Ana içeriğe geç

Ücretsiz üye olun

  • Favori makalelerinize hızlı erişim sağlayın

  • Son dakika haberleri ve favori sürücülerle ilgili bildirimleri yönetin

  • Yorumlarınızla sesinizi duyurun

Mercedes, Albert Park için karamsar tabloya katılmıyor

Sezonun açılış yarışı öncesinde birçok sürücü Albert Park’ta geçiş yapmanın zor olacağını ve pistin enerji yönetimi açısından oldukça talepkâr olduğunu dile getirirken, George Russell ve Kimi Antonelli çok daha iyimser bir tablo çiziyor.

Andrea Kimi Antonelli, Mercedes, Sergio Perez, Cadillac Racing, Franco Colapinto, Alpine

Sezon öncesi dönemde sıkça konuşulan konulardan biri, yeni geçiş modunun beklenenden daha sınırlı bir etki yaratmasıydı. Bu sistem, düzlüklerin sonlarına doğru elektrik gücünün azalmasını geciktiriyor. Bunun yanında aktif aerodinamiğin araçların birbirini yakından takip etmesini zorlaştırabileceği de dile getiriliyor.

Yeni nesil araçlar pistte gerçek yarış koşullarında mücadele etmeye başlayana kadar, yani testlerde olduğu gibi farklı programlarla turlamak yerine rekabet ortaya çıkmadıkça, bilinmezlikler varlığını sürdürecek.

Genel kanı, Albert Park’ta fazla geçiş olmayacağı yönünde. Griddeki birçok isim de bu görüşü paylaşıyor.

Melbourne’de de benzer bir hava hâkim. Esteban Ocon, kâğıt üzerinde geçişin oldukça zor göründüğünü söyledi:

“Yeni geçiş modu tur boyunca yalnızca yaklaşık 0.1 saniyelik kazanç sağlıyor gibi görünüyor. Oysa geçen yıl DRS ile tur başına 0.6 ya da 0.7 saniye kazanılabiliyordu. Yarışta da böyle mi olacak bilemeyiz, şimdiden bir şey söylemek zor.”

Bu görüş aslında geçen yılın sonunda da dile getirilmişti ancak zamanla genel değerlendirme daha karamsar bir noktaya kaydı. Mercedes pilotları ise bu konuda farklı düşünüyor.

George Russell, Mercedes

George Russell, Mercedes

Photo by: Alastair Staley / LAT Images via Getty Images

Mercedes pilotu Russell şöyle konuştu:

“Geçişin büyük bir sorun olacağını düşünmüyorum. Sezon henüz başlamadan bu tartışmaları yapmak için çok erken. Gerçek şu ki yarışların nasıl geçeceğini bilmiyoruz. Kimi ile birlikte gördüğümüz kadarıyla Melbourne ve Suudi Arabistan gibi pistlerde yarışlar oldukça heyecanlı olabiliyor. Bu biraz da enerjiyi tur boyunca nasıl dağıttığınıza bağlı.”

“Farklı pistlerde en az beş yarış görmemiz gerekiyor. Çin’in enerji açısından Melbourne’den farklı olacağını düşünüyorum. Suzuka da yine çok farklı olacak. Suudi Arabistan Melbourne’e daha çok benzeyecek. Bahreyn ise Çin’e daha yakın olabilir. İlk beş yarışın ardından çok daha net bir tablo oluşacaktır.”

Melbourne’ü sezon başlangıcı için ilginç ya da en kötü seçenek haline getiren unsur ise pistin karakteri. Yeni sezon terminolojisinde Albert Park “enerji fakiri” ya da “enerjiye aç” bir pist olarak tanımlanıyor. Uzun düzlükler bulunmasına rağmen ağır frenleme noktaları oldukça az. Bu nedenle elektrik enerjisinin geri kazanımında içten yanmalı motor önemli rol oynuyor.

Andrea Kimi Antonelli, Mercedes

Andrea Kimi Antonelli, Mercedes

Photo by: Simon Galloway / LAT Images via Getty Images

Antonelli ve Russell’ın bu konuda daha olumlu bir tablo çizmesi, Mercedes’in simülasyon sonuçlarına oldukça güvendiğini gösteriyor olabilir. Öte yandan bazıları, eğer W17 beklendiği kadar rekabetçi çıkarsa bu geçişlerin önemli bir kısmının mavi bayraklar sayesinde gerçekleşeceğini de dile getiriyor.

Lewis Hamilton, Ferrari, Andrea Kimi Antonelli, Mercedes, Esteban Ocon, Haas F1

Lewis Hamilton, Ferrari, Andrea Kimi Antonelli, Mercedes, Esteban Ocon, Haas F1

Fotoğraf: Steven Tee / LAT Images via Getty Images

Antonelli ise geçiş konusundaki iyimserliğinin nedenini şöyle açıklıyor:

“Bu pist enerji açısından o kadar talepkâr ki geçiş modu, önünüzdeki araca karşı tek bir düzlükte 0.6 saniyelik avantaj sağlayabiliyor, hatta bu fark 0.8 saniyeye kadar çıkabiliyor. Ayrıca bazı noktalar var ki tam batarya kullanabilirsiniz. Tur zamanı açısından çok verimli olmayabilir ama önünüzdeki araç enerji tasarrufu yapıyorsa burada avantaj yakalayabilirsiniz. Geçiş modunu kullandığınızda normal tura kıyasla yaklaşık 400 beygirlik ek güç elde ediyorsunuz. Bu da tur zamanında büyük bir kazanç sağlayabilir ve rakibin beklemediği bir virajda hamle yapmanıza imkân tanıyabilir.”

Antonelli’ye göre bu durum özellikle yarışın başlangıcı, güvenlik aracı sonrası yeniden startlar ve son tur gibi anlarda daha belirgin olabilir.

“Eğer araçlar birbirine yakınsa bu mümkün. Ancak yarış temposu oturduğunda işler doğal olarak biraz daha zorlaşıyor. Bahreyn’de durum daha farklıydı çünkü enerji yönetimi açısından daha rahat bir pist. Orada neredeyse hiç super clipping yok. Ama burada çok fazla var. Bu yüzden düzlüklerde hız düşebiliyor ve geçiş modu çok güçlü hale geliyor. Hız ya sabit kalıyor ya da artmaya devam ediyor. Bu nedenle bu pistte fark oldukça büyük olabilir.”

Enerji açısından zorlayıcı pistlerde yarışın doğası gereği zaman zaman uzun süreli durağan anlar yaşanabiliyor. Önceki sezonlarda bu durum genellikle DRS trenleri ya da lastik yönetimi nedeniyle ortaya çıkıyordu. Şimdi ise pilotların enerji yönetimi stratejilerine bağlı kalmasından kaynaklanıyor.

Bu nedenle yarışların ilk turlarının daha hareketli geçmesi, ardından temponun oturması daha olası görünüyor. Bir diğer bilinmez ise güvenlik aracı sonrası yeniden startlar. Testlerde birkaç simülasyon yapılmış olsa da takımlar henüz gerçek yarış koşullarında böyle bir senaryoyu deneyimlemiş değil. Bu yüzden sezon içindeki ilk güvenlik aracı yeniden startı oldukça ilgi çekici olabilir.

Benzer şekilde yarışın son bölümünde araçların birbirine çok yakın olduğu anlarda mücadelenin bir anda sertleşmesi de ihtimaller arasında. Yeni kurallar takımlar tarafından daha iyi anlaşılana ve stratejiler netleşene kadar, Mercedes’in iyimser yaklaşımının doğru çıkma ihtimali de oldukça yüksek görünüyor.

 

Önceki haber Colapinto: "Briatore bazen bana bağırıyor, ama genelde bunun bir nedeni oluyor"
Sonraki haber Piastri, Brown'a yöneltilen 'kötü adam' eleştirilerine yanıt verdi

Öne Çıkan Yorumlar

Son Haberler