Alonso, tur başına 0.5 saniye kaybettiği araçla nasıl yedinci oldu?

paylaşım
yorumlar
Alonso, tur başına 0.5 saniye kaybettiği araçla nasıl yedinci oldu?
Kemal Şengül
Ekleyen: Kemal Şengül , Kıdemli Editör
3 May 2018 14:40

McLaren yarış direktörü Eric Boullier, Fernando Alonso'nun tur başına 0.5 saniye kaybettiği Azerbaycan GP'sinin hikayesini anlattı.

Bakü’de geçirdiği kaza sonucu iki lastiği de patlayan Alonso zar zor pite dönebilmiş, lastik ve ön kanat değiştirip yarışa dönmüş ve yedinci olmuştu.

Alonso’nun aracındaki hasarın boyutu ortaya çıktı. En büyük hasar, çay tepsisi de denilen, sürücünün ayaklarının altına denk gelen ve aracın altındaki ve yanlardaki hava akışını düzenleyen taban bölgesindeydi.

Bu bölgenin ön tarafında 30 cm’ye 20 santimetrelik üçgen bir delik vardı ve kenar tarafı sanki birisi çekiçle vurmuş gibi görünüyordu.

Zemindeki ağır tungsten balastın bir kısmı yok olmuştu. Alonso’nun aracının arka difüzörünün sağ tarafındaki iki bölge zarar görmüştü. Ayrıca aracın arka tarafında da çeşitli hasarlar yer alıyordu.

Boullier “Hasar bize 20 puanlık downforce kaybına, yani aşağı yukarı tur başına yarım saniyeye mal oldu.” dedi.

Buna rağmen, lastikleri ve ön kanadı değiştikten sonra Alonso yarışa dönüp birkaç tur hariç bütün turlarda Vandoorne’dan daha hızlı turlar attı.

Fernando Alonso, McLaren MCL33
Fernando Alonso, McLaren MCL33

Fotoğraf: Sutton Motorsport Images

Alonso pite dönmeyi nasıl başardı?

Boullier aracı pite getirmenin dahi başlı başına bir başarı olduğunu belirtti.

“Ön tekerlek, üçüncü virajdan hemen sonra sönmüştü, ondan sonra lastiğin parçalanması biraz vakit aldı. Arka tekerlek ise 15. viraj civarında tüm havasını kaybetti.”

“Televizyondan da görülebileceği üzere, Alonso pite geldiğinde araç sürülebilir durumda değildi. Öyle ki Alonso sağ taraftaki duvara da temas etmişti.”

“Alonso bize daha sonra, o aşamada aracı pite nasıl getireceğini bilmediğini söylüyordu. Aracın sağa sola dönüp dönmeyeceğini bilmiyordu. O hızlı bölümde aracı düz sürmeye çalışacaktı ve aracı orada bırakacağını ve yarış dışı kalacağını düşünüyordu.”

“Son anda aracı döndürdü ve pite girmeyi başardı. Onunla, hafta sonunun en iyi araç pozisyonunda olduğumuzu söyleyerek şakalaştık."

“Alonso bize ‘Lastikleri ve ön kanadı değiştirip yarışa dönelim’ dedi. Pit duvarından aracın tabanındaki alevleri görebiliyordum. Araç yanıyordu.”

Mclaren, lastiklerin arkasındaki aerodinamik parçaların tabanın ön tarafını gizlemesi sebebiyle hasarı tam anlamıyla göremedi.

Bu yüzden, aracın yapısal olarak sağlam olduğunu teyit ettikten sonra, Alonso’yu yeni lastikler ve ön kanatla piste yolladılar.

Alonso, birkaç turu verilerde ne görüldüğünü ve ayarlarda değişiklik yapılması gerekip gerekmediğini sorarak geçirdi.

Araçta downforce kaybı vardı ve yavaş gidiyordu ancak Alonso aracı normal şekilde sürmeyi başarıyordu.

Boullier “Aslında araç tuhaf bir şekilde hâlâ dengeliydi. Tabanın ön kısmında büyük bir delik vardı, bu sebeple ön ve arka tarafla downforce kaybetmiştik. Aracın dengesi çok iyi değildi, ancak hala sürülebilir düzeydeydi. Alonso, sürüş dahil hiçbir şeyden şikayet etmedi.” dedi.

Alonso’nun Vandoorne’a göre performansı çok daha iyiydi.

Boullier Belçikalı pilotun lastikleriyle normalden fazla sıkıntı yaşadığını söylüyor.

Alonso Vandoorne’nun iki sıra önünde bitirdi. Teorik olarak yarım saniye yavaş araçta, ortalama turu Vandoorne’dan 0.521 saniye daha hızlıydı.

Fernando Alonso, McLaren MCL33 ilk turda patlak lastikle
Fernando Alonso, McLaren MCL33 ilk turda patlak lastikle

Fotoğraf: Sutton Motorsport Images

Alonso bunu nasıl başardı?

Bu, Alonso’nun hasarlı bir araçla ilk üstün performansı değil. 2006 İtalya Grand Prix’si sıralama turlarında, arka lastikte yaşadığı sorun, aracın arka tarafını mahvetmişti.

Buna rağmen piste çıkıp takım arkadaşı Giancarlo Fisichella’nın hasarsız aracını geçerek 5. sırayı almıştı.

O zamanlar yarış mühendisi olan, şimdinin Renault spor direktörü Alan Permane o performansla ilgili “Aracın yarısı dağılmıştı. Kaybettiği downforce’u hesaplayıp bunun tur cinsinden ne kadar kayba tekabül ettiğini belirledik. Alonso hiç o kadar zaman kaybetmemişti. Sanki araçta hasar olduğunu kabul etmiyor gibiydi.” şeklinde konuştu.

Şimdi Boullier “O aracın dengesini sağlamak için sürüş stilini değiştirebiliyor. Bu açıdan eşsiz bir sürücü. Dengeye bağlı olarak, ön fren kilitlenmesi, arka fren kilitlenmesi gibi şeylerde sürüş stilini değiştirip lastikleri koruyor. Bakü’de bu çok işine yaradı.”

“Onu bazen denizde kan kokusunu alan bir köpekbalığına benzetiyorum. İştahı artıyor. O, ‘Lastikleri değiştirelim, yarışa geri dönelim, aracın dengesini kontrol edip değiştirmem gereken bir şey varsa söyleyin’ moduna girdi.”

“Bütün hafta sonu boyunca bize aslında ‘Hiçbir şey yarışı bitirmekten önemli olamaz. Kaos olacak. Kaostan yararlanmalı ve finişe ulaşmalıyız, ulaşırsak puan alacağız’ diyordu.”

“Bence bu yüzden pite dönüp bize ‘Lastikleri ve ön kanadı değiştirin, endişelenecek bir şey yok, aracı bu şekilde süreceğim.’ dedi.”

Boullier, Alonso’nun düşüncelerinin takımın sezona yaptığı zayıf başlangıçtan etkilendiğine inanıyor.

McLaren bu yıl Renault motoruna geçmişti ancak aynı motoru kullanan Red Bull’dan tur başına 1 saniye yavaş kaldı.

Alonso ilk dört yarışta sıralamalarda üç kez 13. bir kez de 11. oldu. Mclaren’in zayıf performansı, baş teknik patron Tim Goss’un kovulmasına sebep oldu.

Buna rağmen Alonso, yarışlarda bir beşincilik ve üç yedincilik aldı ve sürücüler şampiyonasında altıncı sırada. Onun bu üstün performansı sayesinde Mclaren takımlar şampiyonasında dördüncü sırada.

Bu takımı da etkiledi. Ne de olsa hasarın büyüklüğü göz önüne alınıp Bakü’de yarıştan çekilme kararı verilebilirdi.

Boullier “Belki biz de Alonso gibi yarışı bitirmenin anahtar olduğu konusunda şartlanmıştık. Aynı zamanda yarış sıramız farklı. Sıralama en güçlü olduğumuz alan değildi, o yüzden ‘Alabileceğimiz bütün puanları almalıyız’ diye düşündük. Bu da, herhangi bir yolla yarışı bitirmemiz gerektiğini anlamına geliyor.”

“Avustralya’dan beri bu zihniyetteyiz. İlk dört yarıştan, mümkün olan en fazla puanı almak ve maksimumu elde etmek istiyorduk.” dedi.

Lance Stroll, Williams FW41 ve Fernando Alonso, McLaren MCL33
Lance Stroll, Williams FW41 ve Fernando Alonso, McLaren MCL33

Fotoğraf: Sutton Motorsport Images

Alonso’nun Bakü’de yaptığı F1 tarihinden müthiş performansları hatırlattı. Ayrton Senna’nın 1991 Brezilya yarışını son turları 6. viteste takılıyken kazanması, Michael Schumacher’in 1994 İspanya yarışını, büyük bölümünde beşinci viteste takılıyken 2. bitirmesi ya da Alonso’nun 2010’da Malezya’da hasarlı vites kutusuyla, McLaren’dan Jenson Button ile mücadele etmesi bunlara örnektir.

Boullier Alonso ile McLaren’de üç yıldan fazladır çalışıyor, ondan önce Boullier Lotus’dayken Alonso Ferrari’deydi.

Peki Alonso’nun Bakü yarışı Boullier’e göre en iyi performanslardan biri olabilir mi?

Boullier “Aracın durumunu göz önüne alırsanız, performansı kesinlikle efsanevi seviyedeydi. Bizi şaşırtan başka harika şeyler de yaptı, bazen onun bu dünyadan olmadığını düşünüyorum.”

“Lastikleri idare etmesi, lastik aşınmasını kontrol altında tutması, güvenlik aracı periyodu, her şey çok iyiydi.”

“Sonra, son güvenlik aracı sonrası yeniden startta ‘Olamaz, altındaki araç yüzünden herkes onu geçecek’ dedik ama tabii ki geçilmedi.” dedi.

Gerçekte Alonso saldırıya geçip son turdaki atağıyla Williams’tan Lance Stroll’u geçmeyi başardı.

Boullier Alonso için “O gerçek bir savaşçı.” diyor.

SIRADAKİ Formula 1 HABERİ
Force India: Sonuçlar tesadüf değil

Önceki haber

Force India: Sonuçlar tesadüf değil

Sonraki haber

Turvey ve Norris, Barcelona testinde MCL33'ü kullanacak

Turvey ve Norris, Barcelona testinde MCL33'ü kullanacak
Load comments

Bu Haber Hakkında

Seri Formula 1
Etkinlik Azerbaycan GP
Lokasyon Baku City Circuit
Editör Kemal Şengül
Haber Türü Özel Haber