Giorgio Piola'nın Bahreyn GP analizi

Giorgio Piola'nın Bahreyn GP analizi

Giorgio Piola ve Matt Somerfield tüm takımların Bahreyn GP’sindeki güncellemelerini inceliyor

Mercedes

Mercedes Bahreyn’de çok az değişikliğe gitti ve burada odak noktası frenlerdi. İlk yarışta Nico Rosberg’in sonlara doğru fren problemi yaşaması ve Sakhir’in yapısı nedeniyle frenlere büyük yük bindirmesi bunun nedenlerindendi.

Bahreyn’de asimetrik bir ayarla yarıştılar; sağ lastikte (resimde solda) fren kampanasının yüzeyindeki deliklerden, frenlerde kullanılan sıcak havanın dışarı atılmasını sağlıyor.


 

Dahası takım, hava girişinin hemen önündeki fren borusunda Teflon sprey kullanarak eskiyen lastiğin fren performansını sınırlamasını önlüyor.

Teflon uygulaması bir süredir, otomobil gride gitmeden hemen önce ön kanada uygulanıyor. 

 

 

Ferrari

Ferrari performansı artırmak için Bahreyn’e bir kaç revizyonla geldi. 

Sakhir pisti frenleri çok zorladığı için takım bu kısımdaki ısıyı dışarı atabilmek için bazı çalışmalar yaptı. 

 

 Ön fren kampanasında gözyaşı şeklinde delikler kullanılırken, içerideki sıcak havanın dışarı atılması için bildiğimiz çözümlere de yer verildi.

Bu güncellemeler lastik sıcaklarını da etkilerken, jantın içerisindeki havanın dışarı atılmasına yardımcı oldu. 

 

 

SF16-H’deki bargeboard’lar oldukça kompleks yapıdalar. Eğimli yapıları sipedpot’lara daha çok hava gönderilmesini sağlıyor.

Bahreyn’de kullanılan ve tabana yerleştirilen (yuvarlak içinde) ikinci parça bu iki yüzey arasında daha fazla hava akımı gerçekleşmesini sağlıyor. 

 

Ferrari 2015’te Red Bull’un yaptığınız izlemiş, splitter’ın üzerinde yer alan ve yüksekliği kontrol eden cihazın kendi versiyonunu üretmişti. 2015’teki parçanın çoğunluğu karbonfiberden üretilmişse de geri kalanları metaldendi. 

 

 

Takım Bahreyn’de ayrıca yeni bir difüzöre yer verdi. Daha çok difüzörin dış kısımlarına odaklandılar ve lastiğin oluşturduğu girdap etkisini azaltmaya çalıştılar.

Yeşille gösterilen bölümün genişliği artırıldı ve 2016 için bir diğer parça olan sarıyla işaretlenmiş kısım da, genişliği artırılarak eklendi.

2015 ile olan farklılıklara baktığımızda, Gurney flap’leri ve kanatçıkların biraz daha büküldüğünü ve hücum açılarının artırıldığını görebilirsiniz. Tüm bunlar arka lastiklerden ortaya çıkan girdap etkisini azaltmak için geliştiriliyor.

Otomobilin ön kısmında daha fazla açıklığa yer verirlerken içerideki sıcaklığı korumak adına Ferrari fren kampanasını tamamen kapalı bir şekilde kullanmayı tercih etti. 

Williams

Williams FW38’in en büyük handikaplarından biri olarak düşük hızlardaki problemleri gösterdi ve bunların önüne geçmek için çalıştı. 

FW38 Bahreyn’de yeni splitter ve yükseklikleri artırılıp, biraz daha dışa dorğu döndürülen kanatçıklarla geldi. 

Bu kısım geçen sezon bir çok takım tarafından ele alınan ve performansı artırılabilen bir bölüm olarak tanımlanmıştı. Sonuç olarak otomobilin bu hassas kısmında daha kompleks tasarımları görüyoruz.

Williams yeni ön kanat ve buruna da yer verdi ve bu paçalar Felipe Massa’nın kullanması için FP3’e yetiştirildi. Valtteri Bottas ise bu güncellemeleri Çin’de kullanacak. Takımın bu kadar kısa test ve set up zamanı varken bu güncellemeleri FP1 ve FP2’de kullanmamaları ilginçti. 

 

Eskisine benzer bir felsefeyle üretilen yeni burun baz değişikliklere sahip. Ön kısım 5 cm kadar kısa ama biraz daha tombul bir yapıdayken, hızlı bir şekilde yukarı doğru kıvrılarak burunun alt kısmındaki hava akımını düzenlemeye yardımcı oluyor.

Burunun kısalması kanat uçlarının yeniden şekillendirilmesini sağlamış ve burunun ana kısmının daha dik yapısına uyum sağlamış. Bu aynı zamanda burunun alt kısmından daha fazla havanın akmasını sağlayarak performansı artırıyor.

Ana kanadın, kanatçıklı bölümleri de ele alındı ve bir noktada yok olmasındansa yukarı doğru kıvrılarak Y250 girdabının düzenlenmesini sağlıyor.

‘R’ şeklindeki bölümdeyse bir delik yer alıyor. Bu deliğin amacı yüksek basınçlı havayı düşük basınca çevirerek verimliliği artırmak.

Gridin geri kalanına ters olarak Williams bu sezon, arka fren kampanasının içerisindeki havayı içeride tutmaktansa dışarı atmayı tercih etti.

Takım bunu yaparak aerodinamik avantaj elde etmeyi amaçlasa da diğer takımların sıcaklığı içeride tutup arka lastiğin ısısını artırmalarının yanında böylesi bir çözüm ilginç.

Bildiğimiz gibi Pirelli lastikleri sıcaklıklara ekstrem şekilde hassas tepkiler veriyor ve optimum performanslarını sadece doğru şartlarda sağlayabiliyor. Sezonun bu bölümünde Williams’ın hız olarak geride olmasının nedenlerinden bir bu olabilir. 

Force India

Blown (üzerine ekstra hava akışı sağlanan) aks yeni bir konsept değil ama yeni kurallarla yeniden ele alındı. Bahreyn’de Force India, Ferrari, Red Bull, McLaren, Toro Rosso ve Haas takımları gibi bunu kullandı ve ön lastiğin ortaya attığı girdap etkisini kontrol altına almaya çalıştılar. 

Hava akışı genişletilmiş fren havalandırmasıyla toplanıyor; bu kısım aynı zamanda ya fren disklerini soğutmak için ya da içi boş olan aks aracılığıyla havayı dışarı atmak için de kullanılıyor. 

 

McLaren

McLaren, MP4-31’den performans almaya devam ediyor ve Bahreyn’de ön kanadına bir takım değişiklikler yaptılar. 

Ana kanadın alçaklığı düşürülürken bunun amacı Y250 girdabını düzenlemek ve otomobilin orta kısmındaki hava akımını düzenlemek. 

Ana kanatçık revize edilmiş ve eski kanatçığa göre biraz daha bükülmüş bir yapıya kavuşmuşken, kanadın uç kısmındaki bölüm (okla gösterilen) de elden geçirilmiş.

Üst kanatçığın uç kısmı değiştirilmiş, flap ayarlayan mekanizma arka kısımdan flap’lerin ortasına alınmış. 

Bu değişiklikler devrimsel olmasa da takımların maksimum performans ve verimlilik arayışlarına devam ettiklerini gösteriyor. 

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika