda bütün F1 medyasının odak noktası oldu. Ferrari hemen onu 2008 aracının geliştirilmiş bir versiyonu ile teste çıkarsa da Michael’ın o yılın başında geçirdiği motor kazasında yaşamış olduğu boyun sakatlığı nedeniyle Ferrari tarafından bu planlar iptal edildi, fakat Michael’ın kafasında her şey çok açıktı, o dönmeye hazırdı ve bunu istiyordu.

 

Bir sonraki sene 2010 yılında Ferrari’de büyük başarılar yakaladığı Ross Brawn’ın önderliğindeki Mercedes’e katılan Schumacher’in bunu para veya daha fazla şöhret için yapmadığı açıktı. Bir önceki sene Mercedes, 2009’daki adıyla Brawn GP hem sürücü hem de markalar şampiyonluğunu kazanmıştı. O, yarışlar kazanmaya ve aklının ucunda, hayallerinde de 8. şampiyonluk ile döndü.

Bu dönüş F1 dünyasını yine böldü, herkesin aklında sorular vardı. Kimi onun eskisi gibi olabileceğini söylüyor, kimi gereksiz buluyordu. Önündeki üç sene ise bir başarı hikayesinden ziyade onun mirasına zarar veren 3 sene oldu demek mümkün. Takım arkadaşı Nico Rosberg’e birlikte oldukları 3 senede de yenildi ve sadece 1 podyum ve 1 pole pozisyonu alabildi. 

Schumacher’in dönüş hikayesine baktıktan sonra Alonso’nun dönüşü ile birkaç karşılaştırma yapabilmemiz ve farklılıkları görmemiz oldukça mümkün.  Bu iki büyük pilotun dönüşleri arasındaki en büyük fark, Alonso’nun spordan ayrılışı ve kendini kanıtlama isteği. Yazının başında Michael’ın 2006 yılında ayrılmadan önce kanıtlaması gereken hiçbir şey olmadığından bahsetmiştim. Schumacher artık mental olarak kafasında her şeyi tamamlamıştı ve bitkindi, Alonso’da ise bu durum tam tersi.

 

McLaren ile geçen 4 senelik periyot Alonso için bir kabus gibiydi. O dört sene, Alonso’yu mental olarak bitkin değil ama sinirli, hayal kırıklığına uğramış şekilde bırakmıştı. Çünkü Alonso kendinin ne kadar iyi olduğunu biliyor ve bunu gösterebilmek istiyordu. Alonso 14. veya 15. olurken eski rakiplerinin şampiyonluklar ve galibiyetler için savaşmasını izlemek zorunda kaldı.  Ferrari yıllarında da Red Bull’dan çoğu zaman yavaş bir araçla yarışan Alonso şampiyonayı 2 kere son yarışa götürebilse de boşuna didinmiş gibiydi.

McLaren’in ürettiği araçlar bu 4 senede yarış kazanmayı unutun, puan barajına zar zor girebilecek, bazen onu da yapamayacak bir düzeydeydi. Takımın 4 senede topladığı 192 puanın 132’si Alonso’ya aitti. Daha da çılgın bir istatistik olarak, Fernando’nun 4 senelik McLaren kariyerinde puan barajının içinde bitirdiği yarış sayısı 25 iken, yarış dışı kaldığı yarış sayısı 30. Son senesi 2018’de de takım arkadaşı Stoffel Vandoorne’u sıralama turlarında 21-0 yendi ve ilk 5 yarış McLaren’in araba gelişimi doğru bir rotadayken ‘geri kalanların’ en iyisiydi.

Alonso hâlâ yeterli ve yüksek bir seviyede sürse de McLaren ile bir yere gelmesi mümkün durmuyordu. Kısacası McLaren- Alonso ilişkisi büyük umutlarla başlasa da bize geride bıraktığı sadece Alonso’nun mükemmel takım radyoları oldu(GP2 engine, GP2...). Böyle büyük bir efsanenin spordan bu şekilde ayrılması şahsen doğru hissettirmemişti, o da böyle hissediyor olsa gerek.

Alonso McLaren'daki son senesinde ve emekliyken; 2018, 2019 ve 2020 senelerinde Le Mans 24 Saat’i, 2018-2019 Dünya Dayanıklılık şampiyonasını ve 2019 Daytona 24 Saat’i kazandı, ardından Dakar Rallisine de katıldı. F1’den uzakken yaptıkları bile iyi bir yarış pilotunun tüm kariyerine zar zor sığdırabileceği başarılar ve bunlar Fernando’ya hâlâ bu işi yapabileceğini tekrar gösterdi. Alonso, ayrıldığında hak ettiği saygıyı görmediğini ve daha kanıtlaması gereken çok şey olduğunu bilerek ayrıldı.

 

 

Schumacher’de ise durum çok farklıydı. Schumacher geri döndüğünde iyi ya da kötü etkileyebileceği bir mirası vardı ama kendini çoktan kanıtlamıştı. Alonso da ise böyle bir şey söz konusu değil. McLaren seneleriyle hatırlanmaktansa geri dönüp bir daha denemek ve iyi bir araba verildiğinde hâlâ kazanabileceğini, artık yeterli bir seviyede süremediği için değil, bir çıkmazda sıkıştığı için sporu bıraktığını göstermek istiyor Fernando.

Çoğu zaman ‘Tarihin en iyisi kim?’ tartışmalarında istatistikleri yüzünden ağza alınmayan Fernando’nun  yarım kalmış bir işi var ve başarıya hâlâ ilk günkü kadar aç. Ferrari yıllarında çok yaklaştığı şampiyonluklar ve McLaren senelerinin onda oluşturduğu hırs, Renault’un yeni projesi Alpine ve yükselen form grafiğinin ona sundukları ile Alonso geri dönüyor ve hiç hafife alınacak gibi de değil.

Başarılı olabilecek mi? Bunu zaman gösterecek.

Can Çarpıcı


"Sizin Köşeniz" uygulamasını yeniden hayata geçiriyoruz. Sitede yayınlanmasını istediğiniz özgün, imla kurallarına uygun ve 300 kelimenin üzerinde yer alan yazılarınızı bu e-posta adresinden bizlere gönderebilirsiniz.

Motorsport.com olarak Türkiye'deki F1 severlerin ne kadar donanımlı olduğunu biliyoruz. Ancak daha önceki deneyimlerimizden, gönderilecek çok fazla yazı olacağını ve her yazının doğrudan yayınlanabilecek seviyede olmayacağını da biliyoruz. Bu yüzden gönderilecek yazıları süzgeçten geçirerek, mümkün olduğu kadar çok sayıda yazıyı yayınlamaya çalışacağımızı ancak zaman zaman bazı yazıları paylaşamayacağımızı şimdiden ifade etmek istiyoruz.

İlerleyen süreçte uygulamada farklılıklar olursa, ilgili yazılarda sizlere duyuracağız. 

Wolff: "Hamilton'ın mesajlarıyla ilgili kutuplaştırıcı olması sorun değil"

Önceki haber

Wolff: "Hamilton'ın mesajlarıyla ilgili kutuplaştırıcı olması sorun değil"

Sonraki haber

F1 çalışanları uzaktan çalışmayı "bayağı zor" buluyor

F1 çalışanları uzaktan çalışmayı "bayağı zor" buluyor
Yorumları görüntüle

Bu Haber Hakkında

Seri Formula 1
Pilotlar Fernando Alonso
Editör Motorsport.com Türkiye