Analiz: Ferrari, yeni kuralların 2. senesinde Mercedes'le olan farkı kapatabilecek mi?

2017'deki büyük kural değişikliklerinin ardından Ferrari, son senelere damgasını vuran Mercedes'i bir nebze de olsa zorlamıştı. Peki yeni kuralların 2. döneminde benzer durum söz konusu olacak mı ya da Red Bull onların mücadelesine ortak olacak mı?

Yukarıdaki soruların cevabını daha iyi tahmin edebilmek için Formula 1 tarihinde benzer senaryolarda nelerin yaşandığını sizler için inceledik.

Formula 1'de büyük kural değişikliklerinin ardından 2. senede takımlar arasındaki farkların kapandığı söylenir. Teoride kaynakları fazla olan büyük takımlar, yeni kuralları diğer takımlardan daha iyi değerlendirirler ancak gittikçe aradaki farklar kapanır. Azalan verim kuramına göre, seneler ilerledikçe küçük takımlar öndekilerle farkı daha fazla kapatır.

2018'de de bu yönde bir beklenti olabilir ancak bu beklenti ne kadar gerçek olacak? Autosport, F1 tarihindeki büyük kural değişikliklerinin ardından sonraki senelerde yaşananları inceledi.

Bu analiz yapılırken, her sezon elde edilen süper dereceler dikkate alındı. Süper dereceler, her aracın, her hafta sonu attığı en hızlı tura göre belirlendi ve sezon boyunca atılan turların ortalaması alındı.

Lewis Hamilton, Mercedes AMG F1 W08 leads Sebastian Vettel, Ferrari SF70H, Daniel Ricciardo, Red Bull Racing RB13, Kimi Raikkonen, Ferrari SF70H and Daniel Ricciardo, Red Bull Racing RB13
Lewis Hamilton, Mercedes AMG F1 W08, Sebastian Vettel, Ferrari SF70H, Daniel Ricciardo, Red Bull Racing RB13, Kimi Raikkonen, Ferrari SF70H ve Daniel Ricciardo, Red Bull Racing RB13

Fotoğraf: Sam Bloxham / LAT Images

Ön taraftaki mücadele

Aşağıdaki tablo, büyük kural değişikliklerinin 2. senesinde en hızlı iki araç arasındaki farkın bir önceki seneye göre en hızlı iki araç arasındaki farka göre kıyaslanmasını gösteriyor.

Sezon Bir önceki seneye göre fark
1951 % 1.495 az
1953 % 2.433 az
1955 % 0.415 az
1962 % 0.791 az
1967 % 0.354 fazla
1984 % 0.521 az
1990 % 0.792 az
1995 % 0.093 fazla
1999 % 0.164 az
2010 % 0.32 fazla
2015 % 0.12 az

Bu listedeki ilk iki senede, 2. senenin kuralları tam olarak aynı değildi. 1.5 litrelik süperşarjlı / 4.5 litrelik süperşarjlı olmayan motorlar, ilk olarak 1946 - 47 sezonlarında kullanıldılar ve savaş öncesi kurallara göre hazırlandılar. 1952 ve 1953'te ise F2 dünya şampiyonası statüsü elde etti.

O dönemde, yeni üretici olarak yarışlara başlayan Ferrari, Alfa Romeo ile mücadeleyi hızlandırıyordu. Ardından, 1952'de lider pilotu Juan Manuel Fangio'nun yaralanmasıyla sorunlu bir sene geçiren Maserati güçlendi.

Bu açıdan ilk gerçekçi F1 kuralları, 1954'te 2.5 litrelik motor kurallarıyla geldi. Lancia D50'nin İspanya GP'deki tek seferlik yarışını dikkate almazsak, Mercedes'in Ferrari karşısındaki avantajı % 0.464 oldu.

1955'te Lancia daha sık yarışsa da, Mercedes'in avantajı sadece % 0.049 azaldı. Böylece fark % 0.415'e düşmüş oldu.

Lancia, hızlı olan D50 aracını bir önceki sene üretmiş olsaydı, o zaman en iyi ikinci araç olarak görülen Ferrari ve Maserati, Mercedes karşısında daha da gerilemiş olacaktı. Mercedes, 1955'te Fangio ve Stirling Moss ile anlaşınca daha güçlü bir takım oldu. 1954'te Ferrari'ye iki defa mağlup olan takım, 1955'te sadece bir kez mağlup oldu.

1.5 litrelik motorlara geçişte ise bambaşka bir hikaye oldu. Ferrari, Britanyalı takımların yeni kuralları pek istememesini avantajına çevirdi ve 1961 sezonunu domine etti. Lotus, BRM ve Cooper, bir sonraki sene gelişme kaydederek Ferrari'yi geçtiler ve kendi aralarında mücadele ettiler. Spora yeni giren Lola da İtalyan ekibinden daha hızlıydı.

Phil Hill, Ferrari Dino 156, takes a wide line through Tarzan Corner while Trevor Taylor, Lotus 24-Climax, Ricardo Rodriguez, Ferrari Dino 156, and Jack Brabham, Lotus 24-Climax, are on the inside
Phil Hill, Ferrari Dino 156, Tarzan virajında dışta, Trevor Taylor, Lotus 24-Climax, Ricardo Rodriguez, Ferrari Dino 156, ve Jack Brabham, Lotus 24-Climaxiç çizgide

Fotoğraf: LAT Images

1966'da getirilen 3 litrelik motor kuralları dönemi Lotus 49 ve Cosworth DFV motoru ile biraz karmaşık oldu. 1967'nin 3. yarışında Lotus, saf hız açısından Formula 1 tarihinin en hızlı araçlarından birisi olan Lotus 49'u piste çıkardı. Ancak aracın kaçırdığı yarışlar olduğu için fark bir önceki seneye göre daha büyük oldu.

DFV 1968'de diğer takımlara verildi ve aynı sene Ferrari de hızlandı. Böylece fark bir kez daha azaldı ancak diğer takımların zirvedeki takımları yakalaması iki sene daha sürdü. Yeni kuralların ancak 4. senesinde (1969) birinci ile ikinci arasındaki fark, Mercedes ile Ferrari'nin 2017'deki % 0.178'lik farkından daha azdı.

Sıradaki büyük değişiklikler aerodinamik açıdan oldu. 1983'te zemin etkisi sağlayan parçalar yasaklandı. 1984'te süper dereceler açısından Brabham McLaren'a, bir önceki sene Ferrari'ye göre olduğundan daha yakındı. Ancak dayanıklılık sorunları Brabham'a pahalıya mal oldu ve McLaren 16 yarışın 12'sini kazanarak sezonu domine etti. Bu şampiyonluk, McLaren-TAG ortaklığının elde ettiği 3 şampiyonluktan ilkiydi.

Turbo motorların sıralamalar ile yarış arasında güç farkına sahip olması, aynı zamanda o dönemde yakıt sınırlamalarının olması, süper derecelerin gerçek sonuçlara göre farklı olmasına neden oldu.

Ancak bir sonraki değişiklikte böyle bir şüphe olmadı. 1989'da turbo motorlardan 3.5 litrelik atmosferik motorlara geçildi. McLaren, o sene 16 yarışın 11'ini kazanarak domine ederken Ferrari karşısında % 1.445'lik bir avantaja sahipti. 1990'da Alain Prost'un Ferrari'ye geçmesinin ardından bu fark % 0.653'e düştü. McLaren o sene 6 galibiyet alabilirken, Ferrari bir önceki seneye göre çok daha rekabetçiydi.

Michael Schumacher, Benetton B194 Ford leads Damon Hill, Nigel Mansell, Williams FW16B Renault
Michael Schumacher, Benetton B194 Ford, Damon Hill, Nigel Mansell, Williams FW16B Renault

Fotoğraf: LAT Images

1994'te çekiş kontrol gibi elektronik kontrollerin ve aktif süspansiyonun yasaklanmasıyla takımlar arasındaki fark hızlı bir şekilde kapandı. Küçük takımlar teknolojik gelişimler konusunda diğerlerinin harcamalarına ayak uyduramadıkları için, bu yasakla rahatlamış oldular. Williams, 1994'teki sorunlu başlangıcın ardından 1995'te avantajını biraz daha arttırmış oldu.

Ancak ilginç olan şey, Williams'ın her iki sene en hızlı araca sahip olmasına rağmen pilotlar şampiyonluklarını kazanamamış olması. Bu iki sene şampiyon olan isim Benetton'dan Michael Schumacher oldu. 

1998'de daha dar araçlara ve oluklu lastiklere geçildiğinde McLaren yeni kurallara hızlı başladı. Bir sonraki sene Ferrari farkı % 0.164 kapatmayı başardı. Schumacher, Silverstone'da bacağını kırmasının ardından 6 yarışı kaçırmasaydı, muhtemelen bu fark daha da azalmış olurdu.

2009'da Brawn ve Jenson Button her iki şampiyonluğu kazansa da, yeni aero kurallarının etkisi ve oluksuz lastiklere geçişin ardından sezon boyunca en hızlı araç Red Bull'a aitti. Red Bull, senenin başında çift katmanlı difüzör nedeniyle biraz zaman kaybetse de, sezonun ilerleyen bölümlerinde hızlandı. Bir sonraki sene Red Bull çok güçlü başladı ve 2010'da bir önceki seneye göre en yakın rakibi karşısında avantajını % 0.32'ye çıkarmış oldu.

2014'te hibrit motorlara geçildiğinde Mercedes'in en yakın rakibi karşısında performans avantajı % 0.881 oldu. Bir sonraki sene bu avantaj % 0.12 gerilese de bir önceki sene fark devasa olduğu için, genel olarak pek bir şey değişmemiş oldu.

Geçmişteki tüm yaşananlara baktığımızda, büyük kural değişikliklerinin ardından 2. sene içerisinde ilk iki takım arasındaki farkın kapanacağın dair net bir durum söz konusu değil.

Sonuç olarak, bu konuda önemli olan bir takımın diğerinden nasıl daha hızlı olduğu.

 Sergio Perez, Sahara Force India F1 VJM10, Lewis Hamilton, Mercedes AMG F1 W08, Esteban Ocon, Sahara Force India F1 VJM10
Sergio Perez, Sahara Force India F1 VJM10, Lewis Hamilton, Mercedes AMG F1 W08, Esteban Ocon, Sahara Force India F1 VJM10

Fotoğraf: Andrew Hone / LAT Images

Rekabet dağılımı

Tabloda her sezon en hızlı araç ile 5. hızlı araç arasındaki farklara bakmak da sağlıklı bir karşılaştırma imkanı sağlıyor. İlk iki dışında kaç takımın mücadele etme şansı oluyor? İkinci sezon, o takımların da farkı kapatmasını sağlıyor mu?

2017'de Red Bull ortalama olarak Mercedes'ten % 0.873 daha yavaştı ancak 3. hızlı araç ile 3 yarış kazandı. 4. hızlı araç Renault % 2.101, 5. hızlı araç Force India ise % 2.114 daha gerideydi. Bu takımlar bırakın galibiyeti, podyuma dahi çıkamadılar.

Aşağıdaki tablo, benzer şekilde büyük kural değişikliklerinin ardından 5. hızlı aracın, 2. senesinde birinci seneye göre ne kadar gelişme kaydettiğini ya da gerilediğini gösteriyor.

Sezon Bir önceki seneye göre fark
1951 % 0.256 az
1953 % 0.991 fazla
1955 % 1.461 az
1962 % 0.386 fazla
1967 % 1.136 fazla
1984 % 0.519 az
1990 % 1.038 az
1995 % 0.008 az
1999 % 0.252 az
2010 % 0.657 fazla
2015 % 0.433 fazla

1951'de Alfa Romeo 158/159 yaşlandıkça, 5. sıradaki takım ile fark azalırken 1953'te fark ciddi seviyede artmış. Ferrari'nin 1952'de Cooper karşısındaki avantajı % 7.319 gibi ciddi bir rakam olmasına rağmen İtalyan ekibi 1953'te avantajını daha da arttırmayı başarmış.

2.5 litrelik motorların 2. senesinde yani 1955'te fark, bir önceki seneye göre % 1.461 daha azalmış.

1962'de birinci ile beşinci arasındaki fark daha da arttı. Ferrari'nin Lotus karşısındaki rekabet düşüşü o kadar ciddiydi ki, Lotus ile olan fark 5. sıradaki Porsche karşısında olan avantajından daha fazlaydı.

1961 sezonunun anormal olduğu açıktı. Britanyalı takımlar 1960'da F1'i domine etmeye başlasalar da, 1961'deki 1.5 litrelik motor kurallarına çok iyi hazırlanmamışlardı ve Ferrari onları geçti. Ancak bir sonraki sene sorunlarını çözdüklerinde, Ferrari eski yerine dönmüş oldu.

1967'de Lotus 49'un performans sorunu çözüldüğünde, fark daha da açılmış oldu.

Graham Hill, Lotus 49B Ford
Graham Hill, Lotus 49B Ford

Fotoğraf: LAT Images

Sıradaki 4 büyük kural değişikliğinde en hızlı araç ile 5. hızlı araçlar arasındaki fark 2. senelerde daha da azaldı. 1995'te bu fark çok ciddi seviyede düştü. Ancak 2018 için en endişe verici durum, en son gerçekleşen iki büyük kural değişikliğinde yaşananlar. 2009 ve 2014 kural değişikliklerinin ardından 2. senelerde, lider araçlarla 5. sıradaki araçlar arasındaki farklar daha da arttı.

Bu gerçekleri bir kenara bırakırsak, normalde mevcut kurallarda ilerledikçe orta sıradaki takımların, 2. sıradakine göre daha fazla fark kapatmaları gerekiyor. Daha az kaynağa sahip olan ya da önceki senelerde ciddi sorunlar yaşanan takımlar, bunları aşarak sonraki senelerde daha güçlü olmalılar.

Ancak tabii ki bunlar sadece genelleme. Her sezon içerisinde yaşanan bazı özel durumlar, takımların performanslarında etkili oluyor.

Mercedes'in 2017'de sıkıntılı bir araçla başlayıp sezonu zirvede tamamlaması, 2018 için en endişe verici durumlardan birisi. Mercedes gelecek sene çıtayı daha da yukarı çıkarabilecek mi?

Bunun dışında Red Bull, geçen seneye çok iyi başlamamıştı. Rüzgar tüneli sorunları ve Renault'nun beklenen motoru yapamaması bunda etkili oldu. Ancak Red Bull, sene boyunca etkileyici bir gelişme kaydetti. Red Bull, bu seneye daha iyi bir araçla ve daha iyi bir motorla başlayabilirse, 2017'de Mercedes ile arasındaki % 0.873'lük farkı kapatması, Ferrari'nin 0.178'lik farkı kapatmasından daha kolay olabilir.

Renault'nun mücadelesini arttırması, McLaren'ın Honda motorundan Renault motoruna geçmesiyle 2018'de ilk 5 arasındaki fark muhtemelen geçen seneden daha az olacak. Ancak ön grup mücadelesi hakkında yorum yapmak bu kadar kolay değil.

Muhtemelen en büyük sorun, Ferrari'nin 2008'den beri yapamadığı şeyi yapıp yapamayacağına bağlı. Ferrari, 2008'den beri genel olarak güçlü sezonlarının ardından bir sonraki sene aynı gücü gösteremiyor. Bu açıdan bu sene, geçen seneki performanslarını gösterip gösteremeyecekleri büyük merak konusu olacak.

Sebastian Vettel, Ferrari SF70H, Valtteri Bottas, Mercedes AMG F1 W08, Kimi Raikkonen, Ferrari SF70H, Max Verstappen, Red Bull Racing RB13
Sebastian Vettel, Ferrari SF70H, Valtteri Bottas, Mercedes AMG F1 W08, Kimi Raikkonen, Ferrari SF70H, Max Verstappen, Red Bull Racing RB13

Photo by: Andrew Hone / LAT Images

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Analiz