F1 pole tartışmasını karıştıran Schumacher Monaco olayı

Formula 1 sürücüleri bu sene, pole pozisyonu rekorlarının cezalar ve yeni sprint yarışı formatı ile çarpıtılmasından memnun olmadıklarını dile getirdiler.

F1 pole tartışmasını karıştıran Schumacher Monaco olayı

Sıralamalarda verilen endişe verici mücadelenin ardından liderliği alan bir sürücü, bunun ödülünü aldığını hissetmesi kimseyi şaşırtmamalı.

Örnek vermek gerekirse, Türkiye'de pole pozisyonunu almasına rağmen motor cezası nedeniyle geriye düşen Lewis Hamilton'ın üçüncü sıralama seansındaki performansı, hiçbir zaman tarih kitaplarında yer almayacak.

Basın toplantısında Hamilton, "Yani ben gene de... gene de pole pozisyonunu alacağım değil mi?" sorusunu yöneltmişti. Ardından İngiliz pilot, "Almıyor muyum? Ah, kahretsin..." sözlerini kullanmıştı.

Pole pozisyonunu alan sürücünün imzaladığı Pirelli lastiğine dünya şampiyonu pilot, takım arkadaşı Valtteri Bottas'a şu mesajı yazmıştı: "Valtteri'ye. Benim pole ödülümün keyfini çıkar. Gene de iyi turdu. 102."

Pole pozisyonlarını grid cezası ile kaybetmek F1'de yeni gelen bir şey değil, bu durum Kimi Raikkonen'in 2005 İtalya GP'sinde motor cezası alarak 10 sıra geri düşmesinden beri yaşanıyor. Ancak sprint yarışlarının 2021'de denenmeye başlaması ile beraber kayıtlar hakkındaki tartışma oldukça büyüdü.

Bu sene F1'in üç tane sprint sıralama yarışı yapması ile beraber hafta sonunun formatı da değişti. Bu formatta ana grand prix'deki grid dizilimini yapmak için iki farklı sıralama kullanılacaktı.

Cuma günü hepimizin bildiği sıralama seansı yapılırken bu sıralama seansı, 100 kmlik sprint yarışın grid dizilimini belirliyordu.

Asıl planda resmi pole pozisyonunun sahibi kayıtlara, Cuma günkü sıralamalarda en hızlı olan kişi olarak geçecekti.

Ancak FIA kurallarının yarattığı sorunlar nedeniyle pole pozisyonu, yarışa ilk sıradan başlayan kişinin olacaktı. Böylece plan değişti ve kayıtlara geçen isim de, sprint yarışının galibi olan kişi oldu.

Bottas ise buna katılmayan isimlerden bir tanesi. Özellikle Monza'da Cuma günü en hızlı isim olduktan sonra sprint yarışını da kazanmış olmasına rağmen, Pazar günkü yarışta motor değiştirdiği için ceza aldı ve geriye düştü. Böylece pole pozisyonunu kaybetmiş oldu.

Fin pilot açıklamalarında, "Bence sprint yarış hafta sonlarında, sıralamalardaki en hızlı isim resmi pole pozisyonu ödülünü almalı ve kayıtlara da onun ismi geçmeli."

"Türkiye'deki gibi durumlarda da bu geçerli olmalı. Lewis en hızlı tek turu atan kişiydi. Teknik olarak pole'deki isim Lewis oldu ancak sonra geriye düştü. Bu nedenle bence pek adil bir sistem değil." dedi.

Pole pozisyonu sahibi Lewis Hamilton, Mercedes

Pole pozisyonu sahibi Lewis Hamilton, Mercedes

Fotoğraf: Mark Sutton / Motorsport Images

F1 yöneticileri an itibariyle sprint yarış hafta sonlarında pole pozisyonu ödülünün kime verileceğine dair yapılan kurallarda belirli değişiklikler yapmayı deniyorlar.

Ancak normal hafta sonlarında kimin pole rekoruna sahip olacağı konusu, taraftarlar arasında sert bir tartışmanın fitilini ateşledi - pek çok insan cezalar göz önüne alınmadan bu ödülün, sıralamalardaki en hızlı kişiye gitmesini savunuyor.

Ancak Michael Schumacher'in Monaco'da elde ettiği iki farklı rekor, hangi yöne doğru gidilmesi konusunda farklı görüşleri ortaya koyuyor.

Pozitif taraftan bakılınca, sıralamalarda en hızlı olan kişiye pole pozisyonunun verilmesi, Schumacher'in Monaco 2012'de attığı inanılmaz turu kayıtlara geçirir.

2010'da Mercedes ile F1'e geri dönen Alman efsanesi, bu geri dönüşten beri zorlu zamanlar geçirmişti. Ancak 2012 Monaco'da öğlen zamanında attığı inanılmaz turla her şey bir araya geldi ve Schumacher, kariyerinin son resmi pole pozisyonunu elde etti.

Ancak Schumacher o hafta sonuna pole almayacağını bilerek gitti, çünkü bir önceki yarış olan İspanya GP'sinde Bruno Senna ile yaşadığı temasın ardından beş sıra grid cezası almıştı ve yarışa beş sıra geriden başlayacaktı.

Schumacher yarışa altıncı sıradan başlarken, sıralamaları ikinci sırada tamamlayan Red Bull pilotu Mark Webber ise resmi pole pozisyonunu aldı.

Bazı insanlar ise, Schumacher'in o günkü performansının kayıtlara geçerek hatırlanmasının daha doğru olduğunu savunuyorlar.

Michael Schumacher, Ferrari 248 F1

Michael Schumacher, Ferrari 248 F1

Fotoğraf: Charles Coates / Motorsport Images

Ancak pole pozisyonlarının otomatik olarak en hızlı sürücüye gidiyor olması, Schumacher'in 2006'da yaptıklarının tehlikesini daha çok ortaya çıkarıyor.

2006 Monaco'daki üçüncü sıralama seansının son dakikalarında Schumacher liderliği ele geçirmişti. Ancak şampiyona rakibi Fernando Alonso pistteydi ve pole pozisyonunu almaya geliyordu.

Schumacher, Rascasse'ta aracının kontrolünü kaybetti - aracını bariyerlerde durdurdu ve koruyucu bariyerlerin yanına park etti. Bu da Alonso'nun, pole pozisyonunu alabilecek turunu tamamlayamaması anlamına geldi.

Seans tamamlandı ve Schumacher, pistin en hızlı sürücüsü olarak pole pozisyonunu aldı - en azından öyle duruyordu.

Ancak Schumacher'in bilerek orada kaza yaptığına dair suçlamaların çıkmasının ardından FIA olayın içerisine girdi ve hakemler, Alman efsanenin kuralları çiğnediğine karar verdi. Pole pozisyonundan men edilen Schumacher, gridin en arkasından yarışa başladı.

Eğer Schumacher o gün, aldığı büyük grid cezasına rağmen, resmi olarak pole pozisyonunu almış olsaydı, bu kayıt tamamen kötü bir şekilde anılacaktı.

Schumacher'in 2006 ve 2012'de Monaco'da yaşadıkları bize, pole pozisyonu ödülünün kime gideceği konusunda hiç kimseyi tatmin edemeyecek bir kuralın bulunamayacağını gösteriyor.

Pek çok kişi, Cuma günü yapılan sprint hafta sonunda Cuma gününün en hızlısının pole pozisyonu ödülünü alması gerektiğini söylese de, grid cezası işin içine alınmadığında neler olacağı konusunda herhangi bir mutabakat yok.

Yeni bir motorun verdiği güç desteği bir kenara konmalı ve yeni bir güç ünitesine geçenler rekor kitaplarında pole pozisyonlarını korumalı mı?

Sportif cezalar göz ardı mı edilmeli - böylece Schumacher hem Monaco 2006 hem de Monaco 2012'deki pole pozisyonu rekorunu korumalı mı?

Yoksa sıralama seansı içerisindeki cezalar (aynı Schumacher'in ve sarı bayrakları görmezden gelen sürücülerin yaptığı gibi) işin içine dahil edilmeli ancak bunun dışındakiler (motor/vites kutusu cezası alanlar) görmezden mi gelinmeli?

Belki de sonuncusu daha iyi bir çözüm olabilir ancak F1'de hiçbir şey tamamen net değil - bu nedenle yakın zamanda çok fazla şeyin değişmesini beklemeyin.

paylaşım
yorumlar
Alesi: "Verstappen ve Hamilton, Monza'da fazla ileri gitti"
Önceki haber

Alesi: "Verstappen ve Hamilton, Monza'da fazla ileri gitti"

Sonraki haber

Rossi: "Her yarışta ilerleme kaydetmemiz gerekiyor"

Rossi: "Her yarışta ilerleme kaydetmemiz gerekiyor"
Yorumları görüntüle