Formula 1
R
Macaristan GP
30 Tem
-
02 Ağu
FP1:
60 gün
03 Eyl
-
06 Eyl
FP1:
95 gün
24 Eyl
-
27 Eyl
FP1:
115 gün
08 Eki
-
11 Eki
FP1:
129 gün
R
Birleşik Devletler GP
22 Eki
-
25 Eki
FP1:
144 gün
29 Eki
-
01 Kas
FP1:
151 gün
12 Kas
-
15 Kas
FP1:
165 gün
R
Abu Dhabi GP
26 Kas
-
29 Kas
FP1:
179 gün

Nostalji: 1994 F1 Sezonu

paylaşım
yorumlar
Nostalji: 1994 F1 Sezonu
Ekleyen:
, Editör
30 Mar 2020 12:42

Nostalji altında başladığımız F1 sezonu özetlerimizin ilkinde efsane haline gelmiş 2007 sezonunu inceleme altına almıştık. Serinin ikinci bölümünde ise bir diğer klasik olan 1994 sezonunu inceleme altına alacağız.

Charles Dickens, İki Şehrin Hikayesi adlı romanı "Zamanların en iyisi, zamanların en kötüsüydü." cümlesi ile başlıyordu. Bu cümle, 1994 F1 sezonunu anlatmak için en iyi cümlelerden bir tanesi olabilir.

1993'ten 1994'e geçerken F1 gridi, son şampiyonunun seriden ayrılışını izlemişti. Alain Prost, aynı Mansell'ın bir önceki sene yaptığı gibi, şampiyon olduğu sene sonrasında F1'den ayrılmıştı. En büyük rakibi olan Senna ise, artık kült olmuş olan kırmızı-beyaz arabasını bırakıp, mavi-beyaz bir araca oturmuştu. Artık Senna, şampiyonluğu Williams-Renault ile kovalayacaktı. Senna'nın koltuğuna oturan isim ise, 1993'te McLaren ile son iki yarışta yarışan Mika Hakkinen olmuştu. 

Gridde eski dönemlerden kalan tek pilot olan Senna, şampiyonluk için genç pilotlar ile yarışmak zorundaydı. Bunların başında ise Benetton'un Alman pilotu Michael Schumacher geliyordu. Belki de spor tarihinin en iyi iki pilotunu, bu dönemde sıkı bir şekilde mücadele ederken izleyecektik. Ancak San Marino Grand Prix'inde yaşanan talihsiz kaza ile beraber, Ayrton Senna 34 yaşında hayata gözlerini yumdu.

1994 sezonu, geleceği domine edecek olan pek çok yarış galibi ve iki dünya şampiyonunun ilk anlarını gördüğümüz bir sene olsa da bununla beraber, aynı hafta sonunda bir çaylak pilot ve bir dünya şampiyonunun vefat etmesi ile beraber bize bu sporun tehlikeli yanını hatırlatmıştır. 

Sezon boyunca dört farklı isim galibiyet almıştı: Michael Schumacher, Damon Hill, Gerhard Berger ve Williams-Renault ile 4 yarışa çıkan Nigel Mansell.

Sezonun önemli noktaları: 

1. Pasifik GP (Japonya)

Kendi evi olan Brezilya'dan sonra Japonya'daki Aida pistinde yapılan yarışta da pole pozisyonundan başlayan Ayrton Senna, Japonya'daki taraftarlardan büyük ilgi görüyordu. Yarış başlangıcı ile beraber ikinci sıradan iyi bir start alan Benetton ile Schumacher, ilk viraja gelmeden Senna'yı geride bırakmıştı. 

Üçüncü sıradan başlayan Hakkinen ise ilk virajda Senna ile temas yaşadı ve Brezilyalı pilot yarış dışı kaldı. İlk üçte ise Schumacher, Hakkinen ve diğer Willams-Renault ile Damon Hill vardı. Hill de, aynı Senna gibi, Hakkinen'in kurbanı olmuştu. Ancak bu sefer Hill, Hakkinen'i geçmeye çalışırken yaptığı hata ile spin atmıştı.

Bu hatadan sonra altı sıra kaybeden Hill, mükemmel bir sürüş ile rakiplerini geçmeyi başarmıştı ve Hakkinen'i de geride bırakarak ikinci sıraya yükselmişti. Ancak bu sefer şanzıman sorunu yaşayan Hill, bütün çabalarının boşa gittiğini görmüştü ve yarış dışı kalmıştı. 

Schumacher iyi bir tempo ve sorunsuz pit stoplar ile yarışı lider götürürken arkasında da Hakkinen bulunuyordu. Bu ikilinin takım arkadaşları ise talihsizliklerle uğraşıyordu. Martin Brundle, ikinci McLaren ile yarışı bırakmak zorunda kalırken Benetton'u ile pitlerden çıkarken spin atıp çakıl havuzuna sıkışan Jos Verstappen'in araçtan inmekten başka bir çözümü yoktu.

Yarışın sonunda ise Michael Schumacher, üst üste ikinci zaferini kazanırken Gerhard Berger yarışı ikinci tamamlamıştı. Podyumun son basamağında ise, hem takımının hem de kendisinin ilk podyumunu alan Brezilyalı bir pilot vardı: Rubens Barrichello. 

Ayrton Senna, Williams; Nicola Larini, Ferrari

Ayrton Senna, Williams; Nicola Larini, Ferrari

Fotoğraf: Motorsport Images

2. San Marino GP

Günümüzde Formula 1 güvenlik açısından büyük aşamalar kat etti. An itibariyle araçlar eskiye nazaran daha sağlam ve daha dayanıklı. Bunun en büyük değişimi ise Imola'da yapılan San Marino GP'sinde oldu. 

Hafta sonu yaşanan ilk kaza Rubens Barrichello'ya aitti. Bir önceki yarış olan Pasifik GP'de, takımı Jordan'ın ve kendisinin ilk podyumunu alan Brezilyalı pilot, Cuma günkü sürüşlerde aracının kontrolünü kaybetmişti ve kaza yapmıştı. Bu yaptığı kaza ciddi olsa da büyük bir probleme neden olmamıştı.

Cumartesi günkü sıralama turlarında ise çaylak pilot Roland Ratzenberger, Villeneuve virajında kontrolü kaybedip duvara sert bir şekilde vurdu. Avusturyalı pilot hayatını kaybetmişti. Kazadan sonra durdurulan seans, daha sonrasında sona erdirildi. Pole pozisyonunun sahibi ise Ayrton Senna'ydı. 

Ratzenberger'in ölümcül kazası, 1982'den beri Formula 1'de yaşanan ilk ölümcül kazaydı. Bu sebeple pilotlar Ayrton Senna, Gerhard Berger ve Michael Schumacher önderliğinde yarış öncesi toplanıp Grand Prix Sürücüler Birliği'ni (GPDA) tekrardan açmaya karar verdiler. Pilotlar burada kendi güvenlikleri, hakları ve hukuklarını tartışmak için bulunacaklardı. Monaco Grand Prix'i itibariyle açılacak olan bu birliğin başkanının Ayrton Senna olması kararlaştırıldı.

Öğleden sonra yarışa çıktıklarında ise Senna yarışa poleden başlarken yanında Michael Schumacher vardı. Üçüncü sırada ise Gerhard Berger bulunacaktı. Start sonrasında herkes temiz bir kalkış yaparken Lehto aracını stop ettirdi. Arkasındaki Pedro Lamy ise gridde kalan bu araca arkadan çarptı ve yarışa güvenlik aracını getirdi. Kaza sonucu kopan parçalar sebebiyle tribündeki birkaç kişi yaralandı.

Güvenlik aracı 5 tur boyunca yarışı lider götürdü ve daha sonrasında içeri girdi. Senna ve Schumacher bu bölümden sonra arkadaki grupla arayı iyice açtılar. Güvenlik aracının çıkışından iki tur sonra ise, Tamburello virajında kontrolü kaybeden Ayrton Senna duvara vurdu. Duvarın üstünde bir koruma yoktu ve Ayrton Senna duvarın bu bölgesine 211 km hızla vurmuştu. Yarış anında kırmızı bayraklar ile durduruldu. 

Sağlık görevlileri olaya hemen müdahale etti ve Senna hastaneye kaldırıldı. Kazadan 37 dakika sonra ise yarış yeniden başlatıldı. Ayrton Senna'nın kazası kameralara yansımış olsa da tedavi sırasında herhangi bir çekim yapılmadı ve garajdaki ekranlar kapatıldı. Gelen bilgilere göre Brezilyalı pilotun durumu kritikti. 

Yarış tekrardan başlatıldığında ise ikinci kalkan Berger, ilk sıradaki Schumacher'i iyi bir kalkışla geçmeyi başardı ve liderliği aldı. Villeneuve'e doğru gelirken bu sefer Hill, Schumacher'e atağını yapsa da bu hamle sırasında ön kanadını kırarak momentum kaybetti. 

12.tura girilirken, Acqua Minerale virajında hata yapan Berger, Schumacher'e saldırma şansı tanıdı ve daha sonrasında da onun gerisinde kaldı. Bu sırada pite gelen Hill, kanat değişikliği sebebiyle büyük bir zaman kaybetti. 15'inci turda planlı pitstop için pitlere gelen Berger, bir tur sonrasında yaşadığı yol tutuş problemleri nedeniyle yarıştan çekildi.

İlk pitlerin sonunda Schumacher temposunu gittikçe geliştirmeye başladı ve Nicola Larini'yi de geride bıraktı. 48. turda ise bir talihsizlik daha yaşandı. Pitlerden çıkan Michele Alboreto'nun arka tekeri yerinden çıktı ve 2 Ferrari mekanikeri ile 2 Lotus mekanikerini yaraladı. 

Son turlarda ise, temposu gittikçe yavaşlayan üçüncü sıradaki Mika Hakkinen, Karl Wendlinger'in yaklaşmasına rağmen yerini yarış sonuna kadar korumaya başardı. Yarışın galibi ise Michael Schumacher olurken ikinci ise Ferrari pilotu Nicola Larini olmuştu.

Kötü geçen bir hafta sonu sonrasında hiçbir podyum kutlaması yapılmadı ve yarış galibi Michael Schumacher galibiyetinin kendisini "tatminkâr ve mutlu " hissettirmediğini söyledi. 

Senna ile ilgili kötü haber ise yarış bitiminden 2 saat 20 dakika sonra gelmişti. Ayrton Senna, 34 yaşında hayata gözlerini yummuştu. 

Açıklama saat akşam 6.40'ta yapılmış olsa da Senna'nın ölüm saati 2.17 olarak açıklanmıştı. Yani Senna kaza sonrası vefat etmişti. Yapılan otopside Senna'nın, direksiyon ve süspansiyon tarafından oluşan kafa travmaları nedeniyle hayata gözlerini yumduğu saptandı. San Marino Grand Prix'i belki de Formula 1 tarihinin en kara hafta sonu olmuştu. 

Ayrton Senna, Williams FW16

Ayrton Senna, Williams FW16

Fotoğraf: Sutton Images

3. Monaco GP

Bir önceki kara hafta sonundan sonra GDPA, güvenliği artırmak için bir an önce çalışmalara başlamıştı. Yetkililer olarak Niki Lauda, Michael Schumacher, Gerhard Berger ve Christian Fittipaldi seçilmişti. Alınan önlemler ise iki gruba ayrıldı: bunlardan bir kısmı bir sonraki yarış olan İspanya GP'sinden itibaren, diğerleri ise İspanya'dan sonraki yarış olan Kanada GP'sinden itibaren geçerli olacaktı.

İspanya GP değişiklikleri:

- Difüzörün boyutu azaltılacak.

- Ön kanat küçülecek ve kanadın ön flapları yukarı kaldırılacak.

Bu değişikliklerle beraber yere basma kuvvetinin %15 oranında düşmesi bekleniyordu. 

Kanada GP değişiklikleri:

- Sürücülerin kafalarının yanındaki korumaların uzunluğu artacak ve kokpitin yan korumaları sağlamlaştırılacaktı.

- Formula 1 aracının toplam ağırlığı 25 kilogram artacaktı (Kanada GP'si öncesinde ise bu sayı 15 olarak belirlendi).

- Ön süspansiyonların, lastiklerin sürücüye çarpma ihtimali dolayısıyla sağlamlığı artacaktı.

- Yakıt kurallarında değişiklik yapılacaktı.

- Motorlarda bulunan hava kutuları kaldırılacaktı ve böylece motorlara giden hava akışı azalıp motorların gücü azalacaktı. 

Sıralama seansında ilk üçten başlayan isimler Schumacher, Hakkinen ve Berger olmuştu ancak antrenman turlarında bir kötü haber daha gelmişti. Nouvelle şikanında kaza yapan Wendlinger, kazasının ciddiyeti sebebiyle komaya girmişti. 3 hafta ise komadan çıkmıştı. Ancak Wendlinger'e saygı sebebiyle takımı Sauber, diğer aracı ile beraber yarıştan çekilmişti.

Yarışta tek arabayla yarışan takımlar ise Williams ve Simtek'ti. Pilotları Senna ve Ratzenberger'in kayıpları sonrası bu kararı alan iki takıma ek olarak tüm grid, Senna'nın belki de en başarılı olduğu pist olan Monaco'da ilk iki grid sırasını saygı sebebiyle boş bıraktılar.

Yarış ise kaotik bir starta sahne olmuştu. Hakkinen daha ilk virajda yarış dışı kalırken Schumacher liderliğini korumaya devam etti. Brundle ise iyi bir strateji ile beraber Alesi ve Fittipaldi'den önce pite girerek onları erken pitle geride bırakmıştı. 

Yarışın sonunda ise Michael Schumacher birinci olurken Martin Brundle ikinci ve Andrea de Cesaris üçüncü oldu. 

Sezonun geride kalan bölümünde ise Senna ve Ratzenberger'in yerine kimlerin yarışacağı da belirli olmuştu. Williams-Renault'da Senna'nın yerini, Nigel Mansell ve David Coulthard alırken Ratzenberger'in yerini ise Andrea Montermini alacaktı. 

Start öncesi pilotlar Ayrton Senna'yı onurlandırıyorlar

Start öncesi pilotlar Ayrton Senna'yı onurlandırıyorlar

Fotoğraf: Sutton Images

4. Britanya GP

Çoktan kaotik geçen sezonun dominasyonu Michael Schumacher tarafından yapılmaktaydı. Alman pilot 6 yarışın 5'ini kazanmayı başararak Silverstone'a gelmişti, ancak Damon Hill altındaki Williams ile ona büyük bir zorluk çıkarıyordu. Pole pozisyonunu da alan isim Hill olmuştu ve 70.000 İngiliz taraftarının istediği sonucu onlara vermek için çabalayacaktı. 

Formasyon turunda ise Michael Schumacher pek de alışıldık olmayan bir şey yapmıştı. Belki de akıl oyunlarının bir parçası olarak poleden başlayan Damon Hill'i pist üstünde iki kez geçmişti ve bu kurallara da aykırı bir durumdu.

Yarış başlamadan önce ise David Coulthard aracını stop ettirmişti ve gridin sonuna itilmişti. Beş kırmızı söner sönmez ilk yarıştan çekilmeyi izledik. Martin Brundle, McLaren-Peugeot'sunun motorundan dumanlar çıktığını gördü ve daha sonra bu dumanlar, alevlere dönüştü. Yarış startını alır almaz çimlere çıkan Brundle yarış dışı kalmıştı.

Hill ve Schumacher ise yarışın başlangıcından itibaren çok ayrı ligdelerdi. Birbirlerini hem şampiyonluk için hem de galibiyet için zorluyorlardı. 14. tura kadar bu durum böyle devam etse de Schumacher, formasyon turunda Hill'i geride bıraktığı için 5 saniye dur-kalk cezası aldı. Benetton ona, itiraz etmek amacıyla dışarıda kalması gerektiğini söylese de Schumacher cezasını çekmediği için yarıştan diskalifiye edilmişti. 

Benetton mühendisleri bu duruma müdahale etti ve görüşmelere başladılar. Alman pilotun diskalifiye cezası kaldırıldı ve bunun yerine eski cezası olan 5 saniyelik dur-kalk cezası uygulandı. Daha sonrasında açılan ara ile beraber rahat bir yarış sürdüren Hill, kolayca galibiyeti aldı.

Ancak bu sırada 33'üncü turda motor patlatan üçüncü sıradaki Berger'in yerine Alesi podyumun son basamağını tamamlamış olsa da, inanılmaz bir sürüş ile son sıradan altıncı sıraya kadar yükselen Coulthard, dördüncülüğü istiyor olsa da Hakkinen ve Barrichello'ya yetişememişti.

Bu sırada Hakkinen ve Barrichello, yarışın son turunda birbirlerine temas ettiler ve kaza yaptılar. Her ne kadar yerlerini korumayı başarsalar da bu iki pilot bir sonraki yarıştan men edilmişti. 

Yarışlardan men edilen bir diğer isim ile Michael Schumacher olmuştu. Şampiyona lideri pilot, Benetton'un onun dışarıda kalmasını istemesi ile beraber kuralları ihlal etmişti ve yarıştan tekrardan diskalifiye edilmesi ile beraber iki yarış boyunca diskalifiye edilmişti. Bu Hill için iyi bir haberdi çünkü böylece aradaki farkı kapama imkanı yakalayacaktı. 

Damon Hill, Williams FW16, Michael Schumacher, Benetton B194

Damon Hill, Williams FW16, Michael Schumacher, Benetton B194

Fotoğraf: Motorsport Images

5. Japonya GP

Japonya'ya bir sezonda ikinci defa, ama bu sefer Japonya GP adı altında gelen Formula 1 sirki, efsanevi Suzuka pistinde sondan bir önceki yarışa çıkacaktı.

Sıralamalarda pole pozisyonu Schumacher'in olurken, şampiyona rakibi Hill onun 0.4 saniye arkasında olurken üçüncü sırada ise Heinz-Harald Frentzen bulunuyordu. 

Yarış öncesinde Schumacher, Hill'in 5 puan önünde bulunuyordu ve Hill'in yarışı kazanması şampiyonluk şansı için çok önemliydi. Ancak Hill'in işi zor olacaktı çünkü hırslı bir Schumacher ile ıslak zemin bir araya geldiğinde Alman pilot durdurulamaz bir tempoya sahip oluyordu.

Yarış ise büyük bir yağmur altında başlamıştı. Koşullar o kadar zordu ki yarışın üçüncü turuna kadar oluşan küçük kazalar sebebiyle piste güvenlik aracı girdi. Bu kaza silsilesi güvenlik aracı pistten ayrıldıktan sonra da devam etti. Brundle'ın yaşadığı kaza ise çok tehlikeliydi. Morbidelli'nin aracını çekmeye gelen araca çarpan İngiliz sürücü, yavaş bir hızda kaza yaptığı için ciddi bir kazaya karışmamıştı ancak kazaların sayısı sebebiyle yarış kırmızı bayrakla durdurulmuştu. Buna rağmen Brundle'ın kazası sebebiyle bir hakem yaralanmıştı ve aniden hastaneye kaldırılmıştı. 

Yarışın durdurulduğu sırada CART yarışları ile çakışmadığı için Williams'da yarışan Nigel Mansell, tüm takım patronları ile yarışın güvenlik aracı arkasında başlaması gerektiği hakkında konuşuyordu. Öyle de oldu. Yarış güvenlik aracının içeriye gelmesi ile beraber devam etti ve Schumacher, Hill'e karşı olan liderliğini 6 saniyeye çıkarsa da 19. turda erken bir pite geldi.

Bu pit sonrasında Schumacher, Hill'in 17 saniye gerisinde olsa da trafik ile beraber bu fark 30 saniyenin üzerine çıkmıştı. Ancak 25. turda gelen pit sonucunda Hill, değişen üç lastiği ve yarış sonuna kadar gidebileceği benzin yükü ile Alman pilotun 7 saniye önünde olsa da ondan çok daha yavaştı. Buradaki önemli fark ise Schumacher'in tekrardan pite gelecek olmasıydı. 

36. turda liderliği alan Schumacher, 40. turda pite girdi ve Hill'in 15 saniye arkasında düştü. Yeni lastikler ve hızlı tempo ile Hill'den bir saniye hızlı olmayı başarsa da, Alman pilot turları yetiştiremedi ve Damon Hill yarışı kazanarak Schumacher ile şampiyonada olan farkını 1 puana indirdi. Podyumun son basamağında ise Ferrari ile Jean Alesi vardı. 

Basın Açıklamaları, Michael Schumacher, Benetton ve Damon Hill, Williams

Basın Açıklamaları, Michael Schumacher, Benetton ve Damon Hill, Williams

Fotoğraf: Sutton Images

6. Avustralya GP

Sezonun son yarışı ise F1'in en klasik yarışlarından birine sahne olmuştu. Adelaide Cadde Pisti'nde yapılacak olan yarışta sürpriz pole pozisyonu, Williams pilotu Nigel Mansell'a gitmişti. İkinci ve üçüncü sırada ise şampiyonluk için savaşan Schumacher ve Hill vardı.

Yarışın başlaması ile beraber şampiyonayı kovalayan iki isim ilk iki sıraya yerleşti. Önde ise Michael Schumacher varken onu takip eden Damon Hill'di. Bu sıralama 36. tura kadar bu şekilde devam etti. İki sürücü aynı turlarda bile pite geldi. Bu sırada Mansell, açılış turunda yaptığı hatayı telafi etmeye çalışıp, onu geçen Barrichello ve Hakkinen'i geride bırakmaya çalışıyordu.

36. tura geldiğimizde ise Schumacher lastiklerini kitleyip duvara vurmuştu ve Hill'e karşı momentum kaybetmişti. Bu fırsatı görüp Alman pilotu geçmeye çalışan Hill, içeriden Schumacher'i geçmeye çalışsa da ikili temas etti ve Alman pilot yarış dışı kaldı. Bu sırada aracı hasar alan Hill'in süspansiyonunda problem vardı ama Hill aracını pitlere getirmeyi başarmıştı.

Pitlerde Williams takımı hasarın tamir edilemeyeceğine karar vermişti ve Hill de yarış dışı kalmıştı. Şampiyon Schumacher'di. Ancak yarış devam ediyordu ve liderlik Berger'in elindeydi. Arkasında ise Mansell vardı.

Baskıya dayanamayan Berger, yarışın son turlarında hata yapıp birinciliği Mansell'e vermişti. Ve Mansell sona kadar tutumlu bir yarış sergileyerek Williams-Renault'ya markalar şampiyonluğunu getirmişti ve kendisinin son galibiyetini almıştı. Berger yarışı ikinci tamamlarken Brundle da üçüncü olmuştu.

Podyum: 2. Gerhard Berger, Ferrari, Yarış galibi Nigel Mansell, Williams, 3. Martin Brundle, McLaren

Podyum: 2. Gerhard Berger, Ferrari, Yarış galibi Nigel Mansell, Williams, 3. Martin Brundle, McLaren

Fotoğraf: Sutton Images

Şampiyona sonrası yaşananlar:

Sezon boyunca F1'in üstünde bir kaos hakimdi aslında. Bir hafta sonunda iki ölümcül kaza ile beraber sezon boyunca yaşanan sakatlıklarla dolu kazalar vardı. Bunun üstüne de şampiyonluğun son yarışında yaşanan skandallar. 

İngiliz basınına göre Schumacher, şampiyonluğu alma adına Hill'i yarış dışı bırakmıştı. Williams ise yaslı havadan çıkamadığı için herhangi bir soruşturma açmış olmasa da takım, Schumacher'in bu hareketinin yasa dışı olduğunu belirtiyordu.

Sauber'in Ilmor motoruyla yarışmasına rağmen Mercedes adı ile 1994 yılında yarışması, Alman üreticinin spora gelişini müjdelemekteydi aslında. McLaren, 1995 sonrası için Alman üretici ile beraber çalışmaya başlayacaktı. Bu birliktelik onlara, sonraki senelerde büyük başarılar getirecekti.

Senna kazası hakkında ise soruşturmalar açıldı. Bir haftasonunda iki ölümcül kazanın ortaya çıkması pilotların, kendi önlemlerini kendileri alma yönünde bir hamleyi yapmalarına sebep olsa da bu konu hukuk yollarından da incelendi.

İtalyan mahkemelerinin uzun soluklu incelemeleri sonucunda 13 Nisan 2007'de alınan kararda, kazanın direksiyon sistemi hatası ile ortaya çıktığı belirtildi. Direksiyon sisteminin kötü bir dizayna ve kötü modifikasyonlara sahip olması nedeniyle sistem viraj sırasında hata vermişti ve kaza gerçekleşmişti. Bu durumdan ise, zamanın dizayn sorumlusu olan Patrick Head sorumlu tutulmuştu ve Head, suç teşkil ederek adam öldürme suçundan 7 yıl 6 aylık bir cezaya çarptırılsa da, kazanın üstünden 13 yıl geçmesi sebebiyle tutuklanmamıştı. 

Olayın daha da can alıcı olduğu nokta ise mahkemenin verdiği kararda, olayın "görülebilir ve önlenebilir" olduğunun belirtilmesiydi.

Eski Williams tasarımcısı Adrian Newey ise, kazanın Schumacher'in kamerasından izlendiğinde, virajda aracın kontrol kaybının önden kayma yerine arkadan kayma ile olmasının bir direksiyon sistemi hatası olmadığını belirtmişti ve kazanın bununla bağlantı kurulamayacağını belirtmişti. Newey'e göre asıl bakılması gereken durumun, neden arkadan kayma ile oluştuğu olduğuydu. 

Kaza büyük bir gizem taşıyordu ve bu gizem hala çözülmüş değil. 

Sonraki haber
F1 Tarihinde Bugün: 30 Mart

Önceki haber

F1 Tarihinde Bugün: 30 Mart

Sonraki haber

Ferrari, "sorumlu mesaj" vermek için 2021 kurallarının ertelenmesini desteklemiş

Ferrari, "sorumlu mesaj" vermek için 2021 kurallarının ertelenmesini desteklemiş
Yorumları görüntüle

Bu Haber Hakkında

Seri Formula 1
Editör Efe Kahya