Sebastian Vettel'in pist dışındaki hayatı

Sebastian Vettel'in pist dışındaki hayatı

Alman spor muhabiri Frank Schneider, Formula 1'in en genç çifte Dünya şampiyonu Sebastian Vettel'in oldukça gizli tutmaya çalıştığı özel hayatı hakkında kapsamlı bir araştırma yaptı.

Son aylarda çıkan esprili 'Red Bull, Vettel'i bir yetiştirme yurdunda buldu ve bir şampiyon haline getirdi.' dedikodularından sonra harekete geçen Schneider, yaptığı haberde Vettel'in ailesini, hobilerini ve bilinmeyen yönlerini masaya yatırıyor.

Vettel ailesi Frankfurt'un 1 saat uzağında bulunan Heppenheim adlı 25.000 nufüslu bir kasabada yaşıyor. Sebastian Vettel'in şu anda yaşadığı çiftlik evi ise buranın 3 saat uzağında İsviçre'de bulunuyor. Heppenheim'da Daimler sokağına girdiğinizde önünde eski bir Volkswagen ve Seb'in 3 yaşında kartinge başladığı ufak bir alan bulunan ev hemen ilginizi çekecektir. İşte burası Vettel ailesinin nesillerden beri yaşadığı ev.

Evin önündeki ufak pisti Vettel'in babası türlü zorluklarla yapmış. Hatta özellikle bir virajını ıslatmış ki küçük Seb ıslak zemine alışabilsin.

Vettel o ufak pist hakkında, 'Herşey eğlence amaçlı başlamıştı. Ama sonradan burada rekabetçi kişiliğim ortaya çıktı.' yorumunu yapıyor.

Vettel öğrenimini Starkenburg Gymnasium'da görmüş. Ve burada hala beraber olduğu sevgilisi Hanna ile tanışmış. Ondan bir yıl sonra okuldan mezun olan Hanna şu anda moda tasarımı eğitimi alıyor.

Vettel'in babası Norbert 52 yaşında ve 20 yıldır kendi kurduğu doğramacılık şirketinin başında çalışıyor. Annesi Heike 48 yaşında ve bir ev hanımı. 28 yaşındaki ablası Stephaine ise özürlü çocuklarla ilgilenen bir fizyoterapist.

Diğer ablası Melanie 26 yaşında ve atlara meraklı birisi. Ufak erkek kardeşi Fabian 12 yaşında ve abisi gibi kartinge meraklı. Ama ailesi garip bir şekilde onu farklı kariyerlere yönlendirme çabasında.

Vettel kartinge başladığında ailesi oldukça fakirmiş ve bu yüzden Alman pilot eline geçen her türlü fırsatı değerlendirmek zorundaymış. Norbert oğluna destek olmak için arabasını bile satmış. Vettel'in 12 yaşında sahip olduğu ilk sponsor bir vodka üreticisiymiş.

Dünya şampiyonu küçükken odasının duvarına Lance Armstrong'un 'Kazandığım her zafer için litrelerce ter döktüm' sözünü dev harflerle asmış.

Çok çalışma ve kıt kanaat geçen yılların ardından 13 yaşında Red Bull tarafından keşfedilince hayatı değişmiş. O andan itibaren önüne onlarca fırsat çıkmış. Ve 15 yaşında Red Bull onu ilk kez açık teker bir araçta test etmiş (Aslında bu illegal bir hareket, çünkü en alt açık teker yarış aracı sürme sınırı 16 yaştır).

Elbette Vettel direk bir süperstar olmamıştı. 2004 sezonunda Formula BMW Şampiyonu olmasına rağmen 2006'da Formula 3'de Paul di Resta'ya mağlup olmuştu.

2007'de BMW'de bir yarış koltuğu bulamayınca sezon ortasında Toro Rosso'ya geçmişti. Toro Rosso, Vettel ile müthiş bir ilişki kurmuştu. Alman pilot, İtalyanca konuşmayı öğrenerek mekanikerler ile iyi bir ilişki kurmayı başarmış ve nihayet 2008 Monza'da kariyerinin ilk GP zaferini kazanmıştı. 2009'da Red Bull'a transfer olduktan sonrası ise mağlum...

Vettel çevresinde çok fazla insan olmasından hoşlanmayan birisi. Sadece güvendiği insanlarla beraber olmak istiyor. Onun en iyi arkadaşlarından birisi 47 yaşındaki BMW'nin eski ikram servisi şefi Josef Walch. Walch ile BMW'de test pilotluğu yaparken tanışmış.

Vettel, Avusturya'daki Joschi adlı otelde kalmayı çok seviyor. Oradaki otel yöneticisinin özel hayatına karşı sergilediği saygılı tavırdan oldukça memnun.

Norbert çoğu yarışa oğlu ile beraber geliyor. Fakat ne hikmetse onu Jenson Button, Mark Webber ve Lewis Hamilton'ın babaları kadar göremiyoruz. Norbert özellikle Avrupa'daki yarışlara gitmeyi çok seviyor. eski aile karavanı ile gittiği yarışlar ona Vettel'i kartinge götürdüğü yılları anımsatıyormuş.

Bu yılki test sezonunda Vettel, babası, erkek kardeşi ve bir aile dostu ile beraber o ufak karavanda kalmış.

27 yaşındaki Physio Tommy, Vettel'in hayatında çok önemli bir yere sahip. Finlandiyalı buz hokeyi kalecisi, Alman pilotun adeta akıl hocası gibi. Hatırlarsanız Vettel şampiyonluğunu ilan ettiği Japonya'daki basın toplantısında özel olarak ona teşekkür etmişti.

Tommy ile beraber kış sezonunda ve yarış aralarında yaklaşık 20 farklı spor aktivitesinde bulunuyorlar.

Vettel'in 34 yaşındaki halkla ilişkiler sorumlusu Britta, Alman pilotun İsviçre'deki çiftlik evinin yakınında yaşıyor ve ondan 10 yaş büyük olmasına rağmen ona 'patron' diye hitap ediyor.

En genç dünya şampiyonunun dostları onun sürekli çevrimdışı olmasından rahatsız. Asla Facebook ve Twitter gibi siteleri kullanmıyor. Sadece yarış haftasonlarında ailesi ile iletişim kurabilmek için Skype'yi kullanıyor. Hatta cep telefonundan bile nefret ediyor. Yani baya eski kafalı bir tip.

Vettel servetini pek aşikar etmek istemiyor. Şaka ile karışık küçük kardeşi Fabian'ı fidye avcılarından koruduğunu söylüyor. Vettel'in elde ettiği başarılar ailesinin hayatını çok değiştirmiş. Hatta babası çalıştığı yerde 'Zaten oğlun multimilyoner, senin maaaşa ihtiyacın yok' sözleri ile karşılaşıyormuş.

Vettel olabildiğince normal bir hayat sürmeye çalışıyor. Dış görünümüne pek özen göstermemesi bu çabasının bir ürünü. Hatta Prens Albert'ın Monako'daki kırmızı halısında yürürken bile spor ayakkabı ve sıradan bir ceket giymişti.

Futbolda tuttuğu takım Eintracht Frankfurt. Sık sık okuldan arkadaşları ile takımının maçlarına gidiyor ve halk arasına karışarak dikkat çekmemeye çalışıyor.
 
Bazen yoğun ilgiden sıkılınca bir uçağa atlayıp Amerika'ya kaçıyor. Oradaki upuzun şehirler arası yollarda gözlerden uzak ve sakin bir kafa ile Ford Mustang sürmekten büyük bir keyif alıyormuş.

İnsanların özel hayatını bu kadar çok taciz etmesine bir anlam veremiyor. Yarış haftasonlarında medyaya karşı oldukça kibar ve cömert davransa da, pistlerin uzağındayken peşinde koşan habercilerden hiç haz etmiyor. Geçen yıl Sardunya'da bir paparazzi onu sevgilisi Hanna ile beraber yakalayınca hemen uzak bir yere kaçmış.

Parasını arabalara harcamayı seviyor. Heppenheim'daki bir benzincide Ferrari'sinin deposunu doldururken yakalanmıştı. Ama bana 'Para bir insanın karakterini değiştirmemeli.' diyor.

Hayatından ilginç bir anısını anlatıyor: Küçükken ablası Stephaine ondan daha iyi bir derece elde ettiği için ailesinin ufak karting pistinde turlayıp durmuş. O kadar hırslanmış ve sinirlenmişki yemeğe bile gelmemiş ve en sonunda hava kararmak üzereyken ablasını yenip rahatladıktan sonra eve girmiş.

Bana F1'e olan sevgisini, 'F1'de maaş almasam bile yarışırdım. Çünkü hayatımın tutkusu burada. Dünya'da tutkularının nerede olduğunu bilmeyen bir çok insan var. Bence bu üzücü.' sözleri ile betimliyor. Doğduğundan beri rekabetçi bir kişiliği olmuş.

Hayatının her alanında motorsporları ile ilgili yaşıyor. Yarış efsanelerini saygı ile anıyor. Hatta eski ralli şampiyonu Walter Röhrl'ün büyük bir hayranı. iPad'inden eski ralli videolarını seyretmeyi çok seviyor. Rallicilere hayran olduğunu, çünkü onların teknolojik nimetlerden faydalanmadan saf yarışçılar olduklarına inandığını söylüyor. Geçen yıl Melbourne padoğunda Röhrl ile bir fotoğraf çektirmek için yanına utangaç ve kibarca vardığında gözlerindeki hayranlık rahatlıkla okunabiliyordu.

Vettel kupalarını ve podyum şampanya şişelerini çiftlik evindeki özel bir odada topluyor. Orada adeta özel bir müze kurmuş. Onları kimseye göstermek gibi bir derdi yok. 'Kupalarıma baktığımda gurur duyuyorum. Diğerlerinin benim hakkımda ne düşündükleri hiç önemli değil. Önemli olan kendi kendinizden memnun kalıp kalmadığınızdır.' diyor.

Haber - Frank Schneider

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika