Suzuka Klasik Bir Motor Pisti

Sezonun final yarışı olan Suzuka, Spa gibi klasik motor pistlerinden biri olarak görülürken, aynı zamanda pilotlar için yılın en acımasız ayaklarından biri olarak düşünülüyor. Her tip viraj özelliğine sahip bir pist olan Suzuka, hızıyla, yavaş...

Pistin en dikkat çeken karakteristiği motor koşulları: bir turdaki ortalama motor hızı sezonun en yüksek hızı olmasına karşın, asgari motor hızı, 60 km/s ile Monako’dan sonraki en yavaş ikinci hıza sahip. Pistin doğası gereği, virajların özellikleri motor ayarlarını güçleştiriyor. Motor, bir turun sadece yüzde 58’inde gaz kesmeden çalışıyor ancak hiçbir müdahalede bulunmadan koşulan en uzun periyod, Spa ve İndianapolis’ten sonra üçüncü sırada yer alıyor. Maksimum hız yaklaşık olarak 320 km/s. Ancak Suzuka, pilotların 9 bin devirde hızlandıkları bir pist bu nedenle motor motor gücü ve tork güçlü bir güvenirlik sergilemek zorunda. Bunun bir nedeni de her virajın önemli oranda güç gerektirmesi. Bir başka önemli nokta ise, Suzuka’nın sürüş şekli üzerinde bir etkiye sahip olması. Bu yüzden pist pilotlar için meydan okuyucu bir özellik de gösteriyor. Zorlu ve teknik bir pist olan Suzuka da ayrıca seyircilerin ilgisini de unutmamak gerek. Honda’nın pistlere yaptığı başarılı dönüşün ardından 1987’den bu yana GP’lere ev sahipliği yapan Suzuka, Japonlar’ın büyük ilgisini çekiyor. Yavaş ve hızlı virajları izleyicilere keyifli anlar yaşatırken, 1991’den sonra pitlerin daraltılmasıyla sollama imkanı da artrılmış bulunuyor. 1987’deki yarışın en iyi hatırlanacak anı, Nigel Mansell’in şampiyonluk umutlarını söndüren antreman kazasıyla. 1988’de de Senna çok kötü bir çıkış yapmasına rağmen burada kazanmıştı. Ertesi yıl Senna liderlik mücadelesi verirken, takım arkadaşı Alain Prost’la Suzuka da çarpışmıştı. Senna o yıl finişi geçen ilk pilot olmasına rağmen, daha sonra diskalifiye edilmiş ve yerini Benetton’dan Alessandro Nannini’ye bırakmıştı.

BÜYÜK BİR AİLENİN PARÇASI OL!

Yorum yaz
Yorumları göster
Haber hakkında
Seriler Formula 1
Haber tipi Son dakika