Metin Mete'nin Köşesi

Yorum: Macaristan GP penceresinden sezona bakış

Metin Mete, Motorsport.com için yazdığı son köşe yazısında Macaristan GP'sini değerlendirdi ve sezonun kalan kısmı için tahminlerde bulundu.

Sezona kazanarak başlayan Ferrari yarışlardaki hızını sıralamaya da taşımış ve iki sıralama seansından pole pozisyonu çıkararak bu sene o sene mi sorusunu sordurmuştu. Ancak Kanada GP ile başlayan düşüş Silverstone’da iyice belirginleşince yavaş virajlarıyla bilinen ve Ferrari'nin güçlü olmasının beklendiği Macaristan, İtalyan takım için büyük önem arzediyordu.Tam da bu sebeple Hungaroring sezonun ortasında yer alsa da pistin yapısı gereği Ferrari için sezonun kırılma noktası haline gelmişti.

Cuma günü artık alıştığımız gibi Ferrari’nin kendini göstermediği bir şekilde geçti. Cumartesi antrenmanında Ferrari’nin çok etkileyici zamanı pole pozisyon için de iddialı olduğunu haber veriyordu. Nitekim öyle de oldu. Ferrari zorlanmadan ilk iki sırayı aldı. Yalnız burada şunu belirtmek istiyorum, Raikkonen’in gridin ilk cebine yerleşecek hızı vardı, bu ileriki yarışlarda Vettel’in başını ağrıtabilir. Her neyse, Ferrari-Ferrari-Mercedes-Mercedes-Red Bull-Red Bull-Mclaren-Mclaren şeklinde oluşan “sıkıcı” dizilim ile yarışa başladık. Macaristan’da geçmişte çok sayıda start şovları izlemiştik, pistin start ve ilk viraj arası hem uzun, hem de sonra gelen iki viraj da momentumu tutturan pilotun hızlı gelişiyle geçiş yapabildiği yerler, bu açıdan start önemliydi. Beklenen pek olmadı, startta yaşanan enteresan tek olay Red Bull pilotlarının temasıydı, Ricciardo bu yüzden yarış dışı kaldı. Verstappen bu sene yaşadığı problemler nedeniyle son bir iki yarıştır gereksiz stres yüklü şekilde yarışıyor. Yetenek olsa da tecrübe gereken durumlar bunlar. Genç pilotun öğrenme eğrisinde önemli kilometre taşları bu durumlar.

Ricciardo’nun aracının pistten kaldırılması için giren Güvenlik Aracı pite dönünce yarıştaki tüm heyecanı artıran olay oldu ve Vettel direksiyonunun sola çektiğini farketti. Normalde Ferrari yarışı 15-20 sn farkla rahatlıkla kazanmalıydı ancak bu problem ortaya çıkınca, her iki Ferrari pilotu için yarış boyunca sürecek eziyet başladı. Kısaca olanı anlatalım ve meseleyi farklı yönleriyle ele alalım. Vettel direksiyonu sola çekmeye başlayınca önce durumu anlamakta ve sürüşünü ayarlamakta zorlandı. Raikkonen de arkadakiler yaklaşmaya başlayınca takıma telsizden Vettel’den daha hızlı olduğunu ve yol vermesini istedi. Takım buna izin vermedi. Benzer durum da Mercedes’de olunca Hamilton takıma Bottas’ın yol vermesini istedi ve eğer Raikkonen’i geçemezse yerini geri vereceğini söyledi. Mercedes pit duvarı bunu kabul etti ve iki pilotu yer değiştirdi. Hamilton uğraşmasına rağmen öndeki Ferrari pilotlarını geçemeyince son turda yerini verdi.

Yarış sırasında Ferrari için bu talebi kabul etmenin mantıklı bir tarafını görmediğimi söylemiştim. Çünkü;

  1. Raikkonen sorun yaşamıyordu ve Macaristan gibi geçişin zor olduğu bir yerde arkadakileri tutabilirdi.
  2. Vettel geri düşseydi muhtemelen dördüncü sıraya kadar gerileyecekti. Hatta Red Bull da onu zorlayabilirdi.
  3. Vettel yarışın ilerleyen bölümlerinde bu şekilde sürüşe alışabilirdi, o zaman verdiği yerler takım için kayıp olacaktı.

Muhtemelen takım da böyle düşünmüş olacak ki değişikliği yapmadı. Tahmin ettiğimiz gibi ileri safhalarda Vettel de hızını korumakla kalmayıp temposunu artırdı ve yarışın son kısımlarında pistteki en hızlı sürelerden birini çıkardı.

Mercedes de yine iki pilotun yer değişimine izin vererek şampiyonadaki hırsını gösterdi. Diğer taraftan da Bottas’ın diğer koltukta olmasının takım menfaatlerine uygun olduğunu. Zira Rosberg olsaydı böyle bir yer değişimi olmayacaktı. Hamilton’a iki defa 5’er tur yer değişimi için süre verilmesi ve daha sonradan bunun uzatılması da takımda birinci pilotun kim olduğunu ispatlıyor, ancak yine de sonunda takımın da telkiniyle olduğu anlaşılan Hamilton’ın “delikanlı” ve şık hareketi takıma ve de Hamilton’a büyük not kazandırdı. En çok gelen sorulardan ve yorumlardan birisi Mercedes’in bu 3 puanı sezon sonunda arayacak hale düşme ihtimaliyle ilgiliydi. Bana göre hem Lewis hem de Mercedes artık momemtumu ve üstünlüğü yakaladıklarını çok iyi bildikleri için bu hareketi yaptılar.  Üç puanın belki de birkaç yarış sonra lafı bile edilmeyecek. Neden bu kadar kötümsersin diye soruldu bana.

Nedenini şöyle anlatayım: Ferrari bu sezon tüm lastik çeşitlerini iyi çalıştırıyordu bunu biliyoruz. Ancak Mercedes’le asıl fark ultrasoft lastiklerde ortaya çıkıyor, soft lastikte artık Mercedes daha iyi. Kalan pistlerde ultrasoft pek kullanılmayacak. İkincisi, Ferrari’nin tüm avantajı yavaş virajlarda, Monaco’da fark 1 sn’den fazlaydı. Kaldi ki Macaristan’da bu fark iyice azaldı. Yani Mercedes zayıf tarafını güçlendiriyor. Ayrıca Silverstone’da gördük ki düzlüklerde ve hızlı virajlarda öne çıkan Mercedes farkı bu alanlarda iyice açmış. Kalan pistler ağırlıklı olarak böyle. Spa, Monza, Japonya, Meksika, Amerika Mercedes’in çok öne çıkacağı yerler. Tabii ki, bu varsayımlar Ferrari’nin yaz arasında arayı kapatmayacağı varsayımıyla yapılıyor. Gelecek hafta sonu Spa’da durumu göreceğiz. Bir diğer konu da Ferrari’nin muhtemel alacağı motor cezaları. İki ünitede dördüncü parçaları kullandıklarından sezon içinde mutlaka bir grid cezası alacaklar. Bu da geride kalmalarına yol açacak.

Red Bull her geçen yarış arayı kapatıyor ama ben abarttıkları kadar yaklaştıklarını düşünmüyorum. Renault’nun gelişimi beklenenden yavaş gidiyor ve Red Bull kendileri de ifade ettikleri gibi sıralama sırasındaki motor modunu henüz Mercedes kadar başaramıyor. Bu da geride kalmalarına yol açıyor. Bu konuda Ricciardo’nun açıklaması beni çok güldürdü. "Yüksek performans modunda Mercedes'le aynı sevide değiliz, onların gizli modları olması çok saçma. Buna sadece gülebiliyorum!" Daha birkaç sezon önce Red Bull’un diğer takımların bir türlü keşfedemediği teknik üstünlükleri diğer takımların sıradan görünmesine yol açıyordu. Singapur 2013 sanırım kimsenin unutamayacağı bir yarıştır, Vettel güvenlik aracından sonra ilk 5 tur her turda 2 sn daha hızlıydı diğer takımlardan. Diğer takımların hızına mızmızlanmak yerine çözüm bulmak daha mantıklı. Velhasıl, Red Bull’un bu sezon gelişimini devam ettirip hızlanmasını bekliyorum ama sezonun geri kalanında büyük bir atılım beklemiyorum Red Bull’dan.

Mclaren’in sezonun en iyi sonucunu alması da taraftarlarını sevindirip tabiri caizse gaza getirdi. Macaristan sezon içinde Monaco ile beraber motor gücüne en az ihtiyaç duyulan pist. Mclaren’in performansını biraz da bu pencereden okumak lazım. Mutlaka şasi de gelişmeye devam ediyor ancak Spa, Monza gibi yarışlarda durum eski haline gelebilir.

Sezonun ikinci yarısı ilkinden çok daha eğlenceli olacak, gerek Ferrari-Mercedes mücadelesi, gerek Mercedes takım içi mücadelesi, gerek de orta sıralar mücadelesi sezona renk katacak. Haftaya Spa sonrası değerlendirmemize devam edeceğiz.

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Özel Haber
Topic Metin Mete'nin Köşesi