Mercedes gerçekten Ferrari baskısı altında!

Metin Mete, son 3 seneyi domine eden Mercedes ile bu sene yükselişe geçen Ferrari'nin performanslarını değerlendirdi...

Formula 1’de sezon öncesi testlerle başlayan acaba Ferrari gerçekten de Mercedes’e rakip mi soruları Melbourne’deki galibiyet ve Çin’de şanssızlık sonucu kaçırılan galibiyet ve alınan ikinci sıra ile Bahreyn öncesi kafalarda daha da büyük bir soru haline dönüştü. Yoksa Ferrari gerçekten en hızlı takım mı? Ferrari sıcak havada nasıl performans gösterecek? Mercedes kabustan uyanacak mı? Cuma antrenmanlarında Ferrari her iki seansı da önde bitirdi ancak Mercedes elini göstermemişti ve bu yüzden dereceleri kimse önemsemedi. Oysa ki Ferrari avını planlamaya Cuma’dan başlamıştı bile...

Sıralamalarda Vettel bu yıl ilk defa ikinci sırayı kaybetti, ama Bahreyn geleneksel olarak çöl kumunun pistin kirli tarafını ciddi anlamda kirli ve kırılgan hale getirmesiyle bilinir, bu yüzden üçüncü cep Alman pilot için bir lütuftu aslında. Mercedes’de Bottas kariyerinin ilk pole pozisyonunu kazandı, fark azdı ama gelişim açısından önemli bir derece oldu. Ferrari sıralamalarda ilk iki yarışın aksine 0.5 sn yavaş kalınca fanlar moral bozukluğu yaşasa da Mercedes’in tahmini doğru çıktı, Ferrari yarış ayarlarına odaklanmıştı. Nitekim startla beraber bunu net olarak gördük. Vettel yine ilk iki yarışın aksine aldığı düzgün startla ok gibi fırladı ve Hamilton’ın Mercedes’ini geride bırakmayı başardı. Artık tek yapması gereken Bottas’tan kopmamak ve ya pistte ya da pit stoplarla rakibinin önüne geçmekti.

Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim, Ferrari bu yıl tüm lastik çeşitlerinde hızlı olabilmeyi başarıyordu, bu da takıma geniş bir strateji penceresi açıyor. Mercedes ise hamur yumuşaklaştıkça sorun yaşıyor. Bu yüzden iki Mercedes pilotu da ilk stintte sorun yaşadılar. Bottas’ın gridde lastiği uygun basınca getirilemedi, çünkü takımın jeneratörü arıza yapmıştı, bu yüzden de Bottas ilk bölümde yavaş kaldı. Fin pilot yüksek basınçla balon gibi bir lastikle yarıştı ilk bölümde. Yine de Ferrari geçiş imkanı bulamayınca Ferrari bu sene artık alıştığımız oldukça cesur hamlelerinden birini yaptı ve Vettel’i çok erkenden pite çağırdı. Cesur diyorum çünkü hem lastik çok erken bir turda değiştirildi, hem de Vettel trafiğin ortasına düştü. Bir başka cesur hareket de Vettel’in supersoft ile çıkması oldu, bu hamle Mercedes’i şaşırttı. Ferrari aslında bu kararı o anda değil Cuma antrenmanlarından sonra vermişti. Çünkü sıralama ayarları da buna göre yapıldı ve çıkan tur zamanları da haklılıklarını ortaya koydu. Alman pilot içine düştüğü trafiği cesur ataklarla geçince bir anda önü açıldı ve hızlı turlar atmaya başladı.

Mercedes 3 sezondur ilk defa gerçek bir baskıyla karşı karşıya kalınca 3 yıldır atıl kalan reaksiyon kasları hala yeterince güçlenmedi. Vettel’in pit hamlesine en azından gerideki pilot Hamilton ile cevap verebilirlerdi ama vermediler. Sainz’ın garip pit çıkışı hamlesi Stroll’a bir başka yarış dışı sonucunu getirince güvenlik aracı pite girdi ve Mercedes iki pilotunu da pite çağırdı. Buradaki yavaş pit stoplara Hamilton’ın zaman kazanma amaçlı gereksiz yavaşlaması ve Ricciardo’yu yavaşlatma nedeniyle aldığı ceza eklenince Mercedes’in kabahatleri büyüdü. Bottas pitten çıktığında Vettel öndeydi. Hamilton yavaş kalan Bottas’ın yol vermesiyle Vettel’in arkasına geçti ama soft lastikleri ona uzun süre yetmedi. Tekrar pite girip çıktığında hızlı turlar attı, Ferrari’ye de yaklaştı ama yeterince hızlı olan Ferrari’ye gereken tek şey Çin’deki gibi şanssız bir duruma denk gelmemekti, şansları da yaver gidince Vettel yarışın son bölümünde Hamilton’ın baskısına rahatlıkla karşı koydu ve sezonun ikinci galibiyetini aldı.

Mercedes tehlikenin farkına vardı

Ferrari aldığı bu iki galibiyeti Çin’de şanssız bir şekilde güvenlik aracına kurban gitmese üçe çıkaracak ve Mercedes’i gerçek bir şoka sokacaktı. Ancak Mercedes yine de mesajı aldı. Artık gerek araç gelişiminde, gerekse strateji konusunda dört dörtlük iş çıkarmak zorundalar. Öyle ki, takım emirlerini sezon içinde kullanma ihtimallerini gündeme getirdiler ve zira yarış içerisinde bunu kullandılar da. Genel duruma ve tur zamanlarına baktığımızda Ferrari’nin supersoft lastiklerle açık bir avantajı var. Soft lastiklerde de gerçekçi bir karşılaştırma yapamıyoruz çünkü Vettel ve Hamilton farklı stratejilerle yarışın son bölümünde yarıştılar. Bottas’ın tur zamanları bariz yavaştı bu yüzden onu değerlendirmeye katmıyorum. 3 yarıştan çıkardığımız özet Mercedes’in Cumartesi daha hızlıyken Ferrari’nin yarış temposunun daha iyi olduğu ve bu temponun geride başlasa da önde bitirecek kadar farklı olduğu. Bunun rakamsal karşılığının 0.1-0.2 sn aralığında olduğunu düşünüyorum. Yani Ferrari pole alabilse yarışı rahatlıkla 10-15 sn farkla kazanabilir. Şimdilik Ferrari düzgün start ve pit zamanlaması ile öne geçip kazanmayı hedefliyor, ilerleyen yarışlarda Ferrari’nin Cumartesi performansında, Mercedes’in Pazar performansında gelişime odaklandığını göreceğiz. Şu bir gerçek ki, turbo motor döneminde ilk defa gerçek bir mücadele izliyoruz.

Red Bull ve oyundaki yeri

Red Bull’dan Ricciardo sıralama sonrası performanslarına şaşırdıklarını ve sevindiklerini söyledi. Aslında Ferrari’den 0.3 sn geride olmaları onları cesaretlendirdi ama Ferrari’nin ayar taktiğinin farkında değillerdi henüz. Yarışta iki farklı Red Bull izledik. Supersoft lastiklerle sadece 0.2 sn yavaş ve liderlerden kopmayan, soft lastiklere geçiş yaptığında ise tamamen başka bir dünyada yarışan 1 sn yavaş Red Bull! Takım için de bu gerçek bir hayal kırıklığı oldu. Red Bull’un şampiyonada söz sahibi olması için daha sert lastik hamurlarıyla performansını düzeltmesi gerekiyor. Max Verstappen’in aracında çıkan fren sorunundan bahsetmiyorum bile, zira günümüz F1 dünyasında artık nadiren denk geldiğimiz fren sorunuyla yarış dışı kalmak takım için utanç sebebi.

Ne olacak Raikkonen’in hali?

Twitter’da aldığım sorulardan birkaçı Kimi’nin durumuyla ilgili, onları burada cevaplamak istiyorum. Kimi’nin bu seneki performansı açıkçası herkes gibi beni de şaşırtıyor ve hayal kırıklığına uğratıyor. Aracta var olan önden kaymanın Fin pilotu kötü etkilediğinden bahsettik ama iyi pilotla kötü pilotu ayıran da zaten bu sorunlara rağmen hızlı olmayı başarabilmesi. Kimi bu konuda şimdilik sınıfta kalıyor. Problemler bununla da bitmiyor, sorunlara reaksiyon hızı, verdiği demeçler ve cevaplar da tuhaf. Vettel’in üstün başarısının onu hırslandırmadıgını ve motive etmediğini söylüyor. Başka bir deyişle yavaş kalmasını tınlamıyor. Ferrari eğer iki dalda da şampiyonluğa yaklaştığı bu sezonda eğer Kimi’nin yavaşlığı nedeniyle kupalardan birini ya da ikisini kaçırırsa seneye onunla devam etmez. Şahsi fikrim her durumda seneye bu görüntüsüyle Kimi takımda kalmaz. Birden hızlanıp geçen seneki gibi geri dönüş yaparsa ayrı tabii ki.

Peki Mclaren?

Artık Mclaren’in durumunu kanıksadık, her yarış Alonso’dan duyduğumuz ilginç değerlendirmeler fanları eğlendiriyor ama Mclaren’i kahrediyor. Alonso yarış sırasında Plan B’ye geçelim mi sorusuna “ne yaparsanız yapın” diyerek cevap verirken motoru için de “hayatımda hiç bu kadar düşük bir motor gücüyle” yarışmadım dedi, buna Minardi günlerini de dahil etti! Bir arkadaşımız sezon içinde Bottas ve Alonso yer değiştirir mi diye sormuştu, bu imkansız diyebiliriz. Mercedes böyle bir değişimi sene içinde yapmaz. Ancak Alonso’nun Indycar hobisi farklı deneyimlerle devam edebilir, Mclaren kabus senesine yeni kabuslar ekleyebilir. Bir diğer garip bulduğum konu Honda’nın pist performansının rezil olması kadar PR yönetiminin de çok kötü olması. Hasegawa’nın demeçlerini okuyun, “bilmiyoruz”, “emin değiliz”, “anlayamıyoruz henüz” mealindeki sözlerinin ne kadar fazla olduğunu göreceksiniz. Böyle bir partner kime ne kadar güven verebilir?

Mclaren hali hazırda sene başında -her ne kadar yazdığımda fanlarından tepki alsam da- öngördüğümüz gibi Sauber’in gerisinde, Sauber ana pilotunun yarışmamış haliyle bile Mclaren’den önde. Bakalım Mclaren kararlarında ne kadar cesur olacak ve Honda ne kadar gelişim gösterebilecek.

Force India: Başarı tesadüf değildir

Son olarak bir iki soz de Force India için etmek istiyorum. Sene başında Renault’nun açık hakaretine maruz kalan Force India geçtiğimiz sezonki pist üstü başarısına bu sezon devam ediyor. Takım hızlı paketini doğru stratejik kararlarla harmanlıyor, örneğin Ferrari’nin uyguladığı kazanan supersoft-supersoft-soft stratejisini Force India da uyguladı ve sonucu 10 sıra kazanıp 7.sırada finish görerek kutladı. Pembe rengiyle gridin sempati toplayan takımının sponsor seçimlerinde de sınıf atladığı gerçek, Mclaren’in çok eski partneri Johnie Walker Force India ile anlaştı. F1’de hiçbir başarı tesadüf değildir, Force India’ya tüm başarıları için tebrikler. Hapse giren Vijay Mallya’ya da geçmiş olsun diyorum. 

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Takımlar Ferrari , Mercedes
Haber tipi Özel Haber