Thinking Forward
Konu

Thinking Forward

Juan Pablo Montoya: ‘’Bence, sprint yarışları F1’i ileri taşıyacak’’

Tam yirmi yıl önce ilk kez Formula 1'e katılan, IndyCar şampiyonu ve Indy500 galibi Juan Pablo Montoya, hâlâ IndyCar ve Le Mans’ta aktif olarak yarışıyor.

Juan Pablo Montoya: ‘’Bence, sprint yarışları F1’i ileri taşıyacak’’

Montoya’nın oğlu şu anda İtalyan ve Alman F4 serilerinin basamaklarını tırmanıyor. Juan Pablo ise zamanının çoğunu genç sürücülerin eğitimine katkıda bulunarak ve sporun nasıl genç taraftarlara adapte edilebileceğini düşünerek geçiriyor. Montoya, aynı zamanda esporların, bu sporun geleceğinde ve yarış komünitesini bir araya getirmekte önemli bir rol oynadığına da inanıyor.

Juan Pablo, Formula 1 ve IndyCar olmak üzere, en yakın olduğunuz iki seriyle başlayalım. Bu serilerin son dönemlerde nasıl bir forma sahip olduğuna inanıyorsunuz?

Bence gerçekten iyi durumdalar. Formula 1, Liberty geldiğinden beri çok daha ilginç ve çok değişiklik yapıldı. Dürüst olmak gerekirse, padok eskiden olduğundan çok daha iyi.

Sizce [padokta] daha mı az politika var?

Sadece daha iyi, insanlar daha arkadaş canlısı. Çok daha iyi bir yer. IndyCar’da için de, bence Roger Penske’nin geçtiğimiz sezon devralması çok iyi oldu diyebilirim, özellikle de pandemi varken. Eğer Roger orada olmasaydı, seri çok büyük bir tehlike altında olurdu. Roger, IndyCar’a, Indy 500’e ve bunların geleneklerine karşı çok tutkulu. O, her zaman gelenekleri korumayı ancak ortamı daha da iyileştirmeyi becerir. Roger’ın detaylara verdiği dikkat, inanılmaz fazla.

 

Photo by: Richard Dole / Motorsport Images

Formula 1, griddeki araçların performansını birbirine yaklaştırmak için bazı büyük kural değişiklikleri yapacak, bunlar sizin zamanınızda hayal bile edilemezdi. Örneğin gridin arkasında kalan takımların aero geliştirmelerini yapmak için üst düzey takımlara kıyasla daha çok zamana sahip olmaları veya bütçe kısıtlaması getirilmesi, siz Formula 1’de yarışırken birer hayaldi. Ancak bunlar şimdi gerçek. Bunların, Formula 1’e gelecekte yardımı olacağını düşünüyor musunuz?

Bunu kontrol edebildikleri sürece evet. Eminim ki insanlar, her zaman yaptıkları gibi yasal boşluklar bulacaktır ancak zaman geçtikçe, her şey daha da iyiye gidecektir. Üst düzey takımların bir sınırı yok, kazanmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Ancak her araç birbirine yaklaşınca, daha iyi bir gösteri ortaya çıkacak. Daha iyi takımların yine de kazanacağını düşünüyorum. İyi fikirleri olan insanlara normalde tanınan zamanın yarısını verirseniz, daha iyi iş çıkarırlar, asıl problem de bu. Liberty Media ve F1 için ilginç olacak. İnsanların dikkat süresi azalıyor, bu yüzden herkesin televizyon başına geçip bir yarışı izlemek için iki saat harcayacağını düşünemezsiniz. Bizim gibi sporu seven insanlar bunu yapacaktır. Ancak daha genç jenerasyonun zorlanacağını düşünüyorum. Bence, sprint yarışları F1’i ileri taşıyacak.

IndyCar daha farklı bir meydan okuma çünkü IndyCar’ın DNA’sında, sayısız sürücü galibiyet için mücadele edebiliyor ve küçük takımlar, büyük takımlarla yarışabiliyor. Bu tekerlek tekerleğe mücadele edilen bir seri. IndyCar’ın gelecekte nasıl gelişmesini dilersiniz?

IndyCar’ın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Şu anda seride konuşulan en önemli iki şey, hibrit sistem ve güç arayışları. Bence, bu IndyCar’da olması gereken bir şey. CART döneminin en çekici yönü, sahip olduğu güç miktarıydı. Çünkü, bu şimdilerde sürülmesi keyifli bir araç ancak gaza bastığınızda ‘Aman tanrım!’ dedirtecek bir IndyCar imzası eksik. Demek istediğimi anlıyor musunuz? Bence bu kesinlikle yardımcı olacaktır.

 

Photo by: Richard Dole / Motorsport Images

Oğlunuz Sebastian, şu anda İtalya’da ve Almanya’daki F4’te yarışıyor. Bir çocuğu yarış dünyasına sokmak, genç sürücülerin gelişimine bakışınızı değiştirdi mi?

Birçok konuda gözlerimi açmama yardımcı oldu. Örneğin, birçok genç sürücünün neden aracın ihtiyaçlarını anlamada zorlandıklarını anladım çünkü kartingden itibaren şunları duymak için yetiştiriliyorlar: ‘’Bu kurulum, bu şasiyi nasıl çalıştırmanız gerektiği, bu bizim nasıl çalıştırdığımız.’’ Bu gerçekten çok kötü bir şey. Takım için en kolay şey sürücüye, ‘’Problem sensin, araç değil’’ demek. Ancak bu konudaki sorun şu ki, araçla uyuşmayan harika bir yeteneğiniz olabilir. Sürücü, ona verdiğiniz şeyi kullanarak asla başarılı olamayabilir. Bu yıl IndyCar ve WEC testlerine katıldım ve üst seviyelere çıktığınızda bunu görebiliyorsunuz. Genç sürücüye hangi aracı verirseniz sürmeye çalışacaktır ve bu sürüş korkunç olabilir. Ancak bir takım olarak, bu aşamadan, yarış kazanabilme aşamasına geçebilmelisiniz. Eğer Penske, Ganassi veya Andretti’ye karşı yarışıyorsanız bu zor olacaktır çünkü çok tecrübeli sürücülere sahipler ve bu sürücüler de benimle aynı düşünceyle yetişti; aracın sürüşünü daha iyi hale getirmelisiniz. Aracın sürüşünü daha iyi hale getirebilenler, yarış kazanabilenlerdir.

Bugünün gençleri asla dijital olmayan bir dünyayı görmemiş olacaklar. iPhone kullanılmayan bir dünya olduğunu bilmeyecekler. Aynı zamanda onların problem çözme becerileri de çok farklı. Sebastian’ın ve yardım ettiğiniz genç sürücülerin beyinlerinin nasıl işlediğini görüyorsunuz, sizce bu sürücülerin problem çözme becerilerini nasıl etkiliyor?

Bu ilginç, çünkü onlar çok gençler. Verileri ve telemetriyi anlıyorlar. 10-12 yaşlarındaki bir gence veri grafiği gösterirseniz, ne olduğunu anlayacaktır. Tam olarak neye baktıklarını biliyorlar. Bu inanılmaz. İlk kez bir veri grafiği gördüğümde sene 1995’ti, Avrupa’ya ilk kez gelmiştim ve 20 yaşındaydım. Zaman değişiyor.

 

Photo by: Sutton Images

Genç sürücülere fizik ve ağırlık transferi gibi konularda koçluk yaparken, nelere önem veriyorsunuz?

Ben sadeliğe inanan biriyim. Bazı şeyleri sadeleştirmek gerektiğine inanırım. Önceden çok şey bilmenize gerek yok. Yaş almaya başladıkça, işin fiziğini anlamaya başlıyorsunuz. Eğer 10 yaşındaki bir çocuğa ‘’Ayağını gazdan öyle çekme yoksa ağırlığı ön lastiklere bindirirsin’’ derseniz çok da umursamayacaktır. Onun sadece, eğer ayağını çok kaldırırsa, başının belaya gireceğini bilmeye ihtiyacı var. Bence video kullanmak çok yardımcı oluyor. Çünkü sürücüler çok genç olduklarında ve onlara telemetriyi gösterdiğinizde, her şeyi görüyorlar ancak anlamlandırmakta zorlanıyorlar. Ben bu işi çok uzun süredir yapıyorum, telemetriye iki dakika bakmamla, bir saat bakmam aynı şekilde sonuçlanacaktır. Onlar için, anlamak çok önemli. Bu yüzden, inceleme yapıyoruz ki anlasınlar. Daha sonra videolara bakıyoruz ve ‘’problem buradaymış’’ diyebiliyoruz. Bu, her şeyi daha kolay kılıyor.

 

Photo by: Steven Tee / Motorsport Images

Sizin döneminizde var olmayan ancak yeni ortaya çıkan başka bir şey daha var. Bunlar, sanal oyunlar ve espor platformları. Artık, Lando Norris ve Max Verstappen gibi isimler sayesinde gördüğümüz gibi, espor da paralel bir şekilde kariyer yapabilirsiniz. Siz çok aktifsiniz, Fernando Alonso çok aktif. Bunlar yeni taraftarlar ve yarış dünyasındaki yeni yetenekler için de çok çekici. Esporu nasıl değerlendirirsiniz?

Esporun, yarışacak araçları olmayan biri için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum çünkü şimdilerde, eğer düzgün şekilde yarışmak istiyorsanız, çok para harcamanız gerekli. Bir go-kart yarışına harcayacağınız parayla, büyük ihtimalle var olan en iyi simülatörü alabilirsiniz. Bunu aldıktan sonra da, başka bir şey harcamanıza gerek yok. Her yıl yeni çıkan oyunlara 100 dolar harcayabilirsiniz, belki oyuna ek olarak birkaç pist daha alabilirsiniz ancak [harcayacağınız para] sadece bu kadar. Ebeveynlerin 9-5 çalıştığı normal bir ailede, kimsenin çocukları bir karting pistine götürmek için vakti olmayabilir veya yarış sürücülüğünün bir kariyer olmadığına inanıyor olabilirler. Bence espor iyi bir yol. Yarışçı olduğunuz zaman, simülasyonlarda ne kadar çok zaman harcamanız gerektiğini görüyorsunuz. Bu işe ne kadar özveri gösterip, zihniyetinizin nasıl değiştiğini görüyorsunuz. Yarışmakta en önemli şeylerden biri, her şeyi doğru yaptığınıza emin olmak ve bunu tekrarlamak. Tek turda hızlı gitmek önemli ancak 10 turdan fazla hızlı gitmek ve aynı şeyi yapmak zor. Bir noktada, ‘’bu kolaydı, belki daha fazlasını deneyebilirim’’ diye düşünüyorsunuz ve zihniniz sizinle oyun oynamaya başlıyor, ardından hata yapıyorsunuz. Eğer baskı altındaysanız, her zaman daha fazlasını arıyorsunuz. Espor bunun hakkında antrenman yapmak için de iyi bir yöntem.

 

Photo by: Mark Sutton / Motorsport Images

Geçtiğimiz yılki karantinada, birçok sanal etkinlikte harika performanslar sergilediniz. Le Mans Sanal etkinliğinde, takımları izin vermeyeceği için gerçek dünyada asla bir araya gelmeyecek sürücü kombinasyonları vardı. Aynı zamanda diğer sürücülerle, diğer oyuncularla ve taraftarla da ilişki kurabildiniz.

Bana en ilginç gelen şey, daha önce tanışmadığınız birçok sürücüyle yakın ilişkiler kurup, daha sonrasında onlarla iletişim kurabilmeniz. Ardından gerçek dünyada onlarla buluştuğunuz zaman birlikte gülebilmeniz, bu çok iyi bir şey. Bence bu, yarış komünitesini daha da yakınlaştırdı. Leclerc, Lando veya Max gibi isimler, aynı zamanda iyi oyuncular ve birçok genç onlara karşı yarıştı. Sonrasında, belki de başka bir şekilde tanışamayacakları bu gençlerle bir ilişki kurdular. Bunun sayesinde yarış kategorisi de, dış dünyaya daha yaklaşılabilir şekilde lanse edildi.

paylaşım
yorumlar
De la Rosa: "Alonso 24 saat boyunca, yarışmayı düşünüyor"
Önceki haber

De la Rosa: "Alonso 24 saat boyunca, yarışmayı düşünüyor"

Sonraki haber

Horner: ‘’FIA, F1 takımlarını sıkı şekilde denetlemeli’’

Horner: ‘’FIA, F1 takımlarını sıkı şekilde denetlemeli’’
Yorumları görüntüle