Konu

Abdullah Çelik'in Köşesi

F1'de genç yaşta kendini gösteren pilotlar

paylaşım
yorumlar
F1'de genç yaşta kendini gösteren pilotlar
Abdullah Çelik
Ekleyen: Abdullah Çelik , Şef Editör
15 Ara 2017 10:55

Formula 1 de ileride büyük başarılar elde edecek isimler genelde spordaki ilk yıllarında kendilerini göstermeyi başarırlar. Geçmişten günümüze bu doğrultuda ilerleyen sürücüleri incelemeye ne dersiniz?

Formula 1'de genel olarak iki grup taraftar vardır. Birincisi uzun yıllardır desteklediği bir pilot olan taraftarlar, diğeri ise spora diğerlerinden sonra girip başarılar elde eden, etmeye başlayan genç pilotun taraftarları ya da taraftar olmaya çalışan isimler...

Çoğu zaman ikinci grup, daha iyi bildiğini düşünen ve daha çok geçmişe sahip birinci grup tarafından eleştirilere maruz kalır ancak unutmamak gerekir ki, birinci gruptaki taraftarların desteklediği pilotlar, bir zamanlar ikinci gruptaki taraftarların yerinde yer alıyordu.

Formula 1 tarihine baktığımızda buna bir çok örnek verebiliriz. Son 20 - 30 senelik bölüme kaba taslak baktığımızda; Ayrton Senna taraftarları, Michael Schumacher'i... Michael Schumacher taraftarları Fernando Alonso'yu... Fernando Alonso taraftarları, Lewis Hamilton'ı... Lewis Hamilton taraftarları Sebastian Vettel'i... Sebastian Vettel taraftarları Max Verstappen'i sevmezler.

Yukarıda saydığım örnekleri kaba taslak verdiğimi ve bu şekilde daha farklı varyasyonlar üretebileceğimizi hatırlatmak isterim. Tabii ki "Hayır, benim öyle bir düşüncem yok" diyen istisnalar olacaktır ancak genel olarak sporu biliyorsanız, özellikle hafızalarımızın taze olduğu son seneleri hatırladığınızda böyle bir durumun olduğunu siz de görürsünüz.

Yukarıda ismi geçen ve ismini yazmadığım isimler, Formula 1'de mücadele etmeye başladığı ilk andan itibaren etkilemeyi başaran, ilk senelerinde yaptıklarıyla gelecek senelerde yapacaklarını, elde edecekleri başarıları işaret eden isimler oldular. Gelin sporun öne çıkan isimlerinin gençliklerini ve neler başardıklarını birlikte hatırlayalım.

Bu arada listede şampiyonluk kazanamayan ancak çok genç yaşta podyuma çıkmayı başaran isimler de bulunuyor.

(Diğer pilotlara geçmek için sağ - sol ok tuşlarını kullanmanız gerekiyor.)

Slider
Liste

Ayrton Senna - 1984 Monaco GP

Ayrton Senna - 1984 Monaco GP
1/17

Fotoğraf: LAT Images

1984 Brezilya GP'de Toleman ile Formula 1'e giriş yapan genç Ayrton Senna, henüz 2. yarışında 6. olarak ilk puanını kazandı ve bir sonraki yarış Belçika'da aynı sonucu tekrarlayarak yine puan aldı.

Ancak Senna'nın yıldızlaştığı gerçek yarış, sezonun 6. yarışı olan Monaco'ydu. 13. sıradan başladığı yarışta Senna, 32. turda yarış durdurulana kadar ilk sıraya yükselmeyi başardı. Senna son olarak galibiyet için Alain Prost'u geçse de, yarış durdurulmadan önceki son tam turda lider Prost olduğu için Senna ikincilikle yetinmek zorunda kaldı.

O sene Britanya ve Portekiz yarışlarında da podyuma çıkmayı başaran Senna, F1'in en başarılı isimlerinden birisi olacağını daha ilk senesinde zayıf Toleman aracı ile işaret etmişti.

1994 San Marino GP'de çok üzücü bir şekilde hayatını kaybettiği yarışa kadar toplam 161 yarışa katılan Senna, bu süre içerisinde 3 şampiyonluk, 41 yarış zaferi, 65 pole pozisyonu ve 80 podyum kazandı.

Michael Schumacher - 1991 Belçika GP

Michael Schumacher - 1991 Belçika GP
2/17

Fotoğraf: Sutton Images

Yazımıza efsane Senna ile başlamamızın ardından bir diğer efsane Michael Schumacher ile devam etmemiz sürpriz olmayacak. Senna ile pist üstünde tekerlek tekerleğe mücadele eden isimlerden olan Schumacher, şüphesiz o dönemde en çok dikkat çekici genç sürücülerden birisi olmuştu. Sonunda başardıklarına baktığımızda, Schumacher'in daha ilk senelerde başardıklarının gelecekte yapacaklarının habercisi olduğu ortada.

Eddie Jordan, sezonun 11. yarışı olan Belçika GP'de Bertrand Gachot'un yerine o dönemde pek tanınmayan genç Schumacher'i yarıştırma kararı aldı. Formula 1 aracı deneyimi olmayan Schumacher, Belçika GP zorlu bir pistte çıkacağı ilk yarış öncesinde 7. olmayı başararak tüm dikkatleri üzerine çekti.

Schumacher, yarışta debriyaj sorunu nedeniyle kısa süre içerisinde yarış dışı kalsa da bir sonraki yarışta daha büyük olan Benetton'da Roberto Moreno'nun yerine geçirildi. Benetton takımında 5 yarışa çıkan Schumacher, ilk 3 yarışında sırayla 5,6,6. sıralarda yer alarak puan kazanırken son 2 yarışını tamamlayamadı.

1992'deki ilk tam sezonunda ise Schumacher, Belçika'da ilk zaferini kazanırken, sezon boyunca toplam 8 kez podyuma çıktı. Alman sürücü, Williams'ın domine ettiği sezonda Williams pilotlarının arkasında 3. olmayı başardı.

Oldukça başarılı bir çaylak dönemi geçiren Schumacher, kariyerinde Mercedes dönemi dahil olmak üzere toplam 307 yarışa çıktı. 7 kez pilotlar şampiyonluğuna ulaşan Schumacher, 91 kez yarış zaferi, 68 pole pozisyonu, 155 podyum sonucu elde etti. Bu istatistiklerle Schumacher, hâlâ Formula 1'in en başarılı pilotu unvanına sahip.

Lewis Hamilton - 2007 Avustralya GP

Lewis Hamilton - 2007 Avustralya GP
3/17

Fotoğraf: Andrew Ferraro / LAT Images

Lewis Hamilton, turbo V6 döneminde Mercedes'te başardıklarıyla zirveye yerleşmiş olsa da bunların olacağının işaretini Formula 1'deki ilk sezonu olan 2007'de göstermişti.

McLaren, 2007 için çifte şampiyon Fernando Alonso'yu takıma katarak büyük bir iş başarırken onun yanına GP2 ve alt serilerde fırtına gibi esen çaylak Hamilton getirildi. Hamilton çaylak olmasına rağmen alt serilerde başardıkları ile saf hız anlamında çok iyi olduğunu göstermişti ve bu kapsamda bir çok test seansı ile 2007'deki ilk senesine çok iyi bir şekilde hazırlandı.

Michael Schumacher sonrası ilk sezonun ilk yarışında podyumun ilk basamağında Kimi Raikkonen yer alırken onun yanında Alonso ile çaylak Hamilton yer aldılar.

Hamilton'ın başarıları o ilk podyumla kalmadı. Hamilton, tam olarak ilk 9 yarışta podyuma çıkmayı başararak belki de hiç kimsenin beklemediği bir sezon geçirmeye başladı. Avustralya'daki üçüncülüğü 4 kez ikincilik takip ettikten sonra sezonun 6. yarışı olan Kanada'da Hamilton ilk zaferini kazandı. Ferrari ile McLaren'ın arasında çok yakın mücadelenin olduğu o sezon Hamilton toplamda 4 kez kazandı ve son yarışa kadar şampiyona liderliğini korudu ancak son iki yarışta yaşananlarla sezon sonunda şampiyonluğu dramatik bir şekilde Ferrari'den Raikkonen'e kaptırdı ve 2. sırada sezonu noktaladı.

Her şeye rağmen Hamilton, takım içi tartışmaların bitmek tükenmek bilmediği ilk sezonunda şampiyonluğu kazanamasa da performansıyla geleceğe göz kırptı. 2008'de McLaren ile ilk şampiyonluğunu kazanan Hamilton, son takımı Mercedes'te 3 şampiyonluk daha kazandı.

Şu ana kadar 207 yarışa çıkan Hamilton; 4 şampiyonluk, 62 yarış galibiyeti, 71 pole pozisyonu ve 116 podyum ile Formula 1 tarihinde en başarılı pilotlar arasına girmeyi başardı.

Jacques Villeneuve - 1996 Kanada GP

Jacques Villeneuve - 1996 Kanada GP
4/17

Fotoğraf: Rainer W. Schlegelmilch

1995 Indianapolis 500 yarışını kazanan ve aynı sene CART Indycar şampiyonu olan Jacques Villeneuve, Formula 1'de Frank Williams'ın dikkatini çekmeyi başardı. Williams, kısa süre içerisinde Villeneuve ile iletişime geçti ve onun 1995 F1 aracıyla testler yapmasını sağladı.

Çok geçmeden takım, Villeneuve'ün 1996 sezonunda kendileri adına yarışacağını açıkladı. Villeneuve, 1994'te CART Indycar çaylağı olarak etkilediği gibi Formula 1'deki ilk sezonunda da etkilemeyi başardı. İlk yarışında 2. olarak podyuma çıkan Villeneuve, 2. yarışını tamamlayamadı. 3. yarışta bir kez daha 2. olan Villeneuve, 4. yarışında ise kazanarak podyumun zirvesine çıktı.

Villeneuve, o sene gerçekleştirilen 16 yarışın 11'inde podyuma çıkarken 4 kez kazandı ve şampiyonayı 2. sırada tamamladı. Villeneuve ve Hamilton'ın ilk iki seneleri oldukça birbirine benziyor. Villeneuve de Hamilton gibi, F1'deki ikinci sezonunda şampiyon olmayı başardı.

Ancak Villeneuve ile Hamilton arasındaki benzerlik sadece ilk 2 seneyi içeriyor. 1998 sezonunda Williams rakipleri Ferrari ve McLaren'ın gerisine düştü ve sezon sonunda Villeneuve, takımdan ayrılarak yeni kurulan BAR takımına geçti. O noktadan sonra Villeneuve bir daha toparlayamadı ve en başarılı seneleri Williams'taki ilk iki senesi oldu.

Toplam 163 yarışa çıkan Villeneuve, 1 şampiyonluk, 11 yarış galibiyeti, 13 pole pozisyonu ve 23 podyum kazandı. Çıktığı 163 yarışın 61'inden yarış dışı kalarak ayrıldı.

Jenson Button - 2000 Avustralya GP

Jenson Button - 2000 Avustralya GP
5/17

Fotoğraf: LAT Images

Yukarıdaki resim aslında Formula 1'de bir çoğumuzun ne kadar eski bir taraftar olduğunu gösteriyor. 2000'li yıllarda Formula 1'i izlemeye başlayan bir çok arkadaşımız var ve fotoğraf 2000 F1 sezonu öncesinde çekiliyor. Button, Williams adına yarışıyor ve en arka sırada soldan 3. isim.

Button, henüz 20 yaşında F1'e başlamıştı ve o dönemlere baktığımızda bu oldukça erken bir yaştı. Avustralya'daki ilk yarışında çok rahat bir şekilde puan kazanmaya doğru ilerleyen Button, yarışın bitmesine 11 tur kala motor sorunuyla bırakmak zorunda kalmıştı.

Bir sonraki yarış Brezilya'da 6. olan Button, 2. yarışında kazandığı puanlar ile o döneme kadar F1'de en genç puan kazanan isim olma rekorunu ele geçirdi. Button o sene Spa'da sıralamalarda 3., Almanya'da ise yarışta 4. olarak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ve sezonu 8. sırada tamamladı.

Dönemin en çok istenen pilotlarından olan Button, bir sonraki sene Benetton'a geçti ve daha sonra Renault'ya dönüşen takımda kalmayı sürdürdü. 2004'te ise BAR-Honda'ya geçiş yaptı. Uzun yıllar BAR/Honda takımlarında mücadele eden Button'ın ilk galibiyetini alması oldukça uzun sürdü ve ilk galibiyet yağmurlu ve bol olaylı 2006 Macaristan GP'de geldi.

Honda'nın son senelerinde çöküşe geçmesinin ardından Button için dönüm noktası 2009 senesi oldu. Honda'nın spordan çekilmesiyle boşta kalan Button, uzun süre ne yapacağını bilememesinin ardından takımı Honda'dan devralan Ross Brawn ile devam etme kararı aldı. Brawn GP, büyük kural değişikliklerine en iyi hazırlanan takım oldu ve Button 2009'da uzun yıllardır hayal ettiği F1 şampiyonluğuna ulaştı.

Brawn GP'de elde edilen şampiyonluğun ardından McLaren takımına geçen Button, burada gösterdiği performanslarla adeta yeniden canlandı ve zaferler kazanmaya devam etti.

2016 sezonu sonunda F1'den emekli olan Button, toplam 306 yarışa çıktı ve bu süreç içerisinde 1 şampiyonluk, 15 galibiyet, 8 pole pozisyonu, 50 podyum sonucu elde etti.

Sebastian Vettel - 2007 Amerika GP

Sebastian Vettel - 2007 Amerika GP
6/17

Fotoğraf: Sutton Images

Günümüzde Ferrari'de yarışan Sebastian Vettel'in F1'e giriş yeri ne 4 şampiyonluğunu kazandığı Red Bull, ne de onun alt takımı Toro Rosso'ydu. 2009 öncesi sporda yer alan BMW'nin kontrolünde ve Red Bull sponsorluğunda olan Vettel, F1'deki ilk yarışına 2007 Amerika GP'de çıkmıştı.

Bir önceki yarış Kanada'da geçirdiği korkunç kaza nedeniyle Amerika'ya katılamayacak olan Robert Kubica'nın yerine, takımın yedek pilotu olan Vettel geçti. İlk sıralama turunda 7. olan Vettel, yarışı 8. sırada tamamlayarak puan aldı ve o dönemde, Formula 1'de puan kazanan en genç pilot olma unvanını ele geçirdi.

Daha önce katıldığı antrenman seanslarında zaman zaman en hızlı turları atan Vettel'in yükselişi, Red Bull'un kendisine aynı sene Toro Rosso'da koltuk vermesiyle devam etti. BMW Sauber'in Vettel'i serbest bırakmasının ardından Red Bull onu Toro Rosso'da Scott Speed'in yerine geçirdi ve Vettel sezonu orada tamamladı.

Vettel, yeni takımına alışmakta zorlanıp çeşitli kazalar yapsa da, oldukça hızlı olduğunu performanslarıyla gösterdi. Vettel takıma geçene kadar sürücüleri 14.lükten daha iyi derece elde edememişti ancak Vettel, yağmurlu Japonya GP'de 3. sıraya kadar yükselmişti. Yoğun yağmur altında güvenlik aracı arkasında Lewis Hamilton ve Mark Webber'i takip eden Vettel, Hamilton'ın güvenlik aracı arkasında aşırı yavaşlamasının ardından Webber'e vurarak ikisinin de yarış dışı kalmasına neden oldu.
Bir sonraki yarış Çin'de ise Vettel, 17. sıradan başlamasının ardından harika bir yarış çıkardı ve 4. olarak hem kendisinin hem de takımının o döneme kadarki en iyi sonuçlarını aldı.

Vettel'in bir sonraki sezon, Toro Rosso'da yarışacağı ve ilk gerçek sezonunu geçireceği çoktan açıklanmıştı. 2008'e başkalarının sebep olduğu çeşitli kazalar ve motor sorunu gibi sıkıntılarla başlayan Vettel, şansı döndükten sonra düzenli olarak puan almaya başladı. Vettel için dönüm noktası ise İtalya GP'ydi. Genç yaşına rağmen karışık hava koşullarını çok iyi değerlendiren Vettel, yağmurun etkilediği İtalya'da önce pole pozisyonunu, ardından yarışı kazandı ve o hafta sonu, Formula 1'de en genç pole pozisyonu, en genç yarış galibi ve en genç podyuma çıkan sürücü unvanlarını ele geçirdi. Vettel, sezonu Red Bull pilotlarını da geçerek 8. sırada tamamladı.

Bir sonraki sene Red Bull'a geçen Vettel, sezona yine sıkıntılı başladı ve ilk 2 yarışta puan alamadı. Ancak Red Bull, yeni kurallarda Brawn GP gibi sürpriz takımlardandı ve Vettel 3. yarışta hem pole pozisyonunu hem de yarışı kazandı. Sezon ilerledikçe Brawn GP gerileyip Red Bull yükselişe geçerken Vettel toplam 4 galibiyetle sezonu kapattı. Button 95 puanla şampiyon olurken Vettel 84 puanla sezonu ikinci sırada tamamladı.

Vettel, 2010 ile 2013 yılları arasında art arda 4 şampiyonluk kazanarak Formula 1'deki en başarılı sürücülerden birisi olmayı başardı. Formula 1'e ilk girdiği günden itibaren hızlı olacağını gösteren Vettel, aynı şekilde zaman zaman olmaması gereken kazalara karışabileceğini de ilk zamanlardan beri göstermişti.

Vettel, F1'de katıldığı 198 yarışta 47 galibiyet, 50 pole pozisyonu ve 99 podyum sonucu aldı. Toplamda ise 4 kez dünya şampiyonluğu bulunuyor.

Kimi Raikkonen - 2000 Sauber testi

Kimi Raikkonen - 2000 Sauber testi
7/17

Fotoğraf: Sutton Images

Son senelerde gösteremediği performans ile hayal kırıklığı yaratan Kimi Raikkonen, Formula 1'e girdiği ilk dönemden itibaren Formula 1'in en çok konuşulan isimlerinden birisi olmayı başardı. Rahat tavırlarıyla bilinen Raikkonen, 2001'de Sauber takımıyla spora giriş yaptı. F1 öncesinde alt serilerde sadece 23 yarış deneyimi bulunan Raikkonen, özel bir izinle FIA'dan süper lisans almayı başarmıştı. O dönemde, FIA Başkanı Max Mosley dahi Raikkonen'in deneyimsizliği nedeniyle F1'de yarışmasına karşıydı.

10 yaşından itibaren karting yapan Raikkonen, Finlandiya dışındaki ilk mücadelesine 15 yaşındayken Monaco'da başladı. İlk yarışında direksiyonu kırılan Raikkonen, yoluna devam etti ve bu durumu ekibine bildirmek için start düzlüğünde direksiyonunu salladı. Monaco'daki ikinci yarışında ise ilk virajda geçirdiği kazanın ardından pist dışındaki güvenlik şeridine çıktı. Bir süre güvenlik bariyerinin arkasında yoluna devam eden Raikkonen daha sonra aracını yola çıkardı ve yarışı sürdürdü. Raikkonen o kadar geride kalmıştı ki takımı toparlanıyordu ancak genç sürücü diğerlerini yakalayıp 3. olmayı başardı.

Raikkonen 2001 öncesinde çeşitli serilerde toplam 23 yarışa çıksa da, bu rakam diğer pilotların aksine oldukça azdı. Peter Sauber, 2000 aracıyla Raikkonen'i birkaç teste soktuktan sonra 2001'de ona yarışma fırsatını verdi. Fin sürücü, ilk yarışı 2001 Avustralya GP'de 6. olarak kariyerine puanla başladı. Raikkonen o sene, 3 kez daha puan kazandı ve en iyi sonuçları Avusturya ve Kanada'daki dördüncülükleri oldu. Raikkonen sezonu, 9 puanla 10. sırada tamamlarken takım arkadaşı Nick Heidfeld 12 puanla 8. sırada tamamladı. İki sürücü Sauber'e takımlar şampiyonasında dördüncülüğü getirdiler.

Raikkonen, F1'de geçirdiği ilk sezon performansıyla hemen büyük takımları etkilemeyi başardı. McLaren, Mika Hakkinen'in emekliliğinin ardından yerine genç Finli Raikkonen'i getirdi. Raikkonen ilk yarışı Avustralya'da 3. olarak podyuma çıkarken o sene bir çok kez motor sorunuyla yarışı tamamlayamadı. Ancak tamamladığı nadir yarışların çoğunda Raikkonen podyuma çıkmayı başardı. Toplam 4 kez podyuma çıkan Raikkonen, 24 puanla sezonu 6. sırada tamamladı.

Raikkonen, Formula 1'deki 3. sezonu olan 2003'te Michael Schumacher ve Juan Pablo Montoya ile şampiyonluk mücadelesi verdi. Malezya'da ilk yarış galibiyetini kazanan sürücü, o sene 7 kez 2. olsa da başka galibiyet kazanamadı ancak sezonu 91 puanla tamamladı ve Schumacher'in sadece 2 puan gerisinde şampiyonluğu kaçırmış oldu.

Formula 1'deki ilk senelerinde çok fazla talihsizlik yaşayan Raikkonen için bir diğer şampiyonluk mücadelesi 2005'te geldi. McLaren aracı kuşkusuz sezonun en hızlı ancak dayanıksız aracıydı. İlk yarışların kötü geçmesinin ardından Raikkonen o sene toplam 7 galibiyet alsa da, şampiyonluğu daha istikrarlı sezon geçiren Fernando Alonso kazandı. Raikkonen ise bir kez daha ikincilikle yetindi.

Raikkonen, 2006'yı galibiyetsiz kapattıktan sonra 2007'de Ferrari'ye geçiş yaptı. Michael Schumacher'in yerini alan Raikkonen, ilk yarış Avustralya'da kazansa da bir sonraki galibiyeti ancak 7 yarış sonra alabildi. Sezonun ikinci yarısında çok güçlü ve istikrarlı podyum ve galibiyet sonuçları elde eden Fin sürücü, sezon sonunda şampiyon olmayı başardı. McLaren'da yaşadığı sorunların ardından gelmeyen şampiyonluk, Ferrari'deki ilk senesinde biraz da McLaren'ın kendi içerisinde yaşadığı sorunların da yardımıyla Raikkonen'in oldu.

2008'de Ferrari'nin aracı iyiydi ancak sezon ilerledikçe takım içerisinde Massa ön plana çıktı. Raikkonen ise sezon başında aldığı 2 galibiyetle sezonu 3. sırada tamamladı.

Raikkonen için F1'deki en parlak seneleri 2008 öncesinde oldu dersek yalan söylemiş olmayız. 2009'da tek galibiyetini Spa'da alan Raikkonen, sezon sonunda takımdan gönderildi ve Formula 1'e iki senelik ara vermiş oldu. Bu dönemde Raikkonen başta WRC olmak üzere farklı serilerde mücadele etti.

2012'de Lotus takımı ile F1'e dönen Raikkonen şampiyonluk mücadelesinden uzakta olsa da Lotus'la iki sene peş peşe birer galibiyet kazandı. 2014'te eski takımı Ferrari'ye dönen ve hâlâ orada mücadele eden Fin sürücü, bu dönemde henüz bir zafer kazanamadı ve genel olarak takım arkadaşlarının (Alonso ve Vettel) gerisinde kaldı. Son 4 sene içerisinde Raikkonen sadece 14 kez podyuma çıkabildi.

Özellikle 2010 dönemi öncesinde yaptıklarıyla hafızalarımızda yer edinen Raikkonen 271 yarışta toplam 20 galibiyet, 17 pole pozisyonu, 91 podyum sonucu elde etti. Tek şampiyonluğu bulunan Raikkonen, bir dönem hızlı tur canavarı gibiydi ve toplam 45 hızlı tur ile bu alanda 2. sırada bulunuyor.

2003 Malezya GP - Fernando Alonso

2003 Malezya GP - Fernando Alonso
8/17

Fotoğraf: Ferrari Media Center

2001 Avustralya GP'de Minardi ile Formula 1'e giriş yapan Fernando Alonso, ilk senesinde puan almayı başaramadı. Puan alamamasında o senenin en zayıf takımında mücadele ediyor olmasının da etkisi olan Alonso'nun en iyi sonucu Almanya'da aldığı 10.luk oldu. Alonso, ilk yarışı öncesinde sıralamalarda takım arkadaşından 2.6 sn daha hızlı bir tur zamanı elde ederek dikkatleri üzerine çekerken, sezonun 4. yarışında sıralamalarda her iki Benetton sürücüsünü de geçmeyi başardı.

Alonso, ilk sezonunda gösterdiği performansların ardından diğer takımların dikkatini çekmeyi başardı. Sauber'de Raikkonen'in yerine değerlendirilen Alonso, o koltuğu Felipe Massa'ya kaptırdı ancak sonrasında Benetton ile anlaşma sağladı. 2002'de yedek pilot olarak takımda kalan Alonso 2003'te Benetton'da yarış koltuğuna getirildi. Alonso, 2002'de Jaguar'ın F1 aracıyla da test yapmıştı.

Normalde Jenson Button, 2003'te Benetton'da yarışacaktı ancak Alonso'nun yedek pilotluğu döneminde yaptığı çalışmalardan etkilenen takım, onu takımdan göndererek Alonso'yu yarıştırma kararı aldı. İlk yarışında 7. olarak ilk puanlarını kazanan Alonso, senenin 2. yarışı Malezya'da pole pozisyonunu kazanarak o döneme kadar bunu başaran en genç sürücü oldu. Yarışı kazanan isimse Raikkonen olmuştu. Gelecek döneme damgasını vuracak bu iki isim, ilk defa o yarışta birlikte podyuma çıkmıştı. Bir sonraki yarış Brezilya'da Alonso, Mark Webber'in kazası sonucu pist üstünde duran lastiğe çarparak büyük bir kaza geçirdi. Bu kazaların ardından yarış kırmızı bayrakla durdurulurken kazadan önceki sonuca göre yarış bitirilmiş oldu ve Alonso böylece 3. sırada yarışı noktaladı. İspanyol sürücü, F1'deki ilk zaferini henüz 2. senesinde, Macaristan yarışında kazandı ve o dönemdeki en genç yarış galibi unvanını ele geçirdi. Alonso, sezonu 1 zafer ve 4 podyum ile 6. sırada tamamladı.

2004'te Alonso hiç kazanamadı ancak 4 podyum ile şampiyonayı 4. sırada tamamladı. Genç pilot için dönüm noktası 2005 sezonu oldu. Sezonun başında önüne çıkan fırsatları değerlendiren ve galibiyetler alan Alonso, sezonun 2. yarısında McLaren ve Raikkonen'in yükselişine rağmen sezon sonunda zafere ulaşan isim oldu. Oldukça istikrarlı bir sezon geçiren ve 7 galibiyet, ek olarak 8 podyum elde eden Alonso, Schumacher'in art arda 5 şampiyonluğundan sonra şampiyon olan ilk isim oldu.

Alonso için bir sonraki sezon da şampiyonluk mücadelesiyle geçti. 2005'in aksine McLaren gerilerken, bu sefer Ferrari ve Schumacher tekrar yükselişe geçtiler. Bu takımlar arasındaki mücadelede istikrarlı olan taraf Alonso ve Renault'ydu. Alonso bir kez daha 7 galibiyet ve 7 podyum ile sezonu şampiyon olarak tamamladı. Genç sürücü böylece Formula 1'de geçirdiği ilk 5 sezonda 2 zafer kazanmayı başardı ve Schumacher'den sonraki başarılarıyla dikkatleri üzerine çekti.

Renault'daki çifte şampiyonluğun ardından McLaren'a geçen Alonso, takım içerisinde yaşananların ardından şampiyonluğu 1 puanla kaybetti ve sezon sonunda eski takımına geri döndü. 2010'da Ferrari'ye geçen Alonso 2 kez daha şampiyonluk mücadelesi verse de sonunda başaramadı ve hâlâ iki şampiyonluğa sahip.

Toplam 291 yarışa çıkan Alonso, 2 şampiyonluğun yanında 32 galibiyet, 22 pole pozisyonu ve 97 podyum sonucuna sahip. İspanyol sürücü özellikle olgunlaştığı dönemlerde, şampiyon olduğu dönemlere göre daha iyi bir sürücü haline gelse de bir türlü istediği ekipmana sahip olamadı.

Bruce McLaren, 1958 Almanya GP

Bruce McLaren, 1958 Almanya GP
9/17

Fotoğraf: LAT Images

Günümüzdeki McLaren takımının kurucusu olan ve adını da veren Bruce McLaren, Formula 1'deki ilk yarış hafta sonuna 1958 Almanya GP'de çıkmıştı. Nurburgring'deki o yarışa F1 ve F2 araçları aynı anda katılmıştı ve McLaren, genel klasmanda 5. olarak dikkatleri üzerine çekti.

1959'da Formula 1'e geçen McLaren, Britanya yarışında podyuma çıktı ve o zaman henüz 21 yaşındaydı ve o dönemde başarıların genel olarak 30'lu yaşlardan sonra geldiğine dikkat edersek büyük bir başarıydı. Cooper adına yarışan McLaren için o yarış henüz 3. F1 yarışıydı. O dönemde tarihin en genç podyuma çıkan ismi olan McLaren, 1980 Brezilya GP'ye kadar bu rekoru elinde tuttu.

McLaren, o senenin sonunda gerçekleşen Amerika yarışında kazandığında henüz 22 yaşındaydı ve en genç F1 kazanan isim olma rekorunu ele geçirdi. Bu rekor, 2003'te Fernando Alonso ilk yarışını kazanana kadar McLaren'da kaldı.

Toplam 98 yarışa çıkan McLaren, toplam 4 kez kazanıp 27 kez podyuma çıksa da hiç şampiyon olamadı. McLaren, 32 yaşındayken Can-Am aracını test ederken yaptığı kaza sonucu hayatını kaybetti

Max Verstappen - 2015 Avustralya GP

Max Verstappen - 2015 Avustralya GP
10/17

Fotoğraf: Andrew Hone / LAT Images

Son senelerde Formula 1'de yer alan ve gençlik içeren rekorlar genelde Red Bull takımıyla spora giren sürücülerden geliyor. Bu furyayı Sebastian Vettel ile başlatan ve onunla en genç puan, podyum, yarış galibi ve şampiyon gibi unvanları ele geçiren Red Bull'da bu rekorları devralan isim Max Verstappen oluyor.

Formula 1 aracına ilk oturduğunda henüz 17 yaşında olan Verstappen, 2015 Avustralya GP ile kariyerine başladı. Henüz 20 yaşında olan Verstappen, tamamladığı 3 sezonda en genç yarışan, en genç en hızlı tur atan, en genç lider giden, en genç puan kazanan, en genç podyuma çıkan ve en genç yarış kazanan isim unvanlarını ele geçirdi.

Genç yaşına rağmen 60 yarışa çıkan Verstappen şu ana kadar 3 kez kazanırken, toplam 11 kez podyuma çıktı ve genç yaşta başardıklarıyla şimdiden geleceğin şampiyonlarından birisi olarak görülüyor. Yaşı ve pist üstündeki hızıyla Verstappen, şimdiden büyük takımların listesinde yer almayı başarıyor.

Emerson Fittipaldi - 1970 Britanya GP

Emerson Fittipaldi - 1970 Britanya GP
11/17

Fotoğraf: Sutton Images

Emerson Fittipaldi'yi keşfeden isim, Avrupa'daki Formula Ford şampiyonasında galibiyetler alarak iyi performans gösterdiğini fark eden Colin Chapman oldu. 1960'ların sonunda Fittipaldi'yi keşfeden Chapman, 1970 sezonunun ikinci yarısında yarıştıracak tek bir pilotu dahi kalmayınca ona yarışma hakkı tanıdı.

Fittipaldi'nin Formula 1'e planlanandan erken girmesini tetikleyen şey, Jochen Rindt'in Monza'da geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesiydi. Bunun yanında takımın diğer sürücüsü John Miles, sezon ortasında ayrıldı.

F1 aracına oturur oturmaz rahat hisseden Fittipaldi, ilk yarışında 8. oldu. Fittipaldi'nin daha önce F1 aracıyla bir deneyimi olmamıştı. 4 yarış sonra Fittipaldi, Amerika'da sıralamalarda 3. olup ardından kazanarak F1'deki ilk zaferini elde etti. Rindt'in trajik ölümünün ardından gelen bu başarıların anlamı büyüktü.

Fittipaldi için ilk tam sezonu pek iyi geçmese de 1972'de Brezilyalı sürücü şampiyon olmayı başardı. Bu başarıyı 1974'te tekrar etti.

2 şampiyonluk ile F1 kariyerini noktalayan efsane Brezilyalı, çıkmış olduğu 144 yarışta 14 galibiyet, 6 pole pozisyonu ve 35 podyum elde etti.

Jackie Stewart, Matra MS80 Ford

Jackie Stewart, Matra MS80 Ford
12/17

Fotoğraf: LAT Images

1960'ların ortasında Lotus Climax takımında yarışmayı reddetmek için aklını yitirmiş olmak gerekiyordu ve Jackie Stewart tam olarak bunu yaptı. Colin Chapman ve Jim Clark, Stewart'ın F1'de yarışmayı hak ettiği konusunda ikna olmuşlardı ancak o, 1964'te yarışma teklifini reddetti ve Formula 2'de bir sene daha deneyim kazanmak istediğini söyledi.

Stewart, 1965 Güney Afrika GP ile Formula 1'deki ilk yarışına Graham Hill'in yanında BRM takımında çıktı. Peki ya bir önceki sene Lotus takımında yarışmayı reddeden Stewart için sonuç ne oldu? İskoç sürücü ilk 6 yarışta 4 kez podyuma çıkarken İtalya GP'de Formula 1'deki ilk zaferini kazandı. Stewart sezonu Hill'in sadece 7 puan gerisinde 3. sırada tamamladı.

99 yarışa katılan Stewart, kariyerini toplam 27 zafer, 17 pole pozisyonu, 43 podyum ve 3 şampiyonlukla tamamlamayı başardı.

Ralf Schumacher - 1997 Arjantin GP

Ralf Schumacher - 1997 Arjantin GP
13/17

Fotoğraf: LAT Images

Formula 1'de ilk senelerinde başarılı olan her isim, sonunda şampiyon olamadı. Bu isimlerden bahsedecek olursak onlardan birisi Ralf Schumacher.

Efsane Michael Schumacher'in kardeşi olan Ralf, 1997'de Jordan ile spora giriş yaptı ve henüz 3. yarışı olan Arjantin'de 3. olarak podyuma çıktı. Genç Schumacher, sabırsız davranıp takım arkadaşı Giancarlo Fisichella'ya arkadan vurmasaydı o yarışta 2. olabilir ve hatta kazanabilirdi. 

180 yarışa çıkan Ralf Schumacher, 6 galibiyet, 6 pole pozisyonu ve 27 podyum sonucu elde etti.

 

Elio de Angelis

Elio de Angelis
14/17

Fotoğraf: Sutton Images

Formula 1'in son centilmen sporcularından birisi olarak kabul edilen Elio de Angelis, F1 aracı kokpitinde oldukça hızlıydı ancak ilk senelerinde çok fazla yarış dışı kaldı. 1979'daki ilk sezonunda en iyi sonucu 4.lük olan de Angelis, 2. senesinde 2.lik elde ederek podyuma çıktı.

Bu podyum sonucunu elde ettiğinde 22 yaşına yaklaşan Angelis, Bruce McLaren'ın en genç podyum rekorunu ele geçirdi. Bu açıdan bahsetmesek olmazdı.

De Angelis, 108 yarışta 2 galibiyet 3 pole pozisyonu ve 9 podyum elde etti.

Robert Kubica - 2006 Fransa GP

Robert Kubica - 2006 Fransa GP
15/17

Fotoğraf: BMW AG

Son aylarda adını sıkça duyduğumuz Robert Kubica, Formula 1 kariyerine 2006'da BMW Sauber'in sezon ortasında Jacques Villeneuve'ü takımdan gönderip kendisini almasıyla başladı.

Macaristan'daki ilk yarışında 7. olarak puan alan Kubica, yarış sonrası kontrollerde aracının teknik kurallara uymadığı gerekçesiyle diskalifiye edilmişti. 2. yarışı Türkiye'de 12. olarak puan alamayan Polonyalı sürücü, 3. yarışı İtalya'da tam anlamıyla fırtına gibi esti.

Sıralamalarda 5. olan Kubica, startın ardından hızlı bir şekilde 3. sıraya yükseldi. Michael Schumacher'in kazandığı yarışta Felipe Massa ve Fernando Alonso'nun gerisinde 4. sırada yer alan Kubica, Alonso'nun motor patlatmasıyla 3. sırada yarışı noktaladı ve henüz 3. yarışında podyuma çıktı.

2007'deki ilk tam sezonunda Kubica bir daha podyuma çıkamadı ancak istikrarlı sonuçlarla sezonu 6. sırada tamamladı.

2008'de BMW'nin ön tarafa daha yakın olmasının ardından Kubica, Bahreyn'de ilk ve tek pole pozisyonunu, Kanada'da ise ilk ve tek yarış galibiyetini elde etti. Kubica sezonu 4. sırada tamamladı.

BMW'nin çekilmesinin ardından Renault takımına geçen Kubica, 2011'de geçirdiği ralli kazasının ardından sakatlanınca ne yazık ki pistlere veda etmek zorunda kaldı. Kubica gelecek sene dönmek için çabalıyor olsa da bu mümkün olmayacak gibi görünüyor.

Kevin Magnussen - 2014 Avustralya GP

Kevin Magnussen - 2014 Avustralya GP
16/17

Fotoğraf: Andrew Hone / LAT Images

F1'de ilk yarışına çıkan pilotlara baktığımızda, Kevin Magnussen onlar içerisinde en iyilerinden. 2014 Avustralya GP'de McLaren pilotu olarak F1 kariyerine başlayan Magnussen, 3. olarak podyuma çıkmış, Daniel Ricciardo'nun diskalifiye edilmesiyle 2.liğe yükselmişti.

Magnussen spora fırtına gibi bir başlangıç yapsa da bunun devamı gelmedi. Aynı sene bir çok kez puan kazanan Magnussen, sene sonunda takımdaki yerini kaybetti. Bir sene aranın ardından Renault ile spora dönen Magnussen, orada bekleneni karşılamanın uzağında kaldı ve bu sene Haas'a geçti. Magnussen, McLaren'daki ilk yarışından sonra bir daha hiç bir zaman podyumun yakınından dahi geçemedi.

Lance Stroll - 2017 Azerbaycan GP

Lance Stroll - 2017 Azerbaycan GP
17/17

Fotoğraf: Sutton Images

Bu sene Williams ile spora giren ve uzun süre puan almakta zorlanan Lance Stroll, çok istikrarlı bir sezon geçiremedi ve özellikle sıralamalarda deneyimli takım arkadaşı Felipe Massa karşısında ezildi.

Ancak Kanada'da ilk puanını kazanan Kanadalı sürücü, bir sonraki yarış Azerbaycan'da 3. olarak podyuma çıktı. Bunu başardığında 18 yaşında olan Stroll'den bahsetmesek olmazdı. Stroll, bu podyum ile Verstappen'den sonra podyuma çıkan en genç 2. sürücü oldu.

SIRADAKİ Formula 1 HABERİ
Carey: Formula 1, yeni jenerasyon için çekici olmalı

Önceki haber

Carey: Formula 1, yeni jenerasyon için çekici olmalı

Sonraki haber

2018 F1 araçları tur başına iki saniye hızlanacak

2018 F1 araçları tur başına iki saniye hızlanacak

Bu Haber Hakkında

Seri Formula 1
Editör Abdullah Çelik
Haber Türü Yorum