F1'in dalgalanma tedbirlerinin arkasındaki karmaşık denklem

Formula 1'deki dalgalanma ya da zıplamayı engelleyici tedbirler,normalde Fransa GP'den itibaren uygulanacaktı ancak F1 Komisyonu'nda alınan kararın ardından ilgili teknik direktif, sıradaki yarış Belçika GP ile hayata geçecek.

F1'in dalgalanma tedbirlerinin arkasındaki karmaşık denklem
Haberi dinle

Spa-Francorchamps'taki yarıştan itibaren FIA, resmi olarak aerodinamik salınımlar dediği şeyi ölçecek ve buna uymayan araçlar, yarıştan ihraç edilme riskiyle karşı karşıya kalacak.

FIA'nın bu kısıtlamasının merkezinde, Stephen Hawking veya Albert Einstein tarafından yazılmış bir şeye benzeyen, takımların bu süreçte anlaması ve uyması gereken karmaşık bir denklem biçiminde bir hesaplama var.

Dalgalanma kısıtlaması ilk olarak, zamanlamayla ilgili bazı tartışmaların ortasında, FIA tek koltuklu seriler teknik patronu Nikolas Tombazis tarafından Kanada GP arifesinde yayınlanan bir teknik direktifte bildirildi.

Takımlarla, özellikle de yakın zamanda yapılan bir FIA teknik danışma komitesi toplantısında tüm teknik direktörlerle yapılan görüşmelerin ardından, bu teknik direktif hayata geçiyor.

Britanya GP öncesinde bu direktifte güncelleme yapıldı ve Kanada'da tartışmalı bir konu haline gelen tabandaki ikinci destek koluna ilişkin herhangi bir referans yoktu.

Teknik direktifin taslak olmasındaki amacı, takımlardan gelen geri bildirimlere göre değişikliklere açık olunmasıydı. Buna rağmen takımlar, yazılanların büyük ölçüde uygulanacağı ve buna hazır olmaları gerektiği konusunda uyarıldı.

George Russell, Mercedes W13, Charles Leclerc, Ferrari F1-75, in the pit lane

George Russell, Mercedes W13, Charles Leclerc, Ferrari F1-75, in the pit lane

Photo by: Steven Tee / Motorsport Images

Teknik direktifin son halinde Tombazis, önceki versiyonda söylediğini, güvenliğin bu düzenlemenin temel düşüncesi olduğunu ve bunun FIA'nın kural değişiklikleri yapmasına izin verdiğini yineledi.

Tombazis, "Pilot yorumlarından aşırı aerodinamik salınımların ve/veya arabanın yere oturmasının, yüksek hızlı bir kazaya neden olma olasılığıyla birlikte şiddetli ağrıya, baş ağrısına veya konsantrasyon kaybına yol açabileceği ortaya çıktı."

"Ayrıca bunlar aracın kontrol edilebilirliğini azaltabilirler, böylece kaza olasılığını artırabilirler. Bu nedenle FIA, aşırı salınımlı veya yüksek seviyede zemin oturan araçların 'tehlikeli yapı' olarak kabul edilebileceği sonucuna varmıştır. Buradaki 'yapı' aracın aerodinamik konfigürasyonu veya mekanik kurulumu gibi konuları kapsayacak şekilde genişletilmiştir." dedi.

Tombazis, hem F1 teknik düzenlemeleri hem de uluslararası spor kuralları uyarınca "komiserlerin, yapısı tehlikeli olduğu düşünülen bir aracı diskalifiye edebileceğini" vurguladı.

Tombazis, "FIA, gelecekte araçların bu tür aerodinamik salınımlar sergileme eğilimini azaltacak önlemleri uygulamayı değerlendirecek olsa da, kısa vadede bir etkinlik sırasında araçlarının her zaman güvende olmasını sağlamanın takımların sorumluluğunda olduğunu düşünüyor." dedi.

Sorunu çözmek için iki önlem uygulanacak. İlk olarak, taban altındaki tahta plaka sertliği ve plaka  aşınması ile ilgili teknik düzenlemelerin 3.15.8.a maddesi daha katı bir şekilde yorumlanacak ve uygulanacak.

Bazı takımlar, rakip takımların araçlarının bu yıl nasıl bu kadar yere yakın gittiğinden ve yine de yarış sonrasında FIA'nın onayından nasıl geçtiğinden şüphe ediyordu. Bu yüzden bazı takımların esneklik sınırlarından faydalanmış olabileceğine şüpheyle bakılıyordu.

Max Verstappen, Red Bull Racing RB18, George Russell, Mercedes W13, Lewis Hamilton, Mercedes W13

Max Verstappen, Red Bull Racing RB18, George Russell, Mercedes W13, Lewis Hamilton, Mercedes W13

Photo by: Simon Galloway / Motorsport Images

Aslında Tombazis, bazı takımların kurallarda oynuyor olabileceğini ve "Madde 3.15.8.a kapsamında kabul edilenin üzerinde önemli deformasyonlara ulaşabildiğini, daha düşük sürüş yükseklikleri sahip olup dolayısıyla dolaylı bir aerodinamik kazanç elde ettiklerini" söylemişti.

FIA'nın bundan böyle aşınma ve esnemeyi nasıl ölçeceği, kuralların ifadesinde yapılması planlanan değişikliklerin bir taslağı da dahil olmak üzere ayrıntılı bir şekilde özetleniyor. Bu değişiklikler, kurallara yazılacak ve FıA Dünya Motor Sporları Konseyi'nde onaylanacak.

Daha zorlayıcı olan, kısaltması AOM olan Aerodinamik Salınım Metriği'nin oluşturulmasını içeren kısıtlamanın ikinci kısmıdır.

FIA, Kanada GP hafta sonunda araçları incelemesinin ardından takımların artık uymak zorunda olduğu ve hesaplamada kullanılan pist uzunluğu, süre ve dikey ivme gibi parametreleri içeren denklem hazırladı.

Bunun anahtarı, her arabanın ağırlık merkezine yakın bir yere takılan ve kaza veri kaydedicisi veya ADR aracılığıyla iletişim kuran harici bir standart FIA ivmeölçerdir.

Bu sensörün sinyali "büyük dikey ivmelenme örnekleriyle ilişkili enerjinin bir temsili olan ve J/kg/100km olarak ifade edilen metriği (AOM) hesaplamak için" kullanılacaktır.

İvmeölçer, FIA'ya her araç için dikey hızlanma hakkında gerçek zamanlı veriler sağlayacak ve bu, FIA tarafından belirlenen ve AOMLIM olarak bilinecek olan sınırla karşılaştırılacaktır.

Bu, başlangıçta 10 J/kg/100km olarak ayarlandı ancak "daha fazla veri elde edildikçe veya sürücü geri bildirimi bunun yeterli olmadığını gösteriyorsa" bu formülde güncelleme yapılabilecek.

Sprint yarışında veya ana yarışta, her araba için ortalama AOM (veya AOMMEAN ) değeri "tüm uygun turlar" üzerinden hesaplanacaktır.

Bu ortalamayı oluşturmak için FIA tarafından sadece gerçek yarış turları olarak kabul edilen turlar dikkate alınacaktır. Bu nedenle hesaplama, giriş ve çıkış turlarını, start veya yeniden başlatmadan sonraki ilk iki tur, bir güvenlik aracının arkasında veya VSC altında atılan turlar veya ıslak veya geçiş lastikleriyle yapılan turları içermeyecektir.

Takımların, zorunlu FIA sınırını aşmaları halinde ihraçla karşı karşıya kalacağı açıkça belirtildi: "AOMMEAN (aerodinamik salınım ortalaması) öngörülen AOMLIM'i (hesaplamam sınırı) aşan herhangi bir araç, sprint veya yarış sonuçlarından ihraç edilmesi tavsiyesi ile komiserlere bildirilecektir." 

Aerodynamic Oscillation Metric

Aerodynamic Oscillation Metric

Photo by: Uncredited

Bununla birlikte takımlara 2022'de 3 yarışta sınırı %20 aşmalarına izin verilecek. Bu sayede takımlara, araçlarını sınırlar içinde çalıştırabilmeleri için ekstra hareket alanı sağlanacak.

Tombazis, bu girişimde henüz erken seviyede olduklarını ve daha öğrenecek çok şey olduğunu kabul etti.

Tombazis, "AOM'nin bu ilk uygulamasında FIA, saf aerodinamik salınımları değil, temel olarak tabanın yere vurma konusunu ele aldığını kabul ediyor."

"Aerodinamik salınımları yakalayacak ek terimleri en iyi şekilde uygulamak için daha fazla analiz yapılması gerekiyor, tabii ki sürücü rahatsızlığına ve güvenlik sorunlarına neden oldukları kanıtlanmaları şartıyla."

"F1 araçlarını kullanmanın fiziksel açıdan zorlayıcı bir egzersiz olmasını beklediğimizi ve 'pürüzsüz bir kurulum' olarak değerlendirilebilecek bir şeyi amaçlamadığımızı vurguluyoruz." dedi.

Tombazis, FIA'nın salınımların daha doğru ölçümü ve AOM'nin hesaplanması için daha fazla sensör eklemeyi düşündüğünü doğruladı.

FIA ayrıca, kulak içi ivmeölçerler gibi sürücüler üzerindeki sensörleri ve yüz kamerası görüntülerini gözlemlemeyi de amaçlıyor ancak bunlar yalnızca bilgi amaçlı olacak ve bunların kural gibi bir yaptırımı olmayacak.

Peki ya uzun vadede ne olacak? FIA, gündemine aldığı anlaşılan yere basma gücünün azaltılmasıyla birlikte 2023 için salınımları azaltacak kural değişiklikleri yapmayı umuyor.

Tombazis, "2023 için, araçların aerodinamik salınımlar sergileme eğilimini doğal olarak azaltacak değişiklikleri uygulama, hedefimiz olmaya devam ediyor." 

"Zamanı gelince takımlardan, araçlarında bir dizi değişiklik yaparak ve sonuçlarını FIA'ya rapor ederek CFD'deki bu değerlendirmeleri desteklemeleri istenecek." dedi.

FIA ayrıca, 2023 ve sonrası için tahta plaka aşınmasına bir kez daha bakmayı planlıyor.

Tombazis, "Yukarıda ana hatları verilen tahta plakalarla ilgili kısıtlamalar, tüm takımlar arasında eşit bir oyun alanı sağlamayı amaçlıyor ancak aracın alt kısmında kontrollü ve adil bir uyum sağlama arzusu devam ediyor."

"Bazı takımlar, tahta plakanın bir kısmının uygun bir standart malzemeden, örneğin kauçuktan yapılabileceği bir konsept önerdiler."

"Bu tür tekliflere çok açık olduğumuzu ve böyle bir önlem için takımlar arasında fikir birliği sağlayacağımızı onaylıyoruz." dedi.

Daha önce de söylediğimiz gibi takımların bu süreçte FIA'nın metriğini anlamaları, araçlarının bu düzenlemelere göre nasıl hareket ettiğini görüp Belçika GP öncesinde kurallara uygun hale getirmeleri gerekecek.

Takımların özellikle belirtilen gereksinimlere uymaları gerekiyor. Bu düzenlemelerin rekabet dengesini değiştirip değiştirmeyeceği, değiştirecekse nasıl olacağı, kurallara uymakta zorlanan takım olup olmadığını görmek ilginç olacak.

paylaşım
yorumlar
Porsche, "F1nally" kelimesi için marka başvurusunda bulundu
Önceki haber

Porsche, "F1nally" kelimesi için marka başvurusunda bulundu

Sonraki haber

Alesi: "Hamilton gibi bir ismin galibiyet savaşında olmaması üzücü"

Alesi: "Hamilton gibi bir ismin galibiyet savaşında olmaması üzücü"