Barselona testleri günlüğü

Barselona testleri günlüğü

Geçen hafta yapılan Barselona testleri Autosport yazarı Mark Glendenning tarafından gün gün analiz edildi.

Barselona'da Salı günü


En son bir sezon öncesi teste 2 sene önce katılmıştım. 2009 yılındaki testler gerçekten unutulmayacak cinstendi. Brawn BGP001 kimsenin beklemediği bir şekilde piste çıkıp herkesi ezmeyi başarmıştı.

2011'deki 2. Barselona testlerinin ilk günü ise pek olaylı geçmedi desek yalan olmaz. Belki Ferrari, Mercedes, Williams ve HRT'nin pistte olmamalarının bunda etkisi vardı.

Olan tek sıradışı olay Nick Heidfeld'in öğleden sonra hastalanıp Renault kokpitini Vitaly Petrov'a devretmesiydi. Alman pilot basına ayak üstü bir açıklama yaptıktan sonra nane-limon alıp doğruca yatağına koştu.

Heidfeld'in basına demeç verirken yüz ifadesini görmeliydiniz. Kesinlikle R31'in içinde olmak istiyor, ama aynı zamanda hastalıktan dolayı berbat görünüyordu. Yine de bir asker gibi dimdik durup basının sorularını yanıtlamayı başardı. Renault'yu diğer takımlarla kıyaslamaktan kaçınırken, Red Bull'un gerçek hızını göstermediğini söylemişti.

Heidfeld hastalığı ile savaşırken, Mark Webber pistte tozu dumana katıyordu. Yaklaşık 100 tur tamamlamış ve en hızlı tur zamanını elde etmeyi başarmıştı. Diğerleri için kötü bir haberdi bu. Sadece Ferrari kızıl boğalara karşı şahlanabilirdi, ama İtalyan takım bunun için Çarşamba gününü beklemek zorundaydı.


Barselona'da Çarşamba günü


Testlerin 2. gününde sorunlarla boğuşan Lewis Hamilton'nın performansına bakınca, 'Bahreyn yarışı iptal edilmeseydi büyük ihtimalle McLaren'lar yarışı bitiremezdi' dedim kendi kendime.

MP4-26'nın yaşadığı hidrolik ve egzoz sorunları 2008 Dünya şampiyonunun garajda tıkılıp kalmasına neden oldu. Belli ki aracın çok daha fazla test mesafesine ihtiyacı var. Elbette McLaren gibi bir takım sezona kötü bir başlangıç yapsa da toparlanmayı bilir. Fakat testlerin ilk 2 gününde ne performans ne de dayanıklılık yanlarında değildi. Melbourne'de sıkıntı yaşayacaklar gibi gözüküyor.

McLaren böyleyken, Mercedes pilotu Nico Rosberg ise yapılan güncellemelerden memnun olduğunu söyledi. Gerçi iyi bir zaman turu yapamamış olsa da testlerde mühim olan tur zamanları değildir.

McLaren düşerken, Mercedes yükseliyor. Yoksa gümüş okların savaşı mı başlıyor?

Medya merkezindeki Autosport masasının yanındaki camdan Toro Rosso'nun garajı gözüküyordu. Ve bu camdan şu ana dek gördüğüm en uzun pitstop testlerini seyrettim. Sebastian Buemi seansın başlaması ile garajdan çıktı, bir tur attı, ve pite gelip lastiklerini değiştirdi. Sonra tekrar pite geldi, tekrar bir tur daha atıp pite geldi, tekrar pitstop yaptı ve tekrar yaptı. 15. pitstopundan sonra saymayı bıraktık. İlk defa bir pilotun 1-2 saat boyunca sadece pitstop testleri yaptığına şahit oldum.

Ama testlerin amacı bu değil mi zaten? Çalışmak. Asıl amaç gidip hızlı bir tur atmak değil. Pirelli'nin karakteristiğine bakarsak, pitstopların bu sezon çok önemli bir rol oynayacağı belli. Toro Rosso da bunun farkında gibiydi.


Barselona'da Perşembe günü


Yapmam gereken tüm haberler ve ropörtajlar bu güne birikmişti. Yani ben padokta haber kovalarken, motor sesleri arkaplan müziğim olacaktı. İşte motorsporları haberciliğinin en garip yanlarından biri de bu: bazen o kadar çok meşgul oluyorsunuz ki, haberlerini yaptığınız sporu takip edemiyorsunuz.
 
Başka bir gariplik de genelde pistte bulunmayanlar hakkında haberler yapmamdı. McLaren, Perşembe günü ortalıkta yoktu ve aldıkları bu karar hakkında herkes bir şeyler söylüyordu.

Ardından pistte bulunmayan bir diğer isim olan Robert Kubica hakkında Renault'nun doktoru ile görüştüm. Büyük ihtimalle bu haberi okumuşsunuzdur zaten. Doktoru, Kubica'nın giderek iyiye gittiğini söylemişti. Harika!

Bir diğer kayıp da HRT takımıydı. En azından Tonio Liuzzi ortalıktaydı. Bu sayede takımın yaşadığını anlayabildik. İtalyan pilot yeni takımı hakkında oldukça heyecanlı görünüyordu.

Ben pit alanında dönüp dururken, Mercedes'in pistte iyi bir performans ortaya koyduğunu duydum. Testlerin ardından Michael Schumacher'in ne diyeceğini merak ediyordum.

Geçen testlerde Glenn Freeman'a verdiği tepkinin aksine bana yumuşak cevaplar verdi.

Ben: 'Eee, nasıl bir gündü?'

Schumacher: 'Hoş, Güneşli. Sakin.'

Kesinlikle aracından memnun görünüyordu, ama yine de iddaalı bir demeç vermekten kaçındı. Gariptir, bence Schumacher aracına gerekenden daha az övgüde bulunmuş olsa da Ross Brawn günün ilerleyen saatlerinde Alman pilotun fazla iddaalı olduğunu söyledi.

Bir başka mutlu takım da Virgin'di. Timo Glock'un şanssızlığı yüzünden 4 gün boyunca direksiyon Jerome d'Ambrosio'ya kalmıştı. Neyseki Belçikalı pilotun 'Boynum iyi bir durumda.... Şimdilik' dediğini duyduk ve rahatladık. Tüm takım aracın güzel bir ilerleme kaydettiğinden bahsediyordu. Garajlarında neşeli bir hava vardı.


Barselona'da Cuma günü



En sonunda 12 takımın da pistte olacağı gün gelmişti. Hatta testlerin başından beri garaj kapısı kapalı olan bir takımın aracını görmek de nasip oldu.

Narain Karthikeyan ve Tonio Liuzzi'nin mutlu bakışları ile beraber mekanikerler garajdan üstü örtülmüş bir araç çıkardılar. Kimse bir açıklama yapmadı. Sadece sessizce bekleniyordu. Haberciler ve fotoğrafçılar aracın çevresinde toplanmışlardı. Ardından Karthikeyan ve Liuzzi örtüyü kaldırdılar. Ve karşınızda F111! Sonunda 2011 sezonunda yarışacak tüm araçlar netleşmişti.

Ama bu lansmanın ardından takım piste çıkamadı, halbuki öğleden sonra pistte olmaları bekleniyordu. Sonradan öğrendiğimize göre aracın parçalarından bazıları henüz gelmemişti.

Karthikeyan yeni aracı ile test yapamamaktan dert yanarken, Liuzzi daha ümitli demeçler veriyordu. Takım patronu Colin Kolles geçen sezona oranla büyük bir ilerleme kaydettiklerini söylese de takımın sezona son sırada başlayacağı her halinden belli oluyordu.


Barselona'da Cumartesi günü



Takımların çoğu pılını pırtısını toplayıp pistten ayrılmıştı. Geriye sadece Ferrari, Williams, McLaren, Mercedes ve HRT takımları kalmıştı.

HRT, amortisörleri gümrüğe takıldığı için piste çıkamadı ve F111 sezon öncesi bir tur bile atamamış oldu. Fakat pistte olmayan takım sadece HRT değildi. Yağan aşırı yağmur sağolsun pist göle dönmüştü. Kimse doğru düzgün tur atamadı, öğlene dek...

Öğleden sonra Ferrari de toplanıp pistten ayrıldı. Ortalık terkedilmiş bir vahşi batı kasabasını andırıyordu. Neyseki yağmur hafifledi ve geriye kalan 3 takımın en hızlı tur düellosu başladı.

Nico Rosberg en hızlı isim olmayı başardı. Gerçi bu zafer pek birşey ifade etmiyordu. Sonuçta mücadele sadece 3 takım arasında geçmiş ve yağmur etkili olmuştu.

Acaba bu takımlar testlere bir gün geç başladıkları ve McLaren bir gün ara verdiği için pişman mı oldu? Yoksa diğerlerinin aksine ıslak zeminde test yapabildikleri için mutlu mu? Hiçbir tur zamanı kaydedemeyen Ferrari'nin pişman olduğu kesin, ama diğerleri ekstradan yaptıkları bu yağmur testleriyle avantaj elde edebilirler. Sezonun ilk yağmurlu yarışında bunu göreceğiz. Birisi Sepang mı dedi?

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika